Esas No
E. 2021/11017
Karar No
K. 2023/3966
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2021/11017 K. 2023/3966 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11017, K. 2023/3966, T. 03.07.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11017
Karar No
2023/3966
Karar Tarihi
03.07.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2021/11017 E.  ,  2023/3966 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/291 E., 2019/839 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/108 E., 2018/352 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin kâl'e yönelik istinaf talebinin ise kabulüne karar verilmiş; bu kararın, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesiyle; ... ili Menemen ilçesi Değirmendere Mahallesinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın ekte krokide 1073A olarak gösterilen kısmının, yörede, 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp 1946 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda, Karagöl Devlet Ormanı sınırı dahilinde kaldığını ve devlet ormanı olan taşınmazların tapusunun beyanlar hanesinde şerh bulunamayacağını ileri sürerek, taşınmazın 1073A ile gösterilen kısmının tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve bu kısım üzerindeki şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açtıktan sonra, 30.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, taşınmazın keşfen belirlenen A kısmı üzerinde bulunan yapıların kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini ve davanın, ... , ... ve ... Tapu Müdürlüğü ile Menemen Kadastro Müdürlüğüne ihbar edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, çekişmeli ... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişilerce düzenlenen 25.12.2017 tarihli rapora ekli harita ve krokide A harfi ile gösterilen toplam 2.021,47 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile aynı adanın en son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman sınırları dahilinde kalan kısım üzerinde bulunan ve 25.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda tespiti yapılan yapı ve tesislerin kal'ine ve kesinleşmiş orman sınırları dahilinde kalan kısım yönünden tapu kaydında bulunan tüm kısıtlayıcı beyan ve şerhlerin terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ...

vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dava konusu taşınmaz üzerine 9 adet zeytin ağacı bulunduğunu, bu ağaçların 3 tanesinin 20 - 30 yaşlarında olduğunu ve taşınmazın orman vasfının bulunmadığını, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın lehlerine bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın resmi tapu kayıtlarına güvenilerek alındığını, orman niteliğinde olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kararın eksik inceleme sonunda verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ıslah dilekçesi ile kâl talebinde bulunduğunu, bu hususun ıslah dilekçesi ile dava konusu yapılamayacağını, yapı ve üzerinde bulunan tesisin değerinin bilirkişilerce belirlenmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını, öncelikle davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, taleplerinin yerinde görülmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamına ve uzman orman bilirkişi tarafından, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ve kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli ... parselin A harfli kısmının orman tahdidi içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulüne, karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının, kesinleşen devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davacı ... İdaresinin taşınmaz üzerinde bulunan yapıların kal’ine yönelik bir talebi bulunmadığı, sonrasında ıslah yoluyla talepte bulunulduğu ıslah yoluyla başka bir davanın konusu oluşturacak şekilde bir talepte bulunulamayacağı, dolayısıyla kal'e yönelik açılmış bir dava bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince kal talebi hakkında bir karar verilmemesi gerekirken, bu talep hakkında esastan karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca kal'e konu yapıların değerinin tespit edilmesi gerekirken tespit de edilmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin kâl'e yönelik istinaf talebinin kabulüne karar vermiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 14.01.2020 tarihli ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen, temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı, davalı ...

vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olması sebebiyle gayrimenkulün değerinin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle belirlenmesi ve belirlenen bu rakam üzerinden harç alınması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin verdiği karara karşı temyiz yasa yolunun açık olup olmadığının, verilecek kararın kesin olup olmayacağının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/-a maddesi gereği dava değerinin tespit edilmiş olmasına bağlı olduğunu, hak arama hürriyetini kısıtlayacak bir şekilde, verilen kararın kesin olduğu yönünde karar verilmiş olmasının ve temyiz taleplerinin 14.01.2020 tarihli ek karar ile reddinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılması suretiyle, temyiz taleplerinin kabulüne ve daha önce istinaf dilekçesinde belirttikleri nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiası ile orman sınırları dahilinde kalan kısmının tapusunun iptali ile ayrı bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tescili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun), 6831 sayılı Orman Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu,

3.Değerlendirme

1.Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 6 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanun'un hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen kararın, niteliği itibariyle miktar ve değere bakılmaksızın temyiz yoluna başvurulabilecek kararlardan olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 14.01.2020 tarihli ek kararının kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli ... parselin A harfli kısmının orman tahdidi içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine; dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının, kesinleşen devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı ... İdaresinin dava dilekçesinde, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların kal’ine yönelik bir talebinin bulunmadığı, sonrasında ıslah yoluyla talepte bulunulmuş ise de ıslah yoluyla başka bir davanın konusunu oluşturacak şekilde bir talepte bulunulamayacağı, dolayısıyla kal'e yönelik yöntemince açılmış bir dava bulunmadığı, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince davacı ... İdaresinin kal talebi hakkında, bir karar verilmemesi gerekirken, bu talep hakkında esastan karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca kal'e konu yapıların değerinin tespit edilmesi gerekirken tespit de edilmediği gerekçesiyle, davalı ... vekilinin kâl'e yönelik istinaf talebinin kabulüne ve bu aşamada davanın esasına ilişkin bir inceleme yapılmadan, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve dosyanın, yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

Ancak; hüküm bir bütün olup, Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasına yönelik inceleme yapıldığı takdirde, hem esastan ret kararı verilip hem de ıslah dilekçesi ile sonradan talep edilen kal yönünden kararın kaldırılması suretiyle yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesinin, temyiz talebinin reddine ilişkin 14.01.2020 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,

Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog