6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/1680 E. , 2023/1498 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Tur. İşlet. Taş. Mad. Kuyum. San. Ve Dış Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile ... şubesinin peyzaj uygulama ve yapısal işlerini yapmak üzere anlaştıklarını, işin projeye uygun olarak eksiksiz teslim edildiğini, davalı adına düzenlenen üç faturaya istinaden bir kısım ödemelerin yapıldığı ancak bakiye 92.000,00 TL borcun müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle alacağın tahsili için takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin tesliminden sonra davacının yaptığı bahçe peyzaj uygulamasında gizli ayıp olduğunun tespit edildiğini, bu durumun davacı şirkete bildirilmesine rağmen davacının hatasını kabul etmeyerek oyaladığını, otele dikilen 66 adet Leylandi, 1 adet Kayısı, 2 adet Elma ve 14 adet İğde ağacının teknik inceleme ve rapor ile yanlış dikim sonucu kuruduğunu öğrendiklerini, yapılan yazışmalarda da kuruyan bitkilerin yenisi ile değiştirilmesi hususlarını bildirdikleri aksi halde kendilerinin yapıp harcamaları bakiyeden düşeceklerini, buna rağmen davacının ayıplı işi nedeniyle tüm alacağının tahsilini istediklerini beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin n 05/11/2014 tarihli,2011/397 Esas ve 2013/257 Karar sayılı kararı ile; davalının İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün 2012/10138 sayılı takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 46.244,40 TL üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 26.01.2016 tarih 2015/3526 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararı ile davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının ağaçları tekniğine uygun dikmemesi nedeniyle kuruduğu, bu nedenle davalı zararının 7.255,60 TL bedelle giderildiği, bu zarar tutarının mahsubu sonucu davacının 84.744,40 TL bakiye alacağı kaldığı belirtildiğinden, bu miktar üzerinden hükme varılması gerekirken, davalının sonradan ibraz ettiği ve dava konusu işe ilişkin olduğu anlaşılamayan ödeme belgelerine dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Karar Düzeltme Kararı
1.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 26.01.2016 tarih ve 2015/3526 Esas, 2016/410 Karar sayılı ilamına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 20.02.2017 tarih, 2016/1984 Esas, 2017/672 Karar sayılı ilamında; “ ... mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair hüküm Dairemizce davalı zararının 7.255,60 TL bedelle giderildiği, davacının alacağından mahsubu sonucu 84.744,40 TL bakiye alacağı kaldığının belirlendiği, bu miktar üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de dosyada mevcut olup borcu söndüren belge niteliğinde olan ve davanın her aşamasında ileri sürülebilecek nitelikteki 38.500,00 TL lik ödeme makbuzlarının sıhhatinin ve bu ödeme makbuzlarında imzası bulunan ...'un davacı şirketin temsilcisi olup olmadığının araştırılmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, mahkemece bu ödeme makbuzlarının üzerinde durularak ...'un davacı yüklenici temsilcisi olup olmadığının araştırılması, adı geçenin yetkili temsilci olduğunun anlaşılması halinde bu miktar düşülerek 46.244,40 TL'ye karar verilmesi, aksi halde bu ödemeler mahsup edilmeksizin karar verilmesi gerekir. Mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken ödeme makbuzları ve temsil hususuna değinilmeksizin bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozma ilâmının kaldırılması ve mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması uygun görülmüştür.” denilerek bu kez karar yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma hükmüne uyularak, davalı tarafça sunulan tediye makbuzlarında imzası bulunan dava dışı Ziraat Mühendisi ...' un davacının yasal temsilcisi olmadığı, kendisi tarafından yapılan işler nedeniyle davalıdan aldığı ücret karşılığında tediye makbuzunda düzenleyerek davalıya verdiği, davacının başka işleri nedeniyle tahsilat yapmadığı, başka herhangi bir borç doğuran diğer işleminin olmadığı tespit edildiğinden, toplam bedeli 38.500,00 TL olan işbu tediye makbuzların mahsubunun gerekmediği, davacının davalı şirketten 84.744,40 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iş sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; gizli ayıp nedeniyle uğranılan zarar için sadece 7.255,60 TL nin mahsubunun hatalı olduğunu, ...'a yapılan ödemeler dikkate alındığında en az 38.500,00 TL zararlarının olduğunu, zira ödenen bedelin bitkilerin kuruması nedeniyle bozulan peyzaj düzeninin tekrar yapılmasına ilişkin olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsiline karar verilmesi istemi ile girişilen icra takibine vâki itirazın iptâline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 470. vd. maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Bozma ilamı sonrasında mahkemece bilirkişiden rapor alınarak davacı şirketin ticari defterleri incelenmiş, kayıtlarda ödeme alan ...'a ait bilgiye rastlanılmadığı, davacı şirket adına temsilci gibi işlemlerde bulunmadığı, SGK dosyaları içeriğinde de merkez ve şantiyelerde böyle bir çalışan personel ismine rastlanmadığı belirtilmiştir.
Tanık olarak dinlenen ... da beyanında davacı şirket adına ödeme almadığını beyan etmiş olup, ayıplı bitki bedelleri de düşülerek karar verildiğinden, bozma ilamına uygun şekilde davanın kısmen kabulü kararı doğru olmuştur.
3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.