(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/10859
- Karar No
- 2006/14495
- Karar Tarihi
- 09.11.2006
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10859 E. , 2006/14495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Kooperatif tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Koop 27.02.2003 tarihli dilekçesiyle, ... (...) ... Mevkii 2345 sayılı parselin çok eski ... alanı olduğu, önceki malikin zilyetliğindeyken kendilerinin devraldığı, parselin 1946 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini, Davalı gerçek kişi yararına beyanlar hanesine konulan şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Kooperatif tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescile beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1986 yılında yapılıp 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, ... tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin halen çalılık ve taşlık niteliğinde olup imar ihya edilmediği, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı, taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1967 yılında makiye ayrıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine kadastro mahkemesinin 11.06.1984 ... ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonunun, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı, taşınmazın bir an için makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. maddesi ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gibi, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılından, Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı belirlenip gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.