Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/15574
Karar No
K. 2006/17977
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2006/15574 E.  ,  2006/17977 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyünde bulunan yaklaşık 1500 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, mera niteliği taşıdığını iddia ederek, mera olarak sınırlandırılmasını istemiş, mahkemece davanın kabulü ile bilirkişi raporunda gösterilen çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince özel siciline tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1995 yılında orman kadastrosu çalışmalarına başlanılmış, ancak bu köyde orman bulunmadığına dair tutanak tutulmuştur. Genel arazi kadastrosu işlemi 1976 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada fundalık olarak tesbit harici bırakılmıştır.

Mahkemece hükme esas alına 21/12/2005 tarihli uzman bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde çeşitli ... ve yaşlarda doğal olarak yetişmiş karaçalı ve otar bulunduğu, eğiminin % 30'a kadar yükseldiği, 1959 tarihli memleket haritası ile 1970 tarihli ... fotoğraflarında yeşil renkli alanda bulunduğu, (sözü edilen ... fotoğrafın ve memleket haritası rapora eklenmemiştir.) ancak; 1995 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmalarında köyde orman bulunmadığına dair tutanak tutulmuş olması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu şeklinde görüş açıklanmış, yerel bilirkişi ve tanıklar da taşınmazın eskiden beri mera olarak kullanıldığını bildirmeleri üzerine taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddeleri ancak kadastro tesbit tutanağı düzenlenen yerlerde uygulanabilir. Cümlesin aynı yasanın 33/3. maddesi, bu yasanın uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmazlar hakkında aynı yasanın 16/B maddesinde genel mahkemelerce uygulanacağı belirtilmemiştir. Bu nedenle, Asliye Hukuk Mahkemesinin böyle bir sınırlandırma kararı vermeye yetkisi olmadığı gibi, yörede yapılmış geçerli bir orman kadastrosunun varlığından da sözedilemez. Şöyle ki; ... Orman İşletme Şefliği tarafından dosyaya gönderilen belgelerden 09/08/1995 tarihli işe başlama tutanağı ile çalışmaya başlanıldığı ve 10/08/1995 tarihinde köy sınırları içinde orman bulunmadığından bahisle tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde yapılan bir çalışma ile orman kadastrosunun yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği bir yana köyün bütün arazilerinin bir gün içinde gezilip incelenmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. -2- 2006/15574- 17977 3402 Sayılı Yasanın 1. maddesinde yasanın amacı (memleketin kadastral, topoğrafik haritasına dayalı olarak taşınmazların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tesbit etmek) biçiminde açıklanmış ve 6831 Sayılı Orman Yasasının “orman kadastrosu” başlığını taşıyan 7. maddede “ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmazların ormanlarla müşterek sınırının tayin ve tesbiti, orman kadastro komisyonları tarafından yapılacağı”, “komisyonların çalışma usul ve esaslarının yönetmelikle düzenleneceği” 9. maddesinde de ise “kadastrosu yapılacak ormanların sınırlarının komisyonlarca arazi üzerinde belirlenip ölçüleceği ve varsa ... fotoğraflarına işaretlenip tutanakla tevsik edileceği” 10. madde de “kadastro tutanak suretleri haritaları ile birlikte orman kadastro komisyonlarınca ilgili köy ve beldelerin uygun yerine asılmak suretiyle ilan edileceği” ve “kadastrosu tamamlanan ormanlara ait haritaların, komisyon başkanınca tasdik edileceği” hükümlerini içerdiği gibi, yasa gereği çıkartılan Orman Kadastrosu Yönetmeliğinin amaç başlığını taşıyan 1. maddesi (... orman alanlarının geometrik ve hukuki durumları ile 6831 Sayılı Orman Yasasının 2/B maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılacak yerleri tayin ve tesbit etmek” şeklinde tanımlandıktan sonra, diğer maddelerinde kadastronun nasıl yapılacağı ve haritaların nasıl düzenleneceği ayrıntıları ile gösterilmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Yasası ile 6831 Sayılı Orman Yasası kadastronun nasıl yapılacağı konusunda biribiri ile uyumlu ve benzer hükümler taşımaktadır. Gerek arazi ve gerekse orman kadastrosunun temeli, kadastral ve topoğrafik harita düzenlemektir. Kadastral harita düzenlenmedikçe kadastronun tamamlandığından ve varlığından söz edilemez.

H.G.K.’nun, 22.09.1999 gün 1999/8-573-574 sayılı ve 13.10.1989 gün 8-841/828 sayılı kararlarında bu görüş benimsenerek geometrik haritası düzenlenmeden yapılan kadastro ve tapulama işlemleri yok sayılmıştır. O halde, çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde yöntemine uygun olarak yapılmış bir orman kadastrosunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Orman kadastrosunun bulunmadığı ya da kadastronun ilk kez yapıldığı yerlerde bir yerin orman niteliği ve hukuki durumu; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenir.

Mahkemece, dava konusu araziye ait kadastro paftasının fotokopi örneği ile bu araziye dıştan çevreleyen parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler ile eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi -3- 2006/15574- 17977 incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ayrıca; 15/07/2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesi gereğince bilimsel ve teknik olarak da % 12'den fazla eğimli ... ve ... ile kaplı yerlerin orman ve ... muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında orman sayılacağı düşünülmeli, komşu parsellerin tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları da yerine uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne alarak sınır gösterdiği belirlenmeli, Hazine ve Orman yönetiminin Medeni Yasasının 713/6. maddesi gereğince karşı davaları ve tescil istekleri bulunması halinde incelenmeli, 25/02/1998 gün ve 4342 Sayılı Mera Yasası gereğince kadastro gören yerlerde meraların belirlenmesinin Mera Tesbit Komisyonlarına ait olacağı da göz önünde bulundurularak ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.