9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/16246 E. , 2023/1177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen, 14.12.2015 tarihli ve 2015/5229 Esas sayılı iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
2.Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 05.02.2016 gün 2015/418 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek bu suçtan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan mağdure vekili özetle, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi zorla eve götürerek, evde zorla tecavüz ettiğini ve oradan İzmit'e götürdüğünü, tekrar Elazığ'a geldiklerinde suça sürüklenen çocuğun dedesinin ve amcasının evinde zorla tecavüz ettiğini, mağdureyi ve ailesini tehdit ettiğini, mağdurenin ağabeyi olan tanık Hakan'ın konuya ilişkin beyanlarının bulunduğunu ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğini belirterek mahkeme kararını temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi tarafından, cinsel istismar suçu bakımından, cinsel ilişkiye girme hususunda mağdurenin rızasının olmadığına, eylemlerin zorla gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak herhangi bir delilin mevcut olmadığı, bu haliyle on beş - on sekiz yaş grubunda olan mağdure ile cinsel ilişkiye giren suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurenin ilk ifadesinde şikayetçi olmadığı, şikayetten vazgeçmeden dönmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise; mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğu ve dolasıyla rızasının geçerli olduğu, dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ile önceye dayalı arkadaşlığı bulunan mağdurenin suça sürüklenen çocuk tarafından Kocaeli'ye zorla götürüldüğüne dair her türlü şüpheden uzak delilin bulunmadığı, zira mağdurenin imkanı olduğu halde bu süre boyunca şikayette bulunmadığı, eylemlerin suç tarihi itibariyle on beş yaşını ikmal etmiş olan mağdurenin rızası dışında gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu kapsamda atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu ve kararda hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 05.02.2016 gün 2015/418 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.