8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/3593 E. , 2023/1229 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... , davalı ... vekili ve davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 20 ada 24 parsel sayılı 9.069,5 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 7.084,15 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 20 ada 22 parsel sayılı 5.133 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 4.302,46 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 20 ada 23 parsel sayılı 5.133 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 5.168,16 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 20 ada 25 parsel sayılı 9.066 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 9.741,77 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 20 ada 22, 23 ve 25 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak 20 ada 24 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 9.069,00 metrekare olarak tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapıldığını, taşınmazın içerisinde 1953 yılında dikilimiş limon ağaçlarının olduğunu, sınırların değişmediğini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazların sınırlarının değişmediğini, kendi taşınmazında eksilme olduğunu, eksilmelerin ölçüm yönteminden kaynaklı olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2015/45 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı ile "alınan rapor doğrultusunda davacılar ait 24 parsel ile 25 parsel arasındaki sınırın sabit sınır alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, 23 ve 22 parsel sayılı taşınmazlarla olan sınırlarında poligon hesaplamalarında yapılan açı ve tersimat hatalarının bulunduğu ancak 24 parselden 22 parsele eklenmesi gereken yerler de olduğu bu durumun ise davacılar aleyhine durum oluşturacağı" gerekçesiyle 23 parselin A harfi ile gösterilen kısmının davacılar parseline eklenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2017/744 Esas, 2020/2300 Karar sayılı kararıyla, 20 ada 24 parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve davacılar dışında maliklerin de bulunduğu, aktif dava ehliyetinin sağlanması gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazların sabit sınırının olmadığı, fen bilirkişi raporunda ifraz krokisi ile uygulama kadastrosunun çakıştırıldığı, A ve B harfi ile gösterilen kısmın 24 parsel numaralı taşınmazda kalması gerektiği" gerekçesiyle davalı ... ve ...'ye karşı açılanan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ...
, davalı ... vekili ve davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun taşınmazlarında oluşan yüzölçümü eksikliği açıklama noktasında yetersiz olduğunu, raporların emsal Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğrafı getirtilmeden rapor düzenlendiğini, çekişmeli taşınmazlar arasındaki arkın değişmediğini ileri sürmüştür.
3.Davalı ... Benli temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen kısmın 22 parsele eklenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin taleple bağlı kalmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarını önceden bilemeyeceklerini ayrıca komşu 25 parselde artış olmasına rağmen bunun sebebininde anlaşılmadığını ayrıca davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği halde davanın kabulüne karar verilmesinin, buna bağlı aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hükme esas alınan raporunun yeterli olup olmadığı ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a ve 36/A maddeleri, Kadastro Güncelleme Yönetmeliği.
3.Değerlendirme
Dava uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
İlk Derece Mahkemesince amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişilerden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince, (IV.B) numaralı bentte yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları dosya arasına alınmamış ve dosya arasında bulunan fen bilirkişi raporu, taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirten, tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde hazırlanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edilmeli ve ardından harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, 20 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların kök 10 parselden ifraz edildiği dikkate alınarak aralarındaki sınırın ifraz krokisine göre belirlenmesi gerektiği gözetilmek ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.