8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/1099 E. , 2023/2135 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Hak düşürücü süreden ret
Taraflar arasındaki kullanımın tespiti ile şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Dava konusu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 766 parsel 7030 m2 ham toprak vasfıyla 31.07.1998 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile Hazine adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olup taşınmazın beyanlar hanesinde “6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/b maddesi uyarınca orman rejimi sınırları dışımna çıkan yerdir” ve “Eylemli Orman olarak Orman İdaresine tahsislidir. 20.04.2010 ”şerhleri bulunmaktadır.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun'un, 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile değişik 2/ b madde uygulaması yapıldığını, dava konusu taşınmazın XXXIV nolu 2/b parseli olarak hazine adına 1988 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu taşınmazın zilyetliğinin 08.07.2009 yılında davacı tarafından önceki zilyet Mehmet Vural’dan satın alındığını, davacının 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin tanıdığı haklardan yararlanmak istediğini ve 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 Sayılı Kanun) gereği fiili durumu belirten kullanıcıları tespit eden güncelleme kadastro çalışması yapılmadığını, taşınmazın 532 m2 lik kısmının eylemli orman olarak Orman İdaresine tahsis edilmesine rağmen kullanım kadastrosu güncelleme çalışmalarında taşınmazın tamamının eylemli orman olarak şagili bulunmaksızın tutanağa geçtiğini, taşınmaza eylemli orman olduğuna dair konulan şerhin kaldırılmasını, taşınmazın 6498 m2 lik kısmında eylemli orman olmadığından taşınmazın tamamı eylemli orman kabul edilerek kullanıcısının belirlememesi yönünde yapılan işlemlerin doğru olmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın tamamının davacı kullanımında olduğunun tespiti ile kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki “Eylemli orman olarak Orman İdaresine tahsislidir.” şerhinin kaldırılmasını, tapu kayıtlarının buna göre düzeltilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 04.12.2015 havale tarihli dilekçesinde de davasının zilyetliğe dayalı tescil davası olmadığını , taşınmazın eylemli orman niteliğine ilişkin tapu kaydının iptali ile bahçe niteliği ile Hazine adına tescili talebiyle açılan bir dava olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; husumetin yöneltilemeyeceğini, davacının dava açma süresini kaçırdığını, zilyetlik hakkının mülkiyet sahibine karşı ileri sürülemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; 1988 yılında taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığını ve 11.11.2004 yılında da dava konusu taşınmazın 532 m2 lik kısmının eylemli orman olması nedeniyle Orman İdaresi adına tahsis edildiğini, 2010 yılında yapılan fiili kullanıcı tespiti çalışmalarında ise taşınmazın tamamının eylemli orman olarak askıya çıkarıldığını evveliyatı orman olan yerlerin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, cevaba cevap dilekçesi, tapu kaydı, kadastro tutanakları, Kadastro Müdürlüğü'nün yazı cevabı, ... Kadastro Mahkemesinin 1998/60 Esas sayılı kararı, tüm dosya kapsamndan dava konusu parselin 31.07.1998 tarihinde ham toprak ve sonrasında Orman İdaresine tahsisli şekilde tapuya tescil olunduğu, açılan davanın da reddolunarak kesinleştiği, Kadastro Müdürlüğünden verilen cevapta ise bu yerin Orman İdaresine tahsisli 5831 sayılı Kanuna göre kullanım kadastrosu çalışması yapılmadığı gerekçesiyle davacının sabit olmayan davasının hak düşürücü süreden reddine" karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın eylemli orman dışında kalan kısmının 6292 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereği satın alınması istendiğinden taşınmazın kullanıcısı ve zilyedi olduğunun belirlenmesi için davanın açıldığını, ancak mahkemenin davayı kadastro tespitine itiraz olarak değerlendirerek hak düşürücü süreden reddine karar verildiğini, davanın 2010 yılında 5831 sayılı Kanun'un kapsamında oluşturulan komisyonun kullanıcı tespit çalışmalarında dava konusu taşınmazda kullanıcı tespiti yapılmamasından eylemli orman nitelemesinin kısmen olmasına karşın tamamının eylemli orman kabul edilerek kullanıcısının tespit edilememesinden kaynaklandığını, bu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın resen de dikkate alınacak nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kullanımın tespiti ile şerhin terkini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/ b maddesi, 5831 Sayılı Kanun
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacı ...'ten alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.