4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/18494 E. , 2022/13576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen 21/04/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R
Davacı vekili; 18/08/2019 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, davalı ... şirketinin sürekli iş göremezlik geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve sağlık kurulu rapor bedelini ödemediğinden bahisle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 45.250,00 TL’nin kaza tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 69.644,05 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 54.098,85 TL sürekli iş göremezlik 11.295,20 TL geçici iş göremezlik, 2.020,90 TL geçici bakıcı, 2.229,10 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 69.644,05 TL’nın 26/09/2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş;
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 18/08/2019 olup, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının 21/07/2020 tarihli muayenesi ve tıbbi evraklarının incelenmesi neticesi düzenlenen raporda davacının engel oranının %12 olarak belirlendiği belirtilmiş ve bu rapor karara esas alınmıştır.
Yukarıdaki düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda, uyuşmazlık konusu trafik kazasının 18/08/2019 tarihinde meydana geldiği, maluliyet raporunda dikkate alınan son muayene tarihinin ise 21/07/2020 olduğu, ilgili Yönetmelik hükümlerine göre beklenmesi gereken iyileşme süresi beklenilmeden raporun düzenlendiği görülmekle; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun 12 aylık bekleme süresi dikkate alınarak davacının muayenesi sonucu, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itiraz reddedilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalması nedeni ile AAÜT'nin 17. maddesi gereğince karar yılındaki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.