Esas No
E. 2022/2635
Karar No
K. 2023/78
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2022/2635 E.  ,  2023/78 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/145 E., 2018/629 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine

Taraflar arasında Kadastro Mahkemesinde görülen kadastro tespiti ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin karşılıklı görevsizlik kararı sonrası yargı yeri olarak belirlenen ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.2981 sayılı İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un (2981 Sayılı Kanun) 10/b maddesi gereğince 1996 yılında yapılan kadastro sırasında 1780 ada 44 parsel sayılı 803,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz pay tapu kaydı ve müstakilleştirme nedeniyle davacı ... , aynı ada 39, 40, 41, 42, 43, 45 parsel sayılı taşınmazlar ise yine aynı nedenle ancak ayrı ayrı davalı ...ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiştir.

2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların öncesini oluşturan (60 ada 36 nolu) parselde davacının mevcut payına karşılık 2733,87 metrekarelik hakkı olduğu halde, 2981 sayılı Kanun uygulamasıyla davacının bu payından %70,62 oranında yol payı kesilmek suretiyle adına 1780 ada 44 sayılı parsel sayısı ile 803,10 metrekare yüzölçümlü olarak tesbit edildiği, davalılar adına ise 60 ada 36 nolu ana parseldeki paylarından fazla olarak yada %5-6 oranında yol payı kesintileriyle aynı ada da (39,40,41,42,43,45) nolu parseller tesbit edildiği, davacı ... 'un, 2981 sayılı Kanun uygulaması ile en fazla %35 oranında düzenleme ortalık payı kesilebileceği, ancak kendisinden çok daha fazla oranda kesinti yapıldığını ileri sürerek, %35'i aşan kesinti miktarının çekişmeli parsellerden tamamlanması ya da yararına ipotek tesisi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP

Davalılardan .... duruşmada, davacının taşınmazına bir müdahalelerinin olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI ..

. Kadastro Mahkemesi 01.07.1999 tarihli ve 1996/98 Esas, 1999/83 Karar sayılı kararı ile; "kadastro ölçüm ve tespitlerinin doğru olduğu, taşınmazların yüzölçüm eksikliklerinin yol olarak kullanılan kısımların hisseli satış kapsamında satın alınmasından kaynaklandığı" gerekçesi ile davanın reddine, 1780 ada 44 nolu parselin tesbit gibi davacı ... adına, davalılara ait tutanakların ise aynen tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.05.2000 tarihli ve 2000/2469 Esas, 2000/2427 Karar sayılı kararı ile “davacıya dava konusu yaptığı parselleri taşınmazlar başında açıklattırarak bu konudaki beyanının imzası ile belgelendirmek, dava konusu taşınmazların (1783 ada 1, 15, 16) nolu parseller olduğu ve bu parsellerin başkaca dosyalarda dava konusu yapıldığının belirlenmesi halinde dava dosyalarını birleştirmek, anılan parseller kesinleşmiş ise görevsizlik karan vermek, dava edilen parsellerin, dava dilekçesinde yazılı (1780 ada 39, 40, 41, 42, 43, 45) nolu parseller olduğu ve 2981 sayılı Yasa uygulamasıyla davacıya başka parsellerde pay verilmediği yada yararına yasal ipotek tesis edilmediğinin anlaşılması halinde de söz konusu yasada azami %35 olarak belirtilen ve davacının da kabul ettiği düzenleme ortaklık payı kesinti oranı dikkate alınarak, davacının ana parseldeki payından bu oranı aşan kesinti miktari için, çekişmeli ve bu parsellerde hangi oranla şuyulandırma yapılabileceği ve bu parseller üzerine yasada öngörülen yöntemle belirlenmek üzere hangi bedeller üzerinden yasal ipotek konulabileceği hususlarında bilirkişiden rapor alınarak, fiili kullanma durumu ve taraf istemleri de saptanmak suretiyle toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. ... Kadastro Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Kadastro Mahkemesi 21.05.2003 tarihli ve 2000/173 Esas, 2003/3 Karar sayılı kararı ile; davacının dava konusu ettiğini beyan ettiği 1783 ada 1,15,16 parseller yönünden tespitlerin kesinleştiği gerekçesi ile görevsizlik; 1780 ada 39, 40, 41, 42, 43 ve 45 parseller yönünden ise davacının herhangi bir talebinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin 13.01.2004 tarihinde kesinleşmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

C. ... 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevsizlik Kararı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 15.01.2015 tarihli ve 2004/135 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararı ile; açılan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin 19.01.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

D. Yargı Yerinin Belirlenmesi Yargıtay (Kapatılan) 20.

Hukuk Dairesi 12.03.2018 tarihli ve 2018/1111 Esas, 2018/1688 Karar sayılı ilamı ile; yargı yeri olarak ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesini belirlemiştir.

E. Temyize Konu ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya eksik verilen 1.930,77m2'lik yerin müstakilleştirme sonucu oluşan; 1780, 1783, 1784, 1785 ve 1786 adalardaki tüm parsellere dağıtıldığı; söz konusu parsellerin ise, 26.11.2010 tarihli fen bilirkişi ek raporunun ekinde yer alan 2 nolu tabloda belirtilen; 1783 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 10, 11, 12, 13 ve 14 nolu parseller, 1784 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parseller, yine 1785 ada 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 nolu parseller ve 1786 ada, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 nolu parseller olduğu, görevsizliğe konu 1783 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, malikin hissesine göre 9,61 m² eksik yazıldığı, 16 parsel sayılı taşınmazın yine malik hissesine göre 23,61 m² eksik yazıldığı ve 15 parsel sayılı taşınmazın ise 63,35 m² fazla yazıldığı ancak DOP kesintisi düşüldüğünde, fazla yazılan kısmın 57,40 m² olduğu, 1783 ada 15 parsel, 16 parsel ve 1 nolu parsel yönünden davacının talebi ele alındığında; yukarıda yapılan açıklamalar ve dosyadaki raporlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı parselinden, davalı ... ’a ait 1783 ada 15 parsele 57,40 m2 fazla yer gittiği anlaşıldığından davalı ... adına olan 1783 ada, 15 nolu parselden 57,40 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile, 1780 ada 44 parsel maliki davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıya ait 1780 ada 44 nolu parselden, davalılar; ...’in malik olduğu 1783 ada, 1 parsele ve ...’in malik olduğu 1783 ada, 16 parsele fazladan yer gitmediği anlaşıldığından, davalılar; ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, diğer hususlar konusunda ise daha önce karar verilip kesinleşmeleri ve dava konusu olmamaları nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen bu karar, davacı vekili ve davanın kısmen kabulüne konu 1783 ada 15 parsel maliki davalı ... mirasçılarından ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacıya ait parselden %35 oranında DOP'un üzerinde kesinti yapılması nedeni ile komşu parsel maliklerini davalı göstererek dava açtıklarını, daha sonra ise 17.2.1996 tarihli dilekçe ile 1780 ve 1781 ada da bulunan diğer parsel malikleri olan 32 kişinin davaya dahil edildiğini, bilirkişi rapor ve ek raporlarında davacıya eksik verilen 1389,19 m2'lik alanın hangi parselde ne oranda gittiğinin tespit edildiği, dahili dava dilekçesi verildiğinden dahili dava dilekçelerinin kabul edilmesi ve bunlar hakkında da resen bir karar verilmesi gerektiği, dava açılırken davacıya eksik verilen kısımların hangi parsellere verildiğinin bilinmesinin mümkün olmadığı, eksik harcın tamamlandığı belirtilerek hükmü temyiz etmiştir.

2.Davalı ... mirasçılarından ..., ... ve ..., eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, mahkemenin gerekçeli kararının tamamen davacı vekilinin iddialarını içerir şekilde oluşturulduğu, davanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verildiği, Kadastro Mahkemesine dava açıldığında 1783 ada 15 parselin dava edilmediği, daha sonra ... 'un davaya katılması için dilekçe verildiği, ancak yargılama boyunca davaya dahil ilişkin mahkemece bir karar verilmediği, 1783 ada 15 parsel hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Kadastro Mahkemesinin 1783 ada 1, 15, 16 parseller yönünden görevsizlik kararından sonra harcı yatırılarak Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptali ve tescil davası açılması gerektiği, böyle bir dava açılmadığı ve hak düşürücü sürenin geçtiği, muris ... 'un dava tarihinden önce 26.05.1995 tarihinden önce vefat ettiği, kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı taraf ehliyeti bulunmadığından dava açılma olanağı bulunmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin davacının yerine geçerek davanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına aykırı olarak yol gösterdiği belirtilerek hükmü temyiz etmişlerdir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2981 sayılı Kanunun 10/b maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışması (müstakilleştirme) sonucu oluşan tapu kayıtlarında oluşan yüzölçüm azalması nedeni ile açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 17,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 162,90 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog