Esas No
E. 2021/3695
Karar No
K. 2023/1254
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/3695 E.  ,  2023/1254 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2018/2 E., 2019/3 K.
KARAR: Kısmen kabul kısmen reddine

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın bir kısım parseller yönünden reddine, bir kısım parseller yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kadastro sırasında Nevşehir İli, ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 104, 123 ada 23, 131 ada 40, 134 ada 14, 138 ada 20, 153 ada 45, 156 ada 3, 17, 168 ada 24, 265 ada 7, 280 ada 48 ve 282 ada 29 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, kadastro tespit tarihinden önce genel mahkemede davalı olduğu fark edilmeyen 140 ada 18 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ölü ... adına, 158 ada 50 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ölü ... adına, 158 ada 49 ve 282 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... kızı ölü ... adına, 138 ada 24 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 282 ada 59 parsel sayılı taşınmaz ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2.Davacı ... tarafından davalılar ... ve arkadaşları, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP Davalılar aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/40 Esas, 2014/61 Karar sayılı kararı ile çekişmeli parseller yönünden; taşınmazların tamamının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 nci maddesi gereğince re'sen malik tespiti yapılması gerektiği anlaşıldığından, miktar fazlası olarak ve şartları oluşmadığından belirtilen nitelik ve yüzölçümde olmak üzere Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Bekir, Mahmut ve Müzeyyen Kızıltepe vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.03.2017 tarihli ve 2016/13071 Esas, 2017/1934 Karar sayılı kararıyla ".... Mahkemece; davanın niteliği gereği davanın tarafının Hazine olması nedeniyle davacının kök murislerinin ve kendilerinin adına senetsizden tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının tespiti açısından yapılan araştırmada, ortak muris ... ile davalılar ... vs. murisi ... adına belgesizden tespit edilen dava dışı taşınmaz miktarı ayrı ayrı yüz dönümü geçmese de, dava konusu taşınmazlar haricinde her iki muris adına belgesizden tespit edilip, mirasçılarına iştirak halinde intikal edecek olan toplam taşınmaz miktarının 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki miktar sınırlandırmasını aştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı; yapılan keşifler sonucunda çekişmeli taşınmazlardan 121 ada 104; 280 ada 48 parsel sayılı taşınmazların ...'nın ilk eşi olan davalılar murisi Hava'ya babasından kaldığı ve Hava'nın mirasının taksim edilmediği anlaşılmış olup, esasen bu iki taşınmazın ortak muris ...'ye ait olmadığı, yalnızca davalıların murisi olan ...'ye ait olduğu, çekişme konusu olan diğer taşınmazların ise muris ...'ye ait olup terekesinin taksim edilmediğinin anlaşıldığı; tarafların ortak murisi olan ... adına belgesizden tespit edildiği anlaşılan dava dışı 148 ada 71, 153 ada 87, 158 ada 101, 169 ada 65 ve 236 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar; davalılar murisi ... adına ise dava dışı olup belgesizden tespit edildiği anlaşılan 155 ada 16 ve 28,167 ada 29, 179 ada 16, 261 ada 30, 270 ada 96 ve 204, 279 ada 309 parsel sayılı taşınmazlar, davacının annesi ... adına 133 ada 24 parsel sayılı taşınmaz, davalı ... adına ise belgesizden tespit edildiği anlaşılan dava dışı 148 ada 15, 153 ada 5 ve 11, 167 ada 5, 169 ada 63, 235 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar, davalı ... adına belgesizden tespit edildiği anlaşılan dava dışı 133 ada 24 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu, davacı ... ile davalılar ... ve ... adına ise belgesizden tespit edilen yer olmadığının anlaşıldığı; 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince, bir kimsenin, aynı çalışma alanı içerisinde, belgesizden sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümden fazla taşınmaz edinmesi mümkün olmamakla birlikte; dosya arasına gelen davalı ... ile davalı ... adına belgesizden tespit edilen taşınmazların kadastro tutanakları incelendiğinde; bu kişiler adına yapılan tespit ve tescillerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle tarafların bizzat kendi iktisabı nedeniyle adlarına tespit edildiğinin yazılı olduğu, diğer davalılar Mahmut ve Müzeyyen ile davacı ... adına ise belgesizden tespit edilen bir taşınmaz bulunmadığı anlaşıldığından; kendi kazanımlarından tescil edilen taşınmazlar ayrı bir kişilik, ortak muris ...'den taraflara ve yalnızca davalılar murisi olan Hava'dan davalılar Ekrem, Mahmut ve Müzeyyen ve Bekir'e düşecek taşınmaz miktarının ayrı bir kişilik olarak düşünülerek terekeden edinecekleri miktarın ayrıca değerlendirilmesinin gerektiği; ... ve davalılar murisi ... terekesi adına belgesizden dava dışı 100 dönümden fazla taşınmaz tespit edildiği belirlenmediğine ve tereke halen iştirak halinde olduğuna göre muris ...'den ve davalılar murisi ...'den intikal ettiği tespit edilen çekişmeli taşınmazlarda davalılara düşecek hissenin adlarına tesciline karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Davanın niteliği gereği davanın tarafının Hazine olması nedeniyle davacının kök murislerinin ve kendilerinin adına senetsizden tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının tespiti açısından ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevapların dosya arasına alındığı ve kök muris ... adına dava konusu olmayan 95851,93 m2'lik yer yazılmış olduğu, ayrıca ..., ... ve ... adına da bir kısım senetsizden yerlerin tescil edildiği anlaşılmış, diğer mirasçılara ise senetsizden yer yazılmadığı görülmüştür. Ayrıca dava konusu taşınmazların bir kısmının da diğer kök muris ...'den gelmesi nedeniyle bu kişi açısından da yapılan senetsiz araştırmasında dava konusu olmayan 70273,57 m2 yer yazıldığı, ... ile ...'nin mirasçılarının aynı olduğu ve dosya kapsamından her ikisinin de mirasının taksim edilmediği, terekelerinin elbirliği halinde bulunduğu anlaşıldığı" açıklanarak Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği gerekçe gösterilerek çekişmeli 121 ada 104 parsel, 282 ada 30 parsel, 280 ada 48 parseller yönünden davanın reddine; 140 ada 18 parsel, 138 ada 20 ve 24 parsel, 131 ada 40 parsel, 134 ada 14 parsel, 123 ada 23 parsel, 153 ada 45 parsel, 168 ada 24 parsel, 156 ada 17 parsel, 156 ada 3 parsel, 158 ada 49 ve 50 parsel, 265 ada 7 parsel, 282 ada 26,29,59 parsel sayılı taşınmazların muris ...'nin mirasçıları olan davacı ve davalıların miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline .." şeklinde hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece reddine karar verilen parseller hakkında tescil hükmü kurulmamasının isabetsiz olduğu; yine çekişmeli 140 ada 18 parsel, 138 ada 20 ve 24 parsel, 131 ada 40 parsel, 134 ada 14 parsel, 123 ada 23 parsel, 153 ada 45 parsel, 168 ada 24 parsel, 156 ada 17 parsel, 156 ada 3 parsel, 158 ada 49 ve 50 parsel, 265 ada 7 parsel, 282 ada 26, 29, 59 parsel sayılı taşınmazların muris ...'nin mirasçıları olan davacı ve davalıların miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin de hatalı olduğunu; verilen karar ile 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı miktar sınırlamasının aşıldığını; ayrıca bu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, Hazine aleyhine yargılama gideri hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3402 sayılı Kanun'un 14, 17, 18, 27 ve 30/2 nci maddeleri

3.Değerlendirme

Hükmüne uyulan bozma ilamında "... çekişmeli taşınmazlardan 121 ada 104; 280 ada 48; 282 ada 30 parsel sayılı taşınmazların ...'nın ilk eşi olan davalılar murisi Hava'ya babasından kaldığı ve Hava'nın mirasının taksim edilmediği anlaşılmış olup, esasen bu iki taşınmazın ortak muris ...'ye ait olmadığı, yalnızca davalıların murisi olan ...'ye ait olduğu..." yazılmış olup anılan ilamın ve dosya kapsamının incelenmesinde 282 ada 30 parsel sayılı taşınmazın eldeki davaya konu olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.3.2017 tarihli ve 2016/13071 Esas, 2017/1934 Karar sayılı kararına 282 ada 30 parsel sayılı taşınmazın maddi hata sonucu yazıldığı; eldeki davanın konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

Kadastro hakiminin, doğru sicil oluşturmak yükümlülüğü bulunduğundan, açık, anlaşılır ve infazı kabil bir karar vermesi gerekir. Mahkemece çekişmeli 121 ada 104 ve 280 ada 48 parseller hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olup anılan parsellerin Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken; sadece davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.

Davalı Hazine vekilinin 140 ada 18 parsel 138 ada 20 ve 24 parsel, 131 ada 40 parsel, 134 ada 14 parsel, 123 ada 23 parsel, 153 ada 45 parsel, 168 ada 24 parsel, 156 ada 17 parsel, 156 ada 3 parsel, 158 ada 49 ve 50 parsel,265 ada 7 parsel, 282 ada 26, 29, 59 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

İlk olarak hatırlatmak gerekir ki bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında; "... yalnızca davalılar murisi olan ,,,'dan davalılar ,,,, ,,, ve ,,, ve ,,,'e düşecek taşınmaz miktarının ayrı bir kişilik; ortak muris ...'den taraflara düşecek taşınmazların ayrı bir kişilik olarak düşünülerek terekeden edinecekleri miktarın ayrıca değerlendirilmesinin gerektiği..." ne işaret edilerek, çekişme konusu olan iş bu taşınmazların; muris ...'ye ait olup ...'nin terekesinin taksim edilmediği açıklanmıştır. ... adına belgesizden tespit edildiği anlaşılan ve aynı kadastro çalışma alanında bulunan dava dışı (148 ada 71, 153 ada 87, 158 ada 101, 169 ada 65 ve 236 ada 5 parsel) taşınmazlar olduğu ve bu taşınmazların toplam miktarının 68.884,07 metrekare olduğu ilamda belirtilmiş ve ilamın devamında da ".... ... .... terekesi adına belgesizden dava dışı 100 dönümden fazla taşınmaz tespit edildiği belirlenmediği.." açıklanmıştır. 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince, bir kimsenin, aynı çalışma alanı içerisinde, belgesizden sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümden fazla taşınmaz edinmesi mümkün değil ise de ... terekesi adına yukarıda da açıklandığı gibi toplamda 68.884,07 metrekare yer tescil edildiğine göre; 3402 sayılı Kanun'un 14/son hükmündeki miktar sınırlamasını aşmayacak şekilde aynı çalışma alanında susuz topraktan ancak 31.115,93 metrekare daha yer edinebilecekleri kuşkusuzdur.

Ne var ki Mahkemece, bozma ilamına yanlış anlam yüklenmek suretiyle; çekişme konusu 140 ada 18 parsel, 138 ada 20 ve 24 parsel, 131 ada 40 parsel, 134 ada 14 parsel, 123 ada 23 parsel, 153 ada 45 parsel, 168 ada 24 parsel, 156 ada 17 parsel, 156 ada 3 parsel, 158 ada 49 ve 50 parsel, 265 ada 7 parsel, 282 ada 26,29,59 parsel sayılı taşınmazların tamamının; ... mirasçıları adına tesciline karar verilmek suretiyle; ... terekesine (dava dışı ve dava konusu iş bu taşınmazların toplam miktarı olan) toplam 278.506,76 metrekare yer verilmiş ve 3402 sayılı Kanun'un 14/son maddesine aykırı davranılmıştır.

Hal böyle olunca; Mahkemece ... terekesine dahil olan 68.884,07 metrekare taşınmaz miktarı; dava konusu taşınmazlarla birlikte düşünüldüğünde, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı 100 dönüm norm miktarını aşmakta olduğundan; 3402 sayılı Kanun'un 21/2 nci maddesi uyarınca davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak, çekişme konusu taşınmaz/taşınmazlardan tercih edeceği alanın belirlenmesi ve bundan sonra teknik bilirkişi krokisinde bu bölümlerin ayrı ayrı gösterilmesi sağlanarak, tercih edilen çekişmeli taşınmazların ... mirasçıları adına (toplamda 31.115,93 metrekareyi aşmayacak şekilde) tesciline karar verilmesi; norm sınırını aşan taşınmazlar ya da taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazı açıklanan bu nedenlerle yerindedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü madde hükmü gözetilerek 1086 Sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog