8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/8112 E. , 2023/2069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 32 ada 346 parsel sayılı 533,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanun'unun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1975 yılından beri ... oğlu ...’ın kullanımında olup üzerindeki ahşap ahır ve fırının da ... oğlu ...’a ait olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .... ili ... ilçesi ... Mahallesi 32 ada 346 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının kullanımında bulunduğunu öne sürerek, davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı 1974 yılından itibaren kendisinin kullandığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2016 tarih ve 2013/858 Esas, 2016/370 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2016 tarih ve 2013/858 Esas, 2016/370 Karar sayılı önceki kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarih ve 2018/4839 Esas, 2018/6331 Karar sayılı ilamıyla; "kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunan davada husumetin taşınmazın tapu kayıt maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı gerçek veya tüzel kişilere yöneltilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda, dava sadece taşınmazın beyanlar hanesinde lehine zilyetlik şerhi bulunan ... aleyhine açıldığı halde, Mahkemece tapu kayıt maliki olan Hazinenin de davaya dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmediği, taraf teşkilinin eksik bırakıldığı açıklanarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanıp, tarafların delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, çekişmeli taşınmazda davacı ve ailesinin e1998 yılı öncesinde var olsa dahi bu tarihten sonra zilyetliklerinin koptuğu, 22.02.2013 tarihli askı ilan cetvelinde "1975 yılından beri ... oğlu ...'ın kullanımındadır" şeklinde belirtilmiş ise de "1998 yılından sonra Dursun oğlu ...'ın kullanımındadır" şeklinde de belirtilse bu durumun 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince kullanıcısının davalı olduğu sonucunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6831 sayılı Kanun'un konuluş amacına uygun olarak 1981 yılından önceki zilyetliğe bakılması gerektiğini, Mahkemece 1981 yılından önce zilyetliği bulunmayan kişi adına kullanıcı şerhi verilmiş olduğunu, 1998 yılından sonra ...'nun resmi kurumlara müracaatlarının bulunduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, ...'a taşınmakla zilyetliğin sona ermeyeceğini, taşınmazı sadece kontrol amaçlı giden müvekkilinin bölgede tanınmamasının normal olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile taşınmazın davacının kullanımında bulunduğu yönünde şerh verilmesi istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 sayılı Kanun) 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek 4 üncü maddesi , 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi,
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL onama harcının temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine ,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.