(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/11656 E. , 2006/14445 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... 08.10.2001 tarihli dilekçesiyle, ... (...) beldesi Pınarlanı mevkii 3254 sayılı parselin, Haziran 1339 tarih ve 73 numaralı sicilden gelen ... 1947 tarih ve 6. Mart 1953 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve kendisinin de tapu maliki mirasçılarından olduğu, eklemeli olarak 50 yıldan fazla süredir ... alanı olarak zilyet edildiği, parselin 1946 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 25.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır. ... (...) beldesi ... mevkiinde 1988-1992 yılları arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda; 3254 parsel sayılı 8343 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmaz kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek, ...’ın kullanımında olduğu beyanlara yazılıp, Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşmiş ve tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, ... tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1957 yılında makiye ayrıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp 1977 yılında kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.6.1984 ... ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının 1961 arazi kadastrosunda dava dışı 195 ila 245 ve 352 ila 358 sayılı parselle uygulandığı, sınırlarının memleket haritasında da yer verilen mevkii isimleri olduğu, bu sınırlar birer doğru ile birleştirildiği taktirde, içinde tapu kaydının revizyon gördüğü parseller dışında kesinleşmiş orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan devlet ormanlarının da bulunduğu, bu nedenlerle 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydının uygulandığı kadastro parselleri ile çekişmeli taşınmazlar arasındaki mesafe gözetildiğinde çekişmeli parsellerin tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde olduğunun kabul edilemeyeceği, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, çekişmeli parselin 1957 yılında makiye ayrıldığı bildirilmişse de, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonlarının, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı, makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, kaldı ki makiye ayırma işleminin yapıldığı 1957 yılından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına,, bu tarihten, Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da yine, belediye sınırları içine alındığı 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/11/2006 günü oybirliğiyle karar verildi.