. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davacı müvekkili hakkında, ... Faktoring anonim şirketi Konya . İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı icra dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile haksız takip başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinde ...
ve ... seri numaralı kambiyo senetleri dayanak olarak gösterildiğini, söz konusu takibin durdurulması için tarafımızca Konya . İcra Hukuk Mahkemesi ...
E. Sayılı dosyası ile şikayet yapılmış fakat dosya süre yönünden reddedildiğini, bunun üzerine takipte borçlu görünen müvekkili cebri icra tehdidi altında 05/08/2022 tarihinde banka hesabından takibe konu olan alacak bloke edilerek icra dairesine ödendiğini, icra tehdidi altında haksız şekilde ödenmiş olan işbu borç için çeke ilişkin istirdat davası açma durumumuz hasıl olduğunu belirterek; davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra tehditi altında ödemek zorunda kaldığı 55.299,50 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan istirdatına ve müvekkiline iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davada görevli mahkemenin Konya 4 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri olmasının gerekmesi nedeniyle Mahkemenizin görevsizligi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin dava konusu çekleri faktoring işlemi neticesinde ciro yoluyla devraldığı ve bu çekler bakımından faktoring müşterisine ödeme yapıldığı hususları göz önüne alındığında, dava konusu çekleri iktisap ederken kötüniyetli olmadığı ve bile bile borçlu zararına hareket etmediği açık olan müvekkil faktoring şirketi aleyhine ikame edilmiş işbu davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyetlerini faktoring mevzuatından kaynaklanan hükümler doğrultusunda gerçekleştirmekte olup davacı ile müvekkil şirket arasındaki hukuki ilişkinin kambiyo ilişkisi olduğu izahtan vareste nitelikte olduğunu, bu bakımdan Faktoring işlemi içerisinde yer almayan, yalnızca kambiyo borçlusu olan davacı bakımından, şahsi defilerin ileri sürülebilmesi için yalnızca müvekkili şirketin kötü niyetli olduğunun ispatının gerektiğini, müvekkilinin ise faktoring mevzuatından kaynaklanan usul ve yükümlülüklere uygun şekilde faktoring işlemi gerçekleştirmiş olup bu nedenle işbu davadaki iddiaların müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacı taraf her ne kadar davaya konu çekler üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiş olsa da bu iddialar bakımından somut deliller sunulmadığını, zira davacı tarafın davaya konu çeklerin sahte olduğuna ilişkin bir itirazı bulunmamakta olup yalnızca çeklerin kaybolduğu belirtilmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte Türk Ticaret Kanunu madde 683/2 hükmü uyarınca geçerli bir cironun varlığı için imzanın bulunması da yeterli olduğunu, çekler incelendiğinde ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk da bulunmadığını, davacı, dava konu çekler hakkında çek iptali davası açıldığını belirttiğini, çeklerin lehtarı tarafından ikame edilen ve ihtiyati tedbir kararı verilen dosyanın, müvekkilinin taraf olmadığı bir dosya olup tarafımızı bağlayıcılığı bulunmadığını, ihtiyati tedbir alınmış olduğu düşünülse dahi bir çekler bakımından ihtiyati tedbir veyahut ödeme yasağı verilmiş olması o çekler bakımından icra takibine geçilmesine de olumsuz bir hal olmadığını belirterek; davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istirdat isteminden ibarettir.
Dava dilekçesindeki anlatımlar yeterli görülmediğinden davacı tarafa, eldeki dava ile çekin istirdadının mı, yoksa çeke istinaden başlatılan takip dosyasına yapılan ödemelerin istirdadının mı istenildiğini açıklamaları için süre verilmiş, davacı vekili 30/05/2023 tarihli tavzih dilekçesi ile eldeki dava ile ödemelerin istirdadının talep edildiğini bildirmiştir. 6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesi " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın çeke istinaden icra tehdidi altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca davadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, (Ems: Konya BAM . HD. ... E ... K., Samsun BAM . HD. ... E ... K., İstanbul BAM . HD. ... E... K.) davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın arabulucuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Peşin alınan 944,38 TL harçtan, alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 764,48 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendini vekille temsil ettiğinden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesine göre tayin ve taktir olunan 8.847,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2023
Katip Hakim
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.