Esas No
E. 2021/14647
Karar No
K. 2023/1491
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/14647 E.  ,  2023/1491 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/543 E., 2019/480 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2017/81 Esas, 2018/414 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının yollaması ile 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollaması ile 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının 2. cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2019/543 Esas, 2019/480 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığın Bank Asyadaki hesabına çağrı üzerine ve örgütsel bir amaçla para yatırmadığına, sanık ve ailesi fındık yetiştiriciliği ile uğraştığından hesaba yatan paraların fındık paraları olduğuna, ayrıca sanık ve eşinin çocuk sahibi olabilmek adına birikim amacıyla da bu bankayı kullandıklarına,

2.Sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ün FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.

Her ne kadar sanık FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün iltisaklı olduğu Bank Asyaya FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ...'in çağrı dönemine denk gelecek dönem içerisinde bu çağrı üzerine para yatırmadığını, bahsi geçen örgüte hiçbir şekilde yardımda bulunmudığını savunmuş ise de, dosya kapsamında mevcut sanığın Bank Asyada bulunan hesabına ilişkin hesap hareketlerini gösterir şekilde düzenlenmiş 23.05.2017 tarihli bilirkişi raporu içeriği incelendiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı bulunan Bank Asyadaki hesabını ilk kez 28/11/2013 tarihinde açtığı, bahsi geçen hesabına ilişkin hesap bakiyesinin 31.12.2013 tarihi itibari ile 0,00TL olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fettullah Gülen'in 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra yapmış olduğu "Bank Asyaya para yatırın. Bankaya destek olun." şeklindeki 1. çağrısından sonra, bu çağrı dönemine denk gelen tarih olan 31.01.2014 tarihinde söz konusu banka nezdinde adına yeni bir vadeli katılım mevduat hesabı açtırdığı ve bu hesabına aynı tarihte 22.500,00TL nakit para yatırdığı, değişik tarihlerde vadeli TL hesabından farklı miktarlarda para çekimleri yaptığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fettullah Gülen'in 2014 yılı eylül ayı içerisinde Bank Asyaya ilişkin olarak yapmış olduğu benzer nitelikteki çağrısı üzerine, sanığın 08.09.2014 tarihinde söz konusu vadeli TL hesabına yeniden 10.000,00TL tutarında para yatırdığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra devlet yetkililerinin basın yayın organları aracılığıyla yapmış olduğu "bahsi geçen bankadan paralarınızı çekin, bu bankaya para yatırmayın." şeklindeki birçok çağrısına rağmen sanığın bahsi geçen bankada daha önce hesabı bulunmasına rağmen örgüt liderinin talimatı gereği bankaya destek olmak amacıyla adına yeni katılım hesabı açtırdığı, bu hesabına ekonomik durumuna göre yüklü miktarda paralar yatırdığı, belirtilen dönemler içerisinde işlem yoğunluğunun bulunduğu dikkate alındığında sanığın çağrı dönemi içerisinde söz konusu bankadaki hesabına para yatırmak suretiyle örgüt liderinin çağrısı üzerine hareket ettiği anlaşılmış olup, sanığın bu yöndeki suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.

Sanığın SGK kayıtları incelendiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Sultan Selim Özel Eğitim ve Yurt İşl. İnş. Trz. Bas. Yay. Dağ. Paz. T, İkbal Özel Eğitim Hizmet Kırtasiye ve Tic. A.Ş., Kale Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi, Onur Özel Eğitim Org. Dan. Serv. Yem. Hiz. Bas. Yay. Rek. İnş. Tur. Tic. A.Ş., Sidre Özel Eğitim Yay. Tic. A.Ş. isimli iş yerlerinde çalıştığı tespit edilmiştir.

Sanıktan ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan 25.05.2018 tarihli rapor uyarınca; sanığa ait Toshiba marka AT10-A model 7D104236MF5 seri numaralı tablet içeriğinde yapılan incelemeler neticesinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne özgü maklube isimli yemeğin, bu yemeği yiyen öğrencilerin, Türkçe Olimpiyatlarındaki plaket töreninin ve örgüte ait Samanyolu Haber isimli kanalın program resimlerinin mevcut olduğunun tespit edildiği,

Yine sanıktan ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan 27.03.2018 tarihli rapor uyarınca, sanığa ait Samsung marka 354361080295882 IMEI numaralı SM-A510F model cep telefonu içeriğinde yapılan incelemeler neticesinde; bahsi geçen telefonun 29.10.2016 tarihinde fabrika ayarlarına geri döndürüldüğünün, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşmede kullandığı kakaotalk isimli program kalıntılarına rastlandığının tespit edildiği bildirilmiştir.

Tanık Y.K. 29.11.2016 tarihli ifadesinde özetle; 2014 yılında içlerinde sanığında olduğu dershane çalışanlarından 12-13 kişilik öğretmen grubu ile birlikte tamamen normal bir gezi amacıyla günü birlik olarak Batum'a gittiklerini beyan ettiği, her ne kadar tanık E.H. daha önceki 28.12.2016 tarihli ifadesinde; Zafer Fen Dershanesinde yapılan ve dershane öğretmenlerinin de katıldığı sohbet toplantılarına sanığın da katıldığını beyan etse de, mahkeme huzurunda alınan sonraki tarihli beyanında sanığı sadece ismen tanıdığını ancak sanık üzerine atılı suçlamalarla ilgili ise herhangi bir bilgisinin ve görgüsünün olmadığını beyan ettiği, tanık S.S.'nin 04.05.2017 tarihli ifadesinde, sanığı 2008-2009 Artvin Hopa Fem Dershanesinin fizik öğretmeni olmasından dolayı tanıdığını, sanığın haftada bir ... cemaat kapsamındaki kitap okuma programlarına katıldığını beyan ettiği, tanık Çağrı Kuru'nun ifadesinde; 2008-2009 döneminde Artvin ili Hopa ilçesinde gittiği Fem Dershanesinde fizik öğretmeni olan sanığın ders bitimlerinde kendilerine dini konularda sohbet vererek namaz kıldırdığını ancak ... yapılanması ile ilgili herhangi bir konuşmasının ise olmadığını beyan ettiği görülmüştür.

Sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün iltisaklı olduğu yukarıda isimlerine yer verilen şirketlere bağlı Zafer Fen Dershanesinde çalıştığı, tanık Y.K.'nın beyanı ile de sabit olduğu üzere günübirlik olarak Batum gezisine gittiği, bir dönem bahsi geçen örgüt kapsamında yapılan sohbet toplantılarına katıldığı, kitap okuma programlarına katıldığı ve dini konularda sohbet vererek namaz kıldırdığı belirtilmek suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın alınan savunmasında, geçimini sağlamak maksatlı iş başvurusunu kabul eden tek yer olan bahsi geçen yapı ile iltisaklı sadece Zafer Fen Dershanesinde çalıştığını beyan ettiği, sanığın beyanının aksi yönde, örgütsel saikle bahsi geçen dersanede çalıştığına dair dosya kapsamında somut bir delil, tarafsız bir tanık anlatımının bulunmadığı, dolayısıyla sanığın iş başvurusunu kabul eden odönemler itibariyle legal görünümlü olan dershanede çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, sanığın bahsi geçen yapı kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılarına düzenli bir şekilde örgütsel saikle katıldığına dair dosya kapsamında somut bir delilin, tarafsız bir tanık anlatımının bulunmadığı, tanıkların bu yöndeki beyanlarının kendi içerisinde çelişkiler arzettiği, sanığın iş arkadaşlarıyla günü birlik olarak yapmış olduğu bir yurt dışı gezisinin örgüt kapsamında düzenlenen yurt dışı gezilerine örgütsel saikle katıldığı şeklinde yorumlanamayacağı, yine sanıktan ele geçirilen dijital materyaller içeriğinde maklube isimli yemeği yiyen öğrencilerin, Türkçe Olimpiyatlarındaki plaket töreninin ve örgüte ait Samanyolu Haber isimli kanalın program resimlerinin bulunmasının suç unsuru teşkil etmediği, sanığın cep telefonunu fabrika ayarlarına döndürdüğünün tespit edildiği ancak bilgilerin kaybolmasına sebep olmayan fabrika ayarlarına döndürme işleminin söz konusu örgüt üyelerinin pek çoğunda gözlemlenen suç delillerini gizlemeye veya yok etmeye yönelik bir eylem olarak nitelendirilemeyeceği, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde örgütün kullandığı kakaotalk isimli programa rastlanmış olmasının tek başına sanığın örgütün üyesi olduğuna dair bir delil oluşturamayacağı, nitekim bahsi geçen programın münhasıran örgüt tarafından gizli haberleşme de kullanılan ByLock gibi bir program olmadığı, Google- Play Store mağazası üzerinden herkes tarafından indirilebilecek bir program olduğu, dolayısıyla örgüt üyesi olmayan bir çok kullanıcısının bulunduğu, bu yönüyle nazara alındığında, sanığın bahsi geçen programı örgütsel saikle kullanıp kullanmadığı yönünde de mahkememizde şüphe hasıl olduğu, sanığın örgütün gizli haberleşmede kullandığı ByLock isimli programı kullanmadığı, örgütle iltisaklı bulunan dernek üyeliğinin bulunmadığı hususları gözönüne alındığında, sanığın söz konusu bu eylemlerini örgütsel faaliyet çerçevesinde gerçekleştirip gerçekleştirmediği noktasında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ayrıca yukarıda bahsedilen iddialara konu söz konusu eylemlerin sanığın bahsi geçen örgütle arasında organik bağ kuracak şekilde süreklilik, yoğunluk, çeşitlilik arz eder nitelikte deliller olmadığı, bahsi geçen eylemlerinin örgüte sempati boyutunda kaldığı şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

Sanığın Bank Asyadaki hesabına yukarıda ayrıntılarıyla belirtilen dönemde para yatırması eyleminin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu kapsamında kalıp kalmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; sanığın örgüte müzahir bankada daha önceden hesabı bulunmasına rağmen çağrı dönemi içerisinde adına yeni hesap açtırdığı, söz konusu bu hesabın bakiyesini ekonomik durumuna yüklü miktarda para yatırmak suretiyle arttırmış olduğu, sanığın bu davranışının olağan bir bankacılık faaliyeti olarak vasıflandırılamayacağı, örgüt lideri ...'in "bankayı kurtarın" şeklindeki çağrısına uyması neticesi gerçekleşen örgüte maddi yardım amaçlı bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme" suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla eylemine uyan TCK 314/3, 220/7 nci maddesi yollamasıyla aynı yasanın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan belirlenmek kaydıyla cezalandırılmasına, sanığın işlemiş olduğu suç TCK 314/2 nci maddesinde belirtilen suç olduğundan sanığa verilen cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanığın eyleminin terör örgütüne yardım etme boyutunda kaldığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın TCK 220/7-2 nci cümle maddesi gereğince 1/3 üne indirilmesine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkla ilgili mahkumiyet hükmünün incelenmesinde sıralamanın ve netice cezanın TCK 314/2 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis,

TCK 220/7 inci maddesi uyarınca 2/3 indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis, TMK 5 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis,

TCK 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılması şeklinde olması gerekirken sanığın TCK 314/2, TMK 5,

TCK 220/7, 62 nci maddeleri uyarınca yanlış sıralama ve yanlış netice ceza dahilinde 2 yıl 1 ay hapis cezası cezalandırılmasının yıl-ay farkındaki ... sayısından kaynaklı sanık aleyhine durum yarattığı, ancak hüküm aleyhine sanık müdafi tarafından istinaf talebi bulunulduğu görülmekle, İlk Derece Mahkemesinin hüküm bölümündeki diğer hususlar aynı kalmak kaydıyla sıralamanın ve netice cezasının dairemizce belirtildiği şekilde düzeltilerek sanığın neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılması suretiyle,

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda bireyselleştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler düzeltilen husus dışında yerinde görülmediğinden sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal Kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2019/543 Esas, 2019/480 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog