Esas No
E. 2022/10954
Karar No
K. 2023/3403
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2022/10954 E.  ,  2023/3403 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1228 E., 2022/1345 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul/Kaldırma/ Yeniden Hüküm/Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/876 E., 2021/295 K.

Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile Ankara 30.İcra Müdürlüğü'nün 2019/12609 Esas sayılı icra emrinde gayri nakdi kredi hesabından depo edilmesi talep edilen toplam 91.350,00-TL ye yönelik alacak yönünden icranın iptaline, sair taleplerin ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlular ve şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayet edilen alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, şikayetçi borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET

İpotek borçlusu ve asıl borçlu şikayet dilekçelerinde; davalı tarafından keşide edilen ihtarnameye Kastamonu 1.Noterliğinin 20.08.2019 tarih 11296 sayılı ihtarnamesiyle süresi içerisinde itiraz edildiğinden davalının İİK'nun 68/b maddesinde sayılan belgelerle alacağını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca icra emri ekinde gönderilen genel kredi sözleşmesinde bulunan imzaların taraflarına ait olmadığını belirterek takibin iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; davacının imzaya itirazlarının gerçeği yansıtmadığını, tesis edilen ipoteğin doğmuş ve doğacak tüm borçları karşılamak üzere kurulmuş limit niteliğinde olduğunu, davacının şikayetine dayanak etmiş olduğunu itirazın süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının davacı tarafın ispatlaması gerektiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; davacı borçlular tarafından hesap kat ihtarnamesine süresi içinde itiraz edildiğinden, hesap kat ihtarnamesinde bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleşmediğini, Yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi kurulu incelemesi yaptırıldığını, düzenlenen bilirkişi heyet raporunun, denetime elverişli ve oluşa uygun bulunduğu için hükmü esas alındığını, takip tarihi itibarı ile, davacı MHM ......,Ltd Şti'nin alacaklı bankaya borcunun 3.009.810,78 TL olduğunu ancak, davacı borçluların borcun ipotekle temin edilen 300.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olduklarını, gayri nakdi krediler kapsamında depo edilen çek yaprakları hakkında genel kredi sözleşmesinde hüküm bulunmadığından talebin yasal dayanağının bulunmadığını gerekçe göstererek davanın kısmen kabulü ile icra emrinde gayri nakdi kredi hesabından depo edilmesi talep edilen toplam 91.350 TL'ye yönelik alacak yönünden icra emrinin iptaline, sair taleplerin reddine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular ile şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde;davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini, hesap özeti ve ihtarnamelere süresinde itiraz edilmiş olduğundan bu kredi sözleşmelerinin başlı başına dosya kapsamında borçlu olduklarını gösteren yazılı belge vasfına haiz olmadığını, bir kısım sözleşmeler ve dekontlardaki imzalara da itiraz ettiklerini, ...'un itiraz ettiği genel kredi sözleşmelerinden başka İİK'nın 68/b maddesinde sayılan belgelerden sunulmadığını, alacak hesabının da hatalı olarak bu sözleşme ve ihtarnameler üzerinden yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Şikayet edilen alacaklı banka istinaf dilekçesinde; kabul edilen kısımlar açısından kararın kaldırılması gerektiğini, icra emrinde yer alan alacak kalemlerine gayri nakdi alacağın miktar olarak dahil edilmediğini, mahkemenin bunu dikkate almadığını, gayri nakdi alacak yönünden yalnızca depo talebinde bulunduklarını, sözkonusu alacağın takip talebinde takip çıkışına dahil edilmediğinin bilirkişi raporu ve icra dosyası ile sabit olduğunu, gayri nakdi alacakların takip çıkışına dahil edilmemekle harçlandırılmadıklarını, takip konusu yapılan miktara bunlar da dahilmiş gibi gayri nakdi alacak açısından icra emrinin iptal edilmesinin hatalı olduğunu, bu karar için zikredilen gerekçelerin de eksik olmakla genel kredi sözleşmelerinde çek taahhüt kredisi ve gayri nakdi krediler açısından özel hükümlerin mevcut olduğunu, dosyaya sunulmuş bulunan Genel Kredi Sözleşmelerinin "Kredinin Banka Üzerine Çek Keşidesi Suretiyle Kullandırılması Koşulları" başlıklı 5.maddesinde, "Teminatlar, Sigorta ve Bankanın Hapis Hakkı" başlıklı 7.maddesinde, "Teminatların bankanın her türlü alacakları için karşılık teşkil ettiği"ne ilişkin 8.maddesinde ve "Kefillerin Sorumluluğu" başlıklı 14.maddelerinde çek keşidesi ve gayri nakdi kredilerin düzenlendiğini, sözleşmedeki açık hükümler karşısında davacıların gayri nakdi alacaktan da sorumlu olduklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun ilgili kayıtlar incelenerek usulüne uygun olarak hazırlandığını, davalı tarafın alacağının İİK'nın 68/b maddesine uygun belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde sabit bulunduğu dikkate alınarak, davacı tarafın borca itirazlarının yerinde olmadığının değerlendirildiğini, raporda, gayri nakdi krediler kapsamında deposu talep edilen çek yapraklarından sorumluluk için yasal bir dayanak bulunmadığının belirtildiğini ve mahkemece bu yönde davanın kabulüne karar verilmiş ise de; takip dayanağı yapılan genel kredi sözleşmelerinin 5. maddesinde çeklerin kanuni karşılığının sözleşme kapsamında olduğunun belirtildiğini, icra emrinde depo edilmesi talep edilen tutarın alacak kapsamına alınmadığının anlaşıldığını, bu konuda Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/120 Esas , 2017/1234 Karar sayılı ilamının da ''....Takipte kredi alacağından kaynaklanan alacakla ilgili talepte bulunulması doğru ise de, çek karne ve yapraklarından kaynaklanan depo edilebilir miktarın alacak olarak somutlaştırıldığı için bunun takip talebinde depolama olarak talep edilmesi gerekirken, alacak miktarı olarak takip talebinde gösterilmesi doğru değildir..." şeklinde olduğu gözetilerek, gayri nakdi krediler yönünden çek yapraklarından sorumluluk sebebiyle 91.350,00 TL'nin depo edilmesine ilişkin takip talebinin usulüne uygun olduğunu gerekçe göstererek borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine, alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlular temyiz başvurusunda;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde ipotek borçlusu ve asıl borçlu tarafından yapılan, hesap kat ihtarına itiraz ettiklerinden alacağın İİK'nın 68. Maddesi kapsamında ispat edilmesi ve genel kredi sözleşmelerindeki imzaların taraflarına ait olmadığına dair şikayete ilişkindir.

2.İlgili Hukuk İİK md. 16., 150/ı.,

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog