3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/6494 E. , 2023/1761 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu için 09.06.2018
HÜKÜM : 1- TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 4, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 maddesi delaletiyle 58/6,7, 63 maddeleri ve 5275 sayılı Kanunun 108/4 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2.TCK'nın 204/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 4, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62, 58/9 maddesi delaletiyle 58/6,7, 63 maddeleri ve 5275 sayılı Kanunun 108/4 maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin 12.03.2019 tarihli dilekçesi ile yokluğunda verilen esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı beyanda bulunması ve 13.03.2019 tarihli hüküm celsesine de bizzat katılarak savunma için süre istemeyip esas hakkındaki savunmasını yaptığı görülmekle 26.02.2019 tarihli celse de ileri sürdüğü mazeretinin mahkemece reddedilmesinin, silahların eşitliği ve adil yargılama ilkesi çerçevesinde savunmasında zaafiyet oluşturmadığı anlaşıldığından bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiş,
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak, haklarında dinleme ya da fiziki takip kararı almak amacıyla gerçeğe aykırı araştırma tutanak ve raporları ve/veya talep yazıları düzenlettiren sanığın eylemlerinin, her bir mağdur yönünden ayrı ayrı sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, örgütün genel amacının "aynı suçu işleme kararı" olarak hatalı değerlendirilmesi neticesinde; tek sahtecilik suçunun oluştuğu ve belirlenen cezanın, suçun müteselsilen işlenmesi nedeniyle TCK'nın 43/1 inci maddesi uyarınca artırılması gerektiği mülahazası ile noksan cezaya hükmolunması ve kamu görevlisi olması nedeniyle haiz olduğu yetkiyi kötüye kullanarak müsnet suçu işleyen sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 53/5 inci maddesi gereğince bu yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların eleştiriler dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının reddine. Ancak; a-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 58/6-7 ve 5275 sayılı Kanunun 108/4 üncü maddelerinin yazılması, b-Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hapis cezasına mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1 inci maddesi gereğince ayrıca hak yoksunluklarına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesinin karar başlıklarında yazılmayarak CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
TCK'nın 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, niteliği itibariyle hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanması gereken bir güvenlik tedbiri olması itibariyle usuli kazanılmış hakkın konusu olamayacağı da gözetildiğinde, hükmün B-II-1-5 maddesinden sonra gelmek üzere "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, A-7 ve B-II-1-6 maddelerindeki “Sanığın örgüt üyesi olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu maddesi delaletiyle 58/6,7 inci maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5237 sayılı TCK’nın 58/6,7 inci maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108/4 üncü maddesi gereğince cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin çıkarılarak yerlerine “Sanığın örgüt mensubu olması dikkate alınarak TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarının suç tarihi bölümüne "Silahlı terör örgütüne üye olma suçu için 09.06.2018" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.