Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/15059
Karar No
K. 2006/14406
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2006/15059 E.  ,  2006/14406 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil, kal ve şerhin iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda davacı ... Yönetiminin davasının kabulü, gerçek kişilerin davasının reddini yolunda kurulan 22.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı ... ve ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.06.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ... Şamat ve ... vekilleri Av. Azime ... ve Av. ... ... ile karşı taraftan ... vekili Av. ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 21.03.2005 ... ve 2005/1103-1487 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli taşınmazın 40 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2896 Sayılı Yasaya göre 1985 yılında yapılan orman kadastro sırasında 47 numaralı orman sınır taşının Kuzeyinde ve 1950 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Muhafaza Ormanı Statüsüne alınan Belgrat Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, aynı komisyon tarafından 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarında da 2896 Sayılı Yasa çalışmalarına uyularak 2896 Sayılı Yasaya göre çalışmaların 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalarla 15.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun orman kadastrosuna ilişkin hükümleri diğer kadastro yasaları gibi tasfiye amacı güdeceği, orman sınırlandırma işlemlerine karşı ilgilileri tarafından açılacak davalar için tanınmış olan sürelerin hak düşürücü süre olup, Kadastro Yasalarındaki hak düşürücü sürelerin kabulünden amacın kamu düzenini korumak olduğu, belli bir süre geçtikten sonra kadastrodan önceki haklara dayanarak, dava açılmasının önlenmesi, uyuşmazlıkların sona erdirilmesinin istendiği, hak arama özgürlüğünün sınırsız olarak kabulü kamu düzenini aksi yönde etkileceği, hak düşürücü süre ile, mülkiyet ... değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırılandırıldığı, bu sürelerin doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun mahkemece kendiliğinden gözetilmeleri gerekeceği, bu nitelikleriyle dava engellerinden olup, ilk önce incelemesi icap edeceği, davada hak düşürücü süre söz konusu ise, davanın dinlenemeyeceği ve işin esası incelenemeyeceği, dava dinlenemeyeceğine göre, kadastrodan önce var olan bir kesin hükmün de tartışma konusu yapılması olanağı bulunmadığı, orman kadastro komisyonlarının sınırlandırma sırasında kesinleşmiş mahkeme kararlarını dikkate alması, bunlara riayet etmesi gerektiği, dikkate alınmadığı, görülmediği ya da uygulanması unutulduğu taktirde, ilgililerin buna karşı yasanın öngördüğü süre içerisinde tahdide itiraz davası açabiliceği, kesin hükmün varlığı, tahdidin kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı, yanlışlığın süresinde açılacak bir dava ile düzeltilmesi gerektiği, somut olayda, tahdidin yapıldığı ve kesinleştiği tarihlerde yürürlükte bulunan 3302 Sayılı Yasayla getirilen değişikliğe ve davanın açıldığı günde yürürlükte bulunan 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre dava açma süresinin 6 ay olduğu, aynı fıkrada yapılan son değişiklikle, ister kesin hükümle oluşsun, ister başka biçimde oluşsun, tapu kaydı maliklerine, tahdidin iptali davası açmak üzere 10 yıllık süre tanındığı, bu iki hak arama süresinin dışında, nedeni ne olursa olsun süresiz hak arama özgürlüğü tanıyan bir yasa hükmü bulunmadığı, 3373 Sayılı Yasa ile getirilen 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin kuralın yasanın yürürlük tarihinden önce düşmüş olan haklara uygulanacağına dair bir hüküm de olmadığı, açıklanan nedenlerle davacı ... Yönetiminin tapu iptali ve tescile ilişkin davasının kabulüne, karşı davacı gerçek kişilerin şerhin iptaline yönelik davaların reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetiminin davasının kabulüne, gerçek kişilerin davasının reddine ve dava konusu ... 5 pafta 161 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yıkımına karar verilmiş, hüküm davacı-davalı gerçek kişiler vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosu ile 12.02.1985 tarihinde 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon, evvelce orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ile 2/B madde uygulamaları yapılıp ilgili tutanaklar tanzim edildiği, ancak askı ilanı yapılmadığı, aynı komisyon tarafından daha sonra 26.03.1987 tarihli işe başlama tutanağı ile herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması yapılarak 15.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece bozma kararınca işlem yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “Orman İdaresi adına tesciline” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Orman İdaresi adına tesciline” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.-YTL vekalet ücretinin gerçek kişilerden alınarak, Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 07/11/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog