Esas No
E. 2021/4026
Karar No
K. 2023/4673
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/4026 E.  ,  2023/4673 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/217 E. 2014/241 K.
SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/217 Esas 2014/241 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına, diğer sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09/01/2018 tarihli ve 14-2015/44329 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanıklar Müdafii

Özetle, sanıklar ... ve ...'in yeğenleri olan sanık ...'ın araması üzerine, bulundukları yere gittiklerinde sanık ... ile katılan ...'nin kaçtıklarını öğrendiklerini, katılanın kaçırılma olayının cinsel amaçlı olduğuna dair beyanı olmadığı halde sanıklar ... ve ... hakkında mahkemece takdir edilen cezanın fahiş olduğunu, öncelikle beraat kararı, mümkün olmaması halinde iddianamede belirtildiği gibi müvekilleri hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardımdan dolayı alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek bir durum olmadığından, yine cinsel amaç ve birden fazla kişi ile suç işleme kastı bulunmadığından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmesi, diğer sanıklar ... ve ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair dosyada her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından öncelikle beraat kararı, mümkün olmaması halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardımdan dolayı alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek bir durum olmadığından, yine cinsel amaç ve birden fazla kişi ile suç işleme kastı bulunmadığından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmesi, sanık ...'ın yönünden ise, katılan ...'nin sanıkla ilgili "...beni yanağımdan yalnızca bir kez öptü" şeklindeki beyanı ile 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen raporda "katılan ...'nin ruh sağlığında bozulma olmadığına" dair verilen tıbbi kanaat de dikkate alındığında sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçunun unsurlarının oluşmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlendiğine dair dosyada her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması nedeniyle beraatine, mümkün olmaması halinde ise hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Hükmün temyizen incelenmesi ve bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesi tarafından, "Açık kimlik bilgileri yazılı olan şüpheli ...'ın amcasının kızı olan mağdur ile evlenmek istediği, bu hususta ailesiyle beraber girişimde bulunmasına rağmen mağdur ve ailesinin bunu reddettikleri, suç tarihinde şüpheliler ..., ...(hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle ayırma kararı verilmiştir) ve ...'ın mağdurun Kuyumcu Köyünde bulunan evine giderek evin kapısını kırdıkları, bu şekilde mala zarar erme suçunu işledikleri, bu sırada şüpheli ...'nin köyün elektriğini kısa süreliğine kesmek suretiyle şüphelilere eylemlerinde yardımcı olduğu, kapıyı kıran ..., ... ve ...'ın eve girerek mağduru zorla evden çıkarttıkları, şüpheli ...'in ise dışarıda traktörle beklediği, şüphelilerin mağduru traktöre bindirerek kaçırdıkları, fakat şüpheli ...'un bu sırada diğer şüphelilerden ayrıldığı, yani sürücü ...'in de içinde bulunduğu toplam üç şüphelinin olay yerinden traktörle kaçtıkları, traktörde bulundukları sırada şüpheli ...'ın ele geçirilemeyen tabancayı mağdura dayamak suretiyle mağduru tehdit ettiği, bu eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli hali olarak değerlendirildiği, şüpheli ...'ın, dayısı olan yardım eden şüpheli ...'i cep telefonuyla aradığı ve kendilerini almalarını istediği, sonrasında sürücü ...'in şüpheliler ...ve ... ile mağduru bir yol kenarında bıraktığı ve oradan ayrıldığı, orada beklemeleri üzerine mağdurun kaçmaya çalıştığı, şüpheliler ... ve ...'ın mağdurun kaçmasına engel olmak için mağdurun üzerine çöktükleri ve ayaklarına vurdukları, bu şekilde mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bu eylemin de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli hali olarak değerlendirildiği, sonrasında plaka ve özellikleri tespit edilemeyen bir araçla şüpheli ...'ın dayıları olan yardım eden şüpheliler ... ve ...'nın olay yerine gelerek şüpheli ...ve mağduru aldıkları, ...'ın oradan ayrıldığı, şüpheliler ..., ... ve ...'in mağduru yardım eden şüpheli İsmet'in evine götürdükleri, mağdurun bu süre içinde şüphelilere kaçırıldığını söylediği fakat şüphelilerin aldırış etmedikleri, şüpheli İsmet'in evinde mağdurun kapısının kilitli tutulduğu, şüpheli ...'ın burada geçen süre zarfında mağdurun saçına elini değdiği ve mağduru yanağından zorla öptüğü, bu davranışının objektif olarak şehevi nitelik taşıdığı, şüphelinin başka bir cinsel davranışının olmadığı, bu cinsel davranış nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulmadığının Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 28/05/2010 tarihli rapor ile tespit edildiği, mağdur iki gün kadar burada tutulduktan sonra üçüncü gün şüpheliler ... ve ... da olduğu halde mağdurun bir eve götürüldüğü, daha sonra oraya mağdurun amcası olan tanık... *** ile şüpheliler ... *** ve ... ***'ün geldikleri, tanık...'ın ben bu işi tatlıya bağlayacağım diyerek mağduru şüphelilerden aldığı ve mağduru kurtardığı, bu olaylardan yaklaşık bir hafta kadar sonra şüpheli ...'ın babası olan şüpheli ...'un tanık ...'a "Hakime ve ailesine söyleyin......bacadan da olsa onu kaçıracağım ve bu sefer dağlarda süründüreceğim " şeklinde mağduru tanık aracılığıyla gıyabında tehdit ettiği, ...'un sarfettiği bu cümle ve kız kaçırma kararının akrabaklar yardımıyla icraya konulması dikkate alınarak, ...'un, oğlu olan şüpheli ...'ı mağduru kaçırma hususunda azmettirdiği değerlendirilmiş, olayın bu oluş ile gerçekleştiği anlaşılmıştır.." iddiasıyla açılan kamu davasında sanıklardan ...'ın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına, diğer sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve sanık ... ile birlikte temyiz kapsamı dışındaki sair suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Soksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Olayın intikal şekli ve süresi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ...

Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.13.10.2009 tarihli suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR

A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Soksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/217 Esas, 2014/241 Karar sayılı kararında sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2010/217 Esas, 2014/241 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.