11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/8230 E. , 2023/2502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/174 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.10.2019 tarihli ve 2015/245452 sayılı, resmi belgede sahtecilik ve müşteki ...'a karşı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümlerin zamanaşımı nedeniyle düşmesi, katılan ...'ya karşı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde herhangi bir neden bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü 20.01.2007 tarihinde genel güvenlik ve asayiş yönünden yapılan denetimde, sanığın görevli polis memurlarına ibraz ettiği ... adına düzenlenen nüfus cüzdanının sahte olduğunun anlaşılması üzerine hakkında kesinleşen kararlar nedeniyle yakalanmamak amacıyla sahte nüfus cüzdanını yaptırdığını beyan ederek kendisini akrabası ... olarak tanıttığı, bu isim üzerinden soruşturma yürütülüp İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/21 esas sayılı dosyasından kamu davası açıldığı ve ... ismiyle mahkum olduğu, kararın Yargıtay tarafından onanıp kesinleşmesinden sonra cezanın infazı için çağrılan katılan ...'nun mahkemeye verdiği dilekçe ile eylemi gerçekleştirenin sanık olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
2.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, sanığın resmi belgede sahtecilik ile katılan ...'ya ve müşteki ...'a yönelik ayrı ayrı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
3.Sanık, olay günü müşteki ...'a ait nüfus cüzdanını kullandığını, daha sonra kendisini katılan ... olarak tanıttığını beyan ederek suçları ikrar etmiştir.
4.Katılan ..., sanığın akrabası olduğunu, işlediği suçlarda kendisinin kimlik bilgilerini verdiğinden mağdur olduğunu beyan etmiştir.
5.Suça konu sahte nüfus cüzdanının adli emanete alındığı, ekspertiz raporuna göre tamamen sahte olarak düzenlendiği ve Mahkemece yapılan gözlemde aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
6.Olay tutanağı, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/21 Esas, 2007/232 Karar sayılı dosyası, ekspertiz raporu ve sair deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki "Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar" şeklindeki hüküm gözetildiğinde, katılan ...'nun dilekçesi üzerine ... tarafından 09.05.2012 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verildiğinden resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı süresinin bu tarihte yeni baştan işlemeye başladığı ve temyiz inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki resmi belgede sahtecilik suçu yönünden düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemi Nedeniyle Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığın katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunda, dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin sekizinci fıkrasındaki "İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar" hüküm uyarınca, yargılamanın yenilenmesi yoluyla İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2013 tarihli ve 2007/21 Esas, 2007/232 Karar sayılı kararıyla katılan ... hakkında verilen beraat hükmünün kesinleştiği 04.03.2013 tarihinden itibaren başladığı ve temyiz inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımının henüz dolmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
C. Sanık Hakkında Müşteki ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Suçun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmekte olup yapılan asayiş araması sırasında polis memurlarına müşteki ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanını ibraz eden sanık hakkında sahte nüfus cüzdanı ibraz etmeden önce herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmayıp sanığın hakkındaki kesinleşmiş kararlar nedeniyle yakalanmamak amacıyla hareket ettiği anlaşıldığından bu aşamaya kadar olan eylemlerinin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun unsurlarını oluşturmadığı ve yargılamanın yenilenmesinin resmi belgede sahtecilik ve katılan ...'ya yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçuna yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/174 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Müşteki ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) alt başlığında açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/174 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemi Nedeniyle Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle, İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/174 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.