9. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15807
- Karar No
- 2023/4683
- Karar Tarihi
- 04.07.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
9. Ceza Dairesi 2021/15807 E. , 2023/4683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile sanıklardan ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan beraate, ... ve ... hakkında bu suçta görülen kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekili Süre tutum dilekçesi ile sanıklar hakkında verilmiş olan beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Sanıklar ..., ...ve ...
Müdafii Süre tutum dilekçesi ile verilen hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesi tarafından, "mağdure tarafından sanıklarla tehdit ve baskı sonucu cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldığı iddia edilmiş ise de; Yargılama konusu olayların gelişim şekli, yine dosya kapsamında bulunan mağdurenin okul arkadaşı olan ... *** ile Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde yine mağdurenin sınıf arkadaşı ... ***ün beyanları, mağdurenin sanıklarla ilişkiye girmediği zamanlarda da Ocak ayından Haziran ayına kadar arkadaşlık yapmayı devam etmesi ve onlarla gezmesi, olay üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen sanıklar hakkında şikâyet bulunmaması hep birlikte değerlendirildiğinde mağdurenin tehdit ve baskı yoluyla sanıklarla cinsel ilişkiye girdiği hususunun sabit kabul edilemeyeceği, eylemin 15 yaşından büyük mağdure ile rızasıyla cinsel ilişki kapsamında kaldığı, 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenmiş bulunan 27.01.2016 tarihli raporda da mağdurenin mağduru bulunduğu fiillere karşı mukavemete muktedir bulunduğu, ruh sağlığını bozabilecek mahiyet ve derecede olan tablonun sanıkların cinsel istismarına bağlı ortaya çıkabileceği, ancak bu psikiyatrik tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdur ve sanıkların hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelinen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle ortaya çıkmış olabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtildiği görülmekle, eylemlerin gerçekleşme tarihleri 2011 Ocak ve Haziran ayları olduğu şikâyet hakkının 6 aylık süreye tabi olup mağdurenin şikâyet tarihinin 09.03.2012 olup şikâyet süresinin geçmiş olduğu anlaşılmakla sanıklar... ***, ... *** ve ... hakkındaki kamu davasının TCK 73 md uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir. Yine sanıklardan ... *** hakkında dava açılmış ise de; Mağdurenin kendisine yönelik cinsel saldırıda bulunduğu iddia ettiği ...'un sanık ... *** olmadığı yargılama sırasında anlaşıldığı sanık olan ...'un ise kim olduğunun tespit edilemediği anlaşılmakla müsnet suçu işlemediği anlaşılan bu sanık yönünden beraat kararı..." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ...
, ... ve ... Yönünden Yapılan İncelemede
Olayın intikal şekli ve süresi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Yönünden Yapılan İncelemede
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 16/03/2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ...
, ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.