9. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18295
- Karar No
- 2023/1577
- Karar Tarihi
- 22.03.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
9. Ceza Dairesi 2021/18295 E. , 2023/1577 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca taksitli 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi: Mağdurun aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, sanıktan başkasıyla birlikte olmadığını söylemesine rağmen sanığın baba olmadığının tespit edildiği, sanığın beyanlarının istikrarlı olduğu bu nedenlerle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Suç tarihinde mağdur ile aynı işyerinde çalıştığı için aralarında arkadaşlık bulunduğu anlaşılan, sanığın reşit olmayan mağdureyi ,rıziası ile evine bırakmak için otomobiline aldığı,yolda aracı bir yere çekerek mağdurun rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurun soruşturma safhasında sıcağı sıcağına alınan beyanında cinsel ilişkinin rızası ile gerçekleştiğini beyan ettiği, yargılama esnasında zorla olduğunu beyan ederek çelişkiye düştüğü, sanıktan şikayetçi olduğu, Sanığın alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği, müştekiyi aracına aldığını kabul ettiği ancak sadece öpüştüklerini, cinsel ilişkide bulunmadığını savunduğu, Mağdurun hamile olduğunun anlaşılması karşısında aılnan cenin örneği adli tıpa gönderilerek sanığın DNA sı ile karşılaştırılması istenmiş,
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 19/04/2016 tarih 91778600-101.02-13/16- 34648/1538 sayılı raporu ile mağdurun dava konusu olay sonucu oluştuğunu iddia ettiği ve sonlandırılan gebeliği ile ilgili sanık ...' ın biyolojik babalığının reddedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Ancak sanığın ceninin babası olmaması ilişkide bulunmadığının ispatı olarak kabul edilebilir nitelikte kabul edilmemiştir. Sadece müştekinin başkası ile de ilişkisinin bulunduğu gerçeğini ispata yarar olduğundan bunun tek başına sanığın suçu işlemediği hususunda delil olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 15/06/2016 tarih 1972 karar sayılı raporu ile mağdur ... Karataş'ın mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, beyanlarına itibar edilebileceği hususunda görüş bildirdiği, Mağdurun sıcağı sıcağına alınan beyanları sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı savunması, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 19/04/2016 tarih 91778600-101.02-13/16- 34648/1538 sayılı raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.