11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/5470 E. , 2023/356 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya külçe çinko satımı yaptığını, satım işlemlerinde ürünlerin bedelinin Londra Metal Borsası fiyat endeksi ile ilave değer eklenerek belirlendiğini, bu hususların imzalanan teklif formlarıyla kararlaştırıldığını, tarafların anlaşmalarına göre düzenlenen faturalar sonucu davalının 25.535,40 USD borcunun bulunduğunu, bu hususta davalıya ihtar gönderildiğini, davalının mal bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, taraflar arasında başlayan ticaretin ilk teklif formu olan 05.04.2017 tarihli teklif formunda fatura tarihindeki TL fiyatlarının geçerli olacağı, kur farkı, vade farkı olmayacağının belirtildiğini, müvekkili tarafından ödemelerin TL çeklerle yapıldığını, uzun çalışma süresi boyunca davacının kur farkı talebinin olmadığını, davacının kur farkı olacağını beyan etmesi durumunda müvekkilinin davacıyla alışverişte bulunmayacağını belirterek, davanın reddi ile davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasında kur farkı düzenleneceğine ilişkin bir anlaşma olmadığı, ödemenin TL cinsinden yapılması karşısında teamülün de bu yönde oluştuğu, kur farkına yönelik davacı tarafından düzenlenmiş herhangi bir faturanın da bulunmadığı, davacının takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya satılan çinkonun satış fiyatının taraflarca imzalı teklif formları ile USD olarak belirlendiğini, her faturada ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) satış kurunun geçerli olacağına dair şerh bulunduğunu, malların bedelinin döviz olarak belirlendiğini, bu nedenle davacının kur farkı faturası düzenlemesine gerek olmadığını, davalının, müvekkilinin gönderdiği teklif formlarından birisine düştüğü şerhin davacı tarafından kabul edilmedikçe uygulanamayacağını, bu yönde şerh bulunmayan 6 adet teklif formunun hiç irdelenmediğini, bilirkişi ve mahkemenin davalının yaptığı ödemelerin ödeme tarihi döviz karşılığını hesaplayarak alacaklı olup olmadıklarını tespit etmemesinin hatalı olduğunu, mallar yabancı para üzerinden satılmış olup ödemenin TL ile yapılmasının mal bedelini döviz olmaktan çıkarmayacağını, faturalarda da ödemenin dolar karşılığının yazılı olduğunu, davalının TL çek ile ödeme yapmış olmasının borcun kapandığı anlamına gelmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçedeki sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.