11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/13786 E. , 2023/1550 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.01.2016 tarihli ve 2014/121 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.01.2016 tarihli ve 2014/121 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/20965 Esas, 2017/22216 Karar sayılı kararı ile şüphelinin kendisini savcı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında, eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Nizip Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkin olup herhangi bir gerekçe içermemektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, kendisini savcı olarak tanıtıp sergilediği hileli davranışlar ile katılanı ikna ederek hesabına para yatırmasını sağlamak suretiyle menfaat sağladığı iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, hakkında verilen beraat hükmü kesinleşen arkadaşı Erkan Ateş'in ricası üzerine hesabına para gönderilmesini kabul ettiğini, gelen parayı da birlikte çektiklerini ve arkadaşına verdiğini, kamera kayıtlarında da parayı arkadaşının aldığının görüleceğini beyan etmiştir.
3.Sanığın savunmalarının diğer sanık Erkan Ateş tarafından doğrulanmadığı, kamera kayıtlarında sanığın çektiği parayı Erkan Ateş'e verdiğinin görülmediği anlaşılmıştır.
4.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5.Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6.Temyiz incelemesine konu Nizip Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/86 Karar sayılı kararı ile şikâyet dilekçesi, katılan ve sanık beyanları, kamera kayıtları, uzlaştırma raporu ile tüm dosya kapsamından; sanığın katılana yönelik sübut bulan eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilerek sanığın bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmiş; suçun işleniş şekli, işlendiği zaman ve yer konusunun önem ve değeri, amaç ve saiki dikkate alınarak verilen cezada takdiren alt sınırdan uzaklaşılmış, müktesep hak ilkeleri gözetilmiş; yine sanığın eyleminin vehameti, aynı suçdan devam eden birden fazla yargılamasının bulunması, yargılama sürecindeki davranışları ve verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında olumlu kanaat oluşmaması, hükmolunan sonuç ceza itibarıyla yasal imkan bulunmaması ve zararın giderilmemiş olması göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca takdiri indirim, seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen ve herhangi bir gerekçe içermeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2018/86 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.