Esas No
E. 2021/24704
Karar No
K. 2023/5598
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/24704 E.  ,  2023/5598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/1115 E., 2019/447 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2015/387 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2015/387 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/22307 Esas, 2017/22539 Karar sayılı kararı ile sanıkların katılanı arayarak kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında, eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/1115 Esas, 2019/447 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'in temyiz isteği; suçla ilgisi olmadığına, olay tarihinde kendisine ait telefonu polislere teslim ettiğine, suça konu telefonun kime ait olduğu tespit edilmeden karar verildiğine ve kararın bozulmasını talep ettiğine, Eksik inceleme ile karar verildiğine, dosyada suçun ispatına dair hiçbir delil bulunmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına, Sanık ...'in temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, dosyada suçun ispatına dair hiçbir delil bulunmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına, Sanık ... adına eşi ...'ın temyiz isteği; kanuna aykırı bulduğu kararı temyiz etmek istediğine, olayla ilgisi bulunmadığına, mağduriyetinin önlenmesi hususunda gerekenin yapılmasına, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanıkların, katılanı arayarak kendilerini emniyet mensubu olarak tanıtıp sergiledikleri hileli davranışlar ile ikna ederek verdikleri hesaplara para yatırılmasını sağlamak suretiyle menfaat sağladıkları iddia ve kabul olunmuştur.

2.Sanıkların aşamalardaki savunmaları inkara yönelik ise de suçta kullanılan telefonun sanıkların içinde bulundukları araç içerisinde ele geçirilmesi ve dosya kapsamı itibarıyla üzerlerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.

3.Sanıklar tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.

4.Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak sanıklar ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

5.Mahkeme tarafından, sanıkların katılana yönelik sübut bulan eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilip sanıkların bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilerek takdiren ve gerekçeleri açıklanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uygulanmaksızın inceleme konusu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Sanıkların üzerlerine atılı olup suç tarihi itibarıyla sanıklar lehine olan dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... ve sanık ... adına eşi ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/1115 Esas, 2019/447 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ... ve sanık ... adına eşi ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ..., sanık ... ve sanık ... adına eşi ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog