T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVALI ...
GEREKÇELİ KARARIN
İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında akaryakıt alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, satışları toplamının 112.660,17-TL olup bu satışlara istinaden 74.500,00-TL ödemede bulunulduğunu, bakiye 38.160,17-TL alacağın tahsili için ...
23.İcra Müdürlüğü'nün 2021/9760 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminat hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava fatura ve cari hesaptan kaynaklanana alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. ...
23.İcra Müdürlüğünün 2021/9760 Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde, Davacı tarafından davalı aleyhine 12/08/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 38.160,17 TL asıl alacak, 1.103,25 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 39.263,42 TL istendiği, takibin dayanağının cari hesap alacağı olduğu, ödeme emrinin davalıya 20/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22/09/2021 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
HMK nın 222. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, SMMM bilirkişiden alınan raporda : Davacı şirketin ticari defterlerinde, 2021 (Ocak-Kasım arası) yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanunu Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler yapılmış olduğu, davalı şirkete ait 120 01 053 numaralı alıcılar hesabında, 2020 yılından 2021 yılına 29.813,45.-TL tutarında borç bakiyesi devri ve 2021 yılında davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen toplamda 10 adet fatura tutarı olan 82.846,72.-TL tutarında borç kaydı olmak üzere toplamda (29.813,45+82.846,72=) 112.660,17.-TL borç tutarı kayıtlı olduğu, buna karşılık davalı şirket tarafından davacı şirkete 2021 yılında 15 adet ödeme tutarı olan 74.500,00.-TL alacak tutarı kayıtlı olduğu, Dolayısıyla davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin davacı şirkete takip tarihi (13.08.2021) itibariyle (112.660,17-74.500=) 38.160,17.-TL tutarında borç bakiyesi kayıtlı olduğu, tespit edilmiştir.
Davalı defterlerini ibraz etmemiştir.
Davalı vekili beyan dilekçesinde davacı tarafa Yapı Kredi Bankası Eryaman Şubesine ait 44019557 Çek nolu çekin verildiğini, bu çekin incelenen davacı defterlerinde bulunmadığını çekin davacıda olup olmadığının sorulmasını istemiş çek örneğini sunmuş, keşide tarihi bulunmayan çekin 10.000 TL bedelli olduğu görülmüştür.
Davacı vekili, çekin borca mahsuben verilmediğini yalnızca teminat olarak verildiğini, çekin düzenleme tarihi olmadığından kambiyo senedi vasfında da olmadığını beyan etmiş, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Çek ekonomik işlevi bakımından poliçe ve bonodan farklı olarak ödeme aracıdır. TTK nun 780/1-e maddesine göre çekte düzenleme tarihinin gösterilmesi zorunludur. Aksi takdirde diğer tüm zorunlu unsurları ihtiva etse dahi çek geçerliliğini kaybedecektir. Çünkü keşide tarihi ibraz süresi , ehliyet, temsil, cayma süresi, protesto, zamanaşımı gibi başka açılardan da büyük önem taşımaktadır. Düzenleyen tarafından boş bırakılarak lehtara teslim söz konusu ise bu durumda düzenleyen çekin diğer unsurlarının lehtar tarafından doldurulmasını istemektedir. Lehtar noksan unsuru çeki tedavüle çıkarmadan önce veya bankaya ibrazdan önce doldurmalıdır. Düzenleme tarihinin aradaki anlaşmaya uygun doldurulması kaydıyla yazılmadan çekin lehtara verilmesi halinde açık çek söz konusu olur. Açık çek de hukuken geçerlidir. Eksik çekte ise lehtar boş bırakılan unsurları doldurmaksızın çeki bankaya ibraz etmektedir. Delil olarak davalının sunduğu çek fotokopisinde keşide tarihi yer almamaktadır. Bu hali ile unsurları eksiktir. Çek niteliğini taşımayan bir belgenin borç doğuran niteliği yoktur. Çünkü çek hukuki niteliği itibariyle çifte yetki veren bir havaledir. Bonoda olduğu gibi bir borç ikrarını içermez. Böyle bir belge alelade bir havale emridir. Takip hukuku bakımından da kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konu edilemez. Genel haciz yoluyla icra takibi de yapıldığında borçlu itiraz ederse imzası ikrar edilmiş belge sayılmaz. Takip alacaklısı genel haciz yoluyla yapacağı takipten de bir sonuç alamaz. Alacaklının genel mahkemede alacak davası açıp keşide tarihi olmayan bu belgeyi yazılı delil başlangıcı olarak ibraz edip tanıkla ispat yoluna gidebilir. Bu nedenle çek bedelinin borçtan mahsubu gerekmediği kabul edilmiştir.
Netice olarak davalının akdi ilişkiyi inkar etmediği, cari hesaba dayalı alacağın varlığının defter incelemesi ile tespit edildiği, davalının çekle ödeme savunmasına gelince, düzenleme tarihi bulunmadığına göre bu halde çekin kambiyo senedi vasfını taşımadığı takip tarihi itibariyle belirlenen alacaktan teminat olarak verildiği beyan ve ikrar edilen çek bedelinin düşülmesi gerekmediği, borç ödendikten sonra bedelsiz kalan çekin de davalıya iadesi gerektiği , açılan davanın itirazın iptali davası olduğu, takip tarihi itibariyle borç alacak durumunun bilirkişi raporu ile tespit ediliği, takip tarihi itibariyle muaccel borç olan 38.160,17 TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
Fatura düzenlenmesi borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından fatura tarihi faize başlangıç yapılamaz. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi (TBK. m. 117/1) ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerekir. Somut olayda icra takibinden önce alacak miktarı gösterilmek ve ödenmesi talep edilmek suretiyle borçlu temerrüde düşürülmediğinden ve kararlaştırılmış kesin vade bulunmadığından temerrüt, icra takibinin başlatıldığı tarihte oluşmuştur. Bu sebeple Takipteki işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan İİK nun67/2. Maddesi gereği davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Açılan davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ...
23.İcra Dairesinin 2021/9760 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 38.160,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, Takip talebindeki 1.103,25 TL işlemiş faiz talebinin takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden reddine, Asıl alacak likit olduğundan 38.160,17 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.606,72 TL harçtan, dava açılışında alınan 474,21 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 2.132,51 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 37,09 TL'sinin DAVACIDAN; 1.282,91 TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4.Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 700,00 TL bilirkişi ücreti, 104,25 TL posta gideri, toplamı 884,95 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 860,08 TL'si ile dava açılışında alınan 474,21 TL peşin harç toplamından oluşan 1.334,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.103,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca İADESİNE,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar, davacı bakımından kesin, davalı bakımından ise tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2022 Katip ... Hakim ... "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."