Esas No
E. 2021/734
Karar No
K. 2022/663
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

...

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO: 2021/734 Esas
KARAR NO: 2022/663
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2016
KARAR TARİHİ: 13/09/2022
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/09/2022

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçede özetle, dava dışı... adlı kişinin emlakçılık yaptığını, elinde değerli bir tarla olduğunu kendisine söylemesi üzerine davalı ve dava dışı ortağı olan ... 'a durumu bildirdiğini, kendilerinin de bu tarlayla ilgilendiğini, 16/06/2011 tarihinde ... parselde kayıtlı bulunan ve ... isimli kişiye ait tarlanın satın alınmasına karar verildiğini, tapu işlemi yapılmadan önce ... ve ortağı... nın tapuda herhangi bir olumsuzluk olmaması ve karşı tarafın satıştan caymasının önlenmesi için kendisinden teminat niteliğinde bono verilmesini talep ettiğini, tapu devrinin sağlanmasından sonra bononun iade edileceğinin tarafına bildirildiğini, bononun tapuda işlem yapılacağı gün teminat olarak verilmesi nedeniyle bononun vade tarihi ve tapuda işlem yapılan tarihin aynı olarak düzenlendiğini, bu nedenle tapu devri sağlandıktan sonra bono iade edileceğinden vade tarihi ve lehtar ad ve soy adının yazılmadığını, bunların daha sonradan yazıldığını, yazı farklılığından kolayca anlaşılabileceğini, kendisinin emekli memur olduğunu, 10 gün vadeli ve 100.000,00 TL tutarlı borç almasının mümkün bulunmadığını, davalının teminat olarak almış olduğu bonoyu taşınmazın tapu devrinin sağlanmasından sonra kendisine iade etmesi gerekirken, bunu yapmayıp, bonoyu icra takibine koyduğu ve taşınmazına haciz uyguladığını belirterek, ...

18.İcra Müdürlüğü'nün 2011/9808 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının pek çok icra dosyasında borcunun olduğunu, takipten 5 yıl sonra eldeki davayı açmasının sebebinin satış sürecini uzatmak olduğunu, senede karşılık tanık dinletme isteğini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER VE GEREKÇE: ...

24.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/291 Esas 2021/330 Karar 21/09/2021 tarihli kararı ile dosya mahkememize görevsizlik kararı ile gönderilmiştir. ...

18.İcra müdürlüğü'nün 2011/9808 Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiştir. Buna göre, alacaklı ...'in, ... ve ... lehine 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden 12/07/2011 tarihinde icra takibi başlattığı, alacağın dayanağının 16/06/2011 tanzim ve 26/06/2011 vadeli 100.000,00 TL bedelli bono olduğu görülmüştür. Davacı asil mahkememize verdiği 12/09/2022 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.

İş bu dava kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş, Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.

310.maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vermiş olduğu bila tarihli dava dilekçesi ile işbu davayı açmış olsa da, davacı 12/09/2022 havale tarihli dilekçesi ile açmış oldukları davalarından feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmakla;

HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (Halil Kılıç- 6100 Sayılı HMK 2. Cilt 2472S.3. Paragraf), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 80,70-TL harçtan peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 773,18 TL harcın davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5.Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.13/09/2022 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.310 HMK md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.