(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2007/16303 E. , 2007/23530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ...’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Dava, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle sattığı ürün bedelinden ilk ... prim kesintisinin yapılmaya başlandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren 2926 sayılı Yasa'ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 1.3.1995 tarihi ile tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği 1.11.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa'ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 6/b ve 506 sayılı Yasa’nın 3/I-F ve K maddelerine göre, bir kimsenin aynı anda çifte sigortalı olması sosyal güvenlik sistemimize göre mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan dönemde tarım ... sigortalısı kabul edilemeyeceği dikkate alınmalıdır. Dosya içerisindeki belgelerden, davacının, tesbitine karar verilen süre ile çakışan 5.1.1998-30.6.2000 tarihleri arasında olmak üzere, 1998 yılında 170 gün, 1999 yılında 90 gün ve 2000 yılında 124 gün Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan bu sürelerde çifte sigortalılığa yol açacak şekilde tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.