3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/37997 E. , 2023/1440 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2013/93 Esas, 2013/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine, terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5 madde ve fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli, 2021/849 Esas ve 2021/871 sayılı Kararı ile sanık hakkında; Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/141 sayılı Kararı ile "terör örgütü propagandası yapmak" suçunu işlediğinden bahisle, 10 ay hapis cezası hükmedilerek, Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2013/93 Esas, 2013/136 Karar sayılı kararında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı ihbarda bulunulmakla; açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun'un 7/2, 2. cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 31/3, 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/584 Esas ve 2022/756 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle;
1.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
3.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
4.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
5.İlçede gerçekleştirilen yürüyüşte slogan atmadığına,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Somut olay, sanığın aşamalarda alınan beyanları, adli sicil ve nüfus kayıtları, CD çözüm ve tespit tutanağı, olay tutanağı, olay görüntülerini içerir CD, sanığın aşamalarda alınan savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 15.02.1999 yılında Kenya ülkesinde yakalanarak ülkemize getirilmesinin yıl dönümü nedeniyle BDP ilçe teşkilatı tarafından protesto gösterisi organize edildiği, saat 11.00 sıralarında parti binası önünde toplanan yaklaşık 180 kişilik grubun içerisinde yer aldığı, görüntü kayıtlarının S1110013 isimli görüntü dosyasının 00.55 saniyesinde terör örgütünün sözde marşı olan gerilla marşını söyleyen grubun içerisinde bulunduğu, S1110011 isimli görüntü dosyasının 00.58 saniyesinde "BE SEROK JİYAN NABE" (başsız özgürlük olmaz- terör örgütü lideri Abdullah Öcalan için söylenen yaygın slogan) şeklinde terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde slogan atması eyleminin fikir ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, propaganda suçu şekli bir tehlike suçu olup silahlı terör örgütü lideri lehine sloganlar atarak terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan 3713 sayılı Kanun'un 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 7/2-b-2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2-b/2 maddesi " Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde slogan atılması eyleminin 7/2. maddesi gereğince cezalandırılacağı düzenlemesini getirmiş olup, sanığın diğer göstericiler ile birlikte attığı "BE SEROK JİYAN NABE" (başsız özgürlük olmaz- terör örgütü lideri Abdullah Öcalan için söylenen yaygın slogan) şeklindeki sloganı PKK terör örgütünün destekçisi olduğunu belli edecek nitelikte olup bu düzenleme bu suç yönünden suçun unsurları ve yaptırımı yönünden sanık lehine yeni bir hüküm ihdas etmediği, suç olmaktan çıkartmadığı, yenilik getirmediği ve eylemin suç olma niteliğini devam ettirdiği görülmekle suç tarihinden sonra yüyürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un sanık lehine hükümler getirmediği, sanığın silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçunda alt hadden uzaklaşmayı gerektirecek bir neden görülmediğinden Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesine göre temel ceza alt sınırdan belirlenmiş, sanığın yargılama süresindeki olumlu tutum ve davranışları sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığa verilen cezada TCK'nın 62 inci maddesi gereğince indirim yapılmış, verilen sonuç cezanın 2 yılın altında olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmayışı, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaate varılması ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini kabul etmesi dikkate alınarak bu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmış, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçu yönünden değerlendirmede; yasal düzenlemeye göre sadece örgüt adına prapaganda suçu işleyenler kişilerin propaganda eyleminden sorumlu oldukları ayrıca örgüte üye olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek suçundan dolayı ceza verilemeyeceğinden, sanığın bu suç yönünden eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle ve bu düzenleme sanık lehine hüküm getirdiğinden sanığın beraatına karar verilmekle, bu karar 19.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2.Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli, 2015/45 Esas ve 2015/141 Karar sayılı yazısı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı ihbarda bulunulmuş olup ihbar sonrası yapılan incelemede; Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli, 2021/849 Esas, 2021/871 sayılı Kararı ile sanık hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suçunu işlediğinden bahisle, cezalandırılmasına karar verilmiş olup, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşte (2) bendinde gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır.
2.Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanun'un mer’i 7/2 inci maddesi şöyledir: “(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a)(Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.)
b)Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
1.Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
2.Slogan atılması,
3.Ses cihazları ile yayın yapılması,
4.Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.” …….
Tarihi seyir içinde Kanunun 12.4.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7’inci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanunla, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur. Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir.
Aynı maddede, 7.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanunla yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir.
18.7.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanunla, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma" suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir.
Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunla suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır. Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanun'un 10 maddesi ile, 7 inci maddenin 2 inci fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3 üncü fıkra eklenmiştir.
Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile de 7 inci maddenin 2 inci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır. TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir.
TMK 7/2, 1. cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için:
1.“Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi,
2.Yapılan propagandanın; • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda 15.02.2012 günü BDP(Barış Demokrasi Partisi) tarafından düzenlenen protesto gösterisinde, sanığın terör örgütünün sözde marşı olan "bugün devrim çarkı geniş dönüyor" marşını söyleme ve "be serok jiyan nabe" şeklinde slogan atma eyleminin, 3713 sayılı Kanun'un 7/2 inci maddesinde yazılı, silahlı terör örgütü propagandası suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilerek;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere TCK'nın 215 inci maddesinde düzenlenen "kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme" suçunun oluşacağı, sanık hakkında TCK’nın 215 inci maddesinde tanımlanan suçu ve suçluyu övme suçunun unsurları ve cezalandırılma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri yerine, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde propaganda suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/584 Esas ve 2022/756 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.