12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/4862 E. , 2023/3148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/4 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine ve 10 ay süre ile inşaat mühendisliği mesleği yapmaktan yasaklanmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2020 tarihli ve 2016/106421 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'in Temyiz İsteği;
1.Eksik inceleme ile yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine,
2.Kusurunun bulunmadığına,
3.Bildiği kadarı ile evini yapan mühendisin Belediyede çalışan Attila Zorlu olduğuna,
4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Sanık ...'nin Temyiz İsteği;
1.Eksik inceleme ile yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine, lehe hükümlerin ihlal edildiğine,
2.Binanın yıkılmasından herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığına, ruhsat verildiğinde henüz binanın yapılmamış olduğuna,
3.Binanın yapı kullanma izin belgesi bulunmadığı halde kanunsuz olarak binaya elektrik ve su, kanalizasyon hizmetleri verildiğine, binanın kaçak yapı olduğuna,
4.Ruhsatın kanunen geçersiz olduğuna, kanunen hükmünü yitirmiş olan ruhsat belgesini imzaladığından dolayı sorumlu tutulmaması gerektiğine,
5.Eksik ve yetersiz yönetmeliklere dayanarak yapılmış olan binanın yetersizliğinden tarafının kusurlu kabul edilemeyeceğine, İlişkindir.
C. Katılanın Temyiz İsteği;
1.Eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin ihlal edildiğine,
2.Sanıklar hakkında az ceza tayin edildiğine,
3.Adli para cezası hükümlerinin uygulanmasına,
4.Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü
1.23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan Keleş Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu ... ve ...'nın öldüğü, yapılan ölü muayene işlemi sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğünün tespit edildiği, yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ..., inşaatın fenni mesulünün de sanık ... olduğu anlaşılmaktadır.
2.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; 30.10.2011 tarihinde olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine 30.10.2011 tarihli olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.11.2011 tarihli raporun hazırlandığı, 23.12.2011 tarihinde olay yerinde zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere ise jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı görülmektedir.
3.... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Van İli, ... ilçesi’nde bulunan Keleş Apartmanı hakkında dosya üzerinden yapılan incelemeler, deneysel çalışmalar, araştırmalar ve üç boyutlu analizler neticesinde 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre elde edilen sonuçlar aşağıda verilmektedir. Analizler Öncesi Elde Edilen Sonuçlar: •Binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre bina 1999 yılında inşa edilmiştir Yapı ruhsatı istek dilekçesi, 19.03.1999 tarih ve 99/12 numaralı yapı ruhsatı, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1999 yılında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında apartmana ait mimari ve statik projeler mevcut olup, elektrik tesisat projesi ile zemin etüt raporu bulunmamaktadır. Ayrıca statik hesap raporları da mevcut değildir. •Keleş Apartmanı yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girmektedir, •23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, zemin ve 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluşmaktadır. Zemin katın dükkân, diğer katların ise konut olarak kullanıldığı ifade edilmiştir. 22.10.1999 tarihli yapı ruhsatına göre bina, dükkân olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluşmaktadır. Mimari projeden de binanın zemin ve 3 normal kat olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu görülmektedir. Dosya kapsamında binaya ait yapı ruhsatında belirtilen zemin ve normal kat yükseklikleri mimari ve statik projeler ile uyumludur. •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin "7.2 Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verilmektedir. Keleş Apartmanına ait statik projede malzeme ve donatı sınıfı belirtilmemiştir. Ayrıca binaya ait hesap raporları mevcut değildir. Keleş Apartmanıma ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 6,57N/mm2 olarak elde edilmiştir. Elde edilen ortalama basınç dayanımı, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıf olan C16’yı sağlamamaktadır. Ayrıca, yönetmeliğin "7,2,5, Malzeme Dayanımlar;’1 Bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresi bulunmaktadır, •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin ‘'7.7.4 Kolon Enine Donan Koşullan" bölümünde kolon sarılma bölgeleri, kolon orta bölgeleri ve kolon-kiriş birleşim bölgeleri için dikkate alınması gereken uzunluklar, bu bölgelerdeki etriye yüzdesi, çap ve aralıkları hakkında bilgiler verilmektedir. Keleş Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan incelemelerden etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler gözükmektedir, •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, Keleş Apartmanı taşıyıcı sistemi düzenli yapılar sınıfına girmektedir. •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre bina Önem katsayısı I’dir. •Dosyadaki belgeler incelendiğinde, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu görülmektedir. •Ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar vardır. •Dosyada sunulan belgelerden zemin sınıfı Z3, deprem bölgesi 1, derece olarak belirlenmiştir, •Parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar mevcuttur. •Çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyi sonucunda bahis konusu çelik donatı çubuklarının ilgili standardın S22Ö için öngördüğü kriterleri sağladıkları belirlenmiştir. Analizler Sonrasında Elde Edilen Sonuçlar: •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından %56’sının yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin Kat kolonlarının kesit ve donatı alanı açısından %8'nin yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin Kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %4’ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir, •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 1.Normal Kat kolonlarının kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine güre yapılan analizler sonucunda 1.Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %4’ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 1. Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 2. Normal Kat kolonlarının kesit ve donatı alam açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 2.Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 2.Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 3.Normal Kat kolonlarının kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir, •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 3.Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 3.Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir, •Tüm katlara ait röleveler elde edilemediğinden binanın mevcut durumuna ait analizler gerçekleştirilememiştir. »Soruşturma dosyası kapsamında gönderilen numuneler, deneylerde kullanıldığından İade edilememiştir,
Sonuç olarak, soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkmdakı Yönetmelik ve imar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür..." şeklinde olduğu ayrıca, "deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi" adı altında tablo hazırlandığı görülmektedir.
4.Keleş Apartmanının deprem sonucu yıkılması olayı ile ilgili olarak başlatılan taksirle ölüme sebebiyet verme suçuna ilişkin soruşturma kapsamında; ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından binanın proje, yapım ve bitim aşamasındaki sorumlularının isimlerinin açık bir şekilde tespiti amacıyla soruşturma dosyası ve eklerinin 29.08.2012 tarihinde şehir plancısı ve inşaat mühendisi olan iki bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişilerce hazırlanan 10.09.2012 tarihli raporda, sorumluların isimlerinin açık bir şekilde tespitinin yapıldığı, ... Teknik Üniversitesinden aldırılan Ağustos 2012 tarihli ve 10/09/2012 tarihli bilirkişi raporlarında, zemin raporu, statik hesap raporu bulunmadığının, yapı ruhsatı ekleri olan mimari ve statik projelerde proje müelliflerinin isim ve imzalarının bulunmadığının ve bunlardan dolayı belediyenin ilgili birimi sorumlu olduğunun tespit edilmesi üzerine Keleş Apartmanına ait 19/03/1999 tarihli yapı ruhsatında düzenleyen ve kontrol eden olarak imzaları bulunan Belediye fen memuru Atilla Zorlu ile Fen İşleri Müdür Vekili ... hakkında ... İlçe Kaymakamlık Makamından soruşturma izni talebinde bulunulduğu, ... İlçe Kaymakamlığı tarafından şüpheliler hakkında soruşturma yapılması yönünde karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesinden sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2014 tarihli ve 2012/320 sayılı kararı ile; şüpheliler Atilla Zorlu ile ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir.
5.Mahkemece hükme esas alınan 18.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; soruşturma kapsamında yapılan detaylı bilirkişi incelemeleri neticesinde dava konusu Keleş apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklere itibar edildiği, dava konusu binanın yapı ruhsatı almış resmi nitelik kazanmış bir yapı olduğu, resmi olarak 1999 yılında inşaatına başlanıp tamamlanma tarihinin bilinmediği; sanık ... Kazancı'nın yıkılan binanın "Fenni Mesulü" olduğu, bu konuda taahhütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, mükellifleri belli olmayan projeleri Belediyeye bildirip, fenni mesuliyetini sonlandırmadığı, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imlaat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımında ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından hasetmek mümkün olmadığından taksirinin bilinçli olmadığı, sanıklardan ...'in söz konusu binanın sahip ve müteahhidi olarak yapıdan sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmamak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, ancak sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğini öngörmediği sonucuna varılması gerektiği dolayısıyla binanın sahibi olan sanığın binanın yıkılmasından dolayı bilinçsiz taksirinin varlığından bahsetmek gerektiği, buna göre, somut olayda meydana gelen neticeler bakımından birden fazla kişinin taksirli davranışının müessir olduğu ve bu nedenle sanıkların sorumluluklarının belirlenmesinde TCK'nın taksirli suçlarda şahsi sorumluluk esasını düzenleyen "birden fazla kişinin taksirle işlediği sonuçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur, her failin cezası kusurna göre ayrı ayrı belirlenir" şeklindeki 22 nci maddenin beşinci fıkrasının gözününde bulundurulması gerektiği hususları belirtilmiştir.
6.Ölenlere ait ölü muayene ve otopsi tutanakları, keşif zabıtları, yapıya ait krokiler, bilirkişi raporları, ön inceleme raporu, fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
7.Mahkemece taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanıklar ... ve ... hakkında; "...Ayrıntısı Karedeniz ... Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinin hazırladığı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, sanıkların söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı. Yine dosya kapsamında bulunan 18/07/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, sanıklar Murat Kazancı ve ...'in meydana gelen olayda taksirli sorumluluklarının bulunduğu, sanıkların bu şekildeki davranışları neticesinde, taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla suçun kanunda kanuni tanımında belirtilen neticeyi öngörmeyerek gerçekleştirdikleri, bu haliyle sanıkların eyleminin Taksirle Birden Fazla Kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğuve bu suçun da sübuta erdiği tam sonuç ve vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmakla sanıkların cezalandırılmalarına..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine ve 10 ay süre ile inşaat mühendisliği mesleği yapmaktan yasaklanmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
8.Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediği, yargılama aşamasında alınan ifadelerinde;
Sanık ...'in; "Meydana gelen olayda benim bir kusurum yoktur. Doğal bir afettir. Söz konusu binanın sahibi benim ancak binanın yapımı için usta olan ...'na verdim o da vefat etmiştir. Ben ustanın istemiş olduğu malzemeleri getirdim. Sanık ... Kazancı'yı tanımam. Bildiğim kadarı ile benim evimin mühendisi belediyede çalışan Atilla Zorlu'ydu. Benim kusurum yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık ...'nin; "Benim bu bina ile uzaktan ve yakından bir alakam yoktur. Soruşturma aşamasında ben savunmamı yapmıştım bu savunmam doğrudur aynen tekrar ederim. Belediyenin yönlendirmesi sonucu vatandaş bize geldiğinde biz ruhsatını alması için gerekli belgeyi imzalarız. Ruhsat binanın başlanması için bir evraktır. biz bunu imzalarken binayı kontrol ettik taahüdünü vermiyoruz. Ruhsatı alan vatandaş bazen binaya hiç başlamıyor bazen de 5 sene sonra başlıyor. ancak ruhsatını imzaladığımız bir binanın oturma izni yani yapı kullanma izni belgesi istediğinde teknik eleman ve fenni mesulün binayı kontrol etmesi gerekmektedir. Bu durum olduğunda bizim sorumluluğumuz oluşmaktadır. Söz konusu bina da bize bildirilmediği için ve ruhsat imzalandıktan uzun bir süre sonra yapıldığı için bizim bir sorumluluğumuz kalmamıştır. Ben bu binanın yapım aşamasına katılmadım. Nasıl ve ne şekilde yapıldığını bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
9.Ölenler ... ve ...'nın kanuni mirasçısı katılan ...'nın her aşamada sanıklardan şikayetçi olduğu ve katılma isteminde bulunması üzerine, Mahkemece 05/03/2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, katılan ...'nın yargılama aşamasında alınan ifadesinde; "Söz konusu emniyette ifade vermiştim o ifadem doğrudur aynen tekrar ederim. Söz konusu binada eşim ve çocuğum vefat etmiştir. Söz konusu binanın alınan raporundan anlaşıldığı üzere bir çok sıkıntı vardır. Bina tamamı ile yetersizdir. Ben olay tarihinde konserve kutusunu dahi temelinden çıkarttım. Ayrıca sanıklar olaydan sonra bir kez olsun yanıma gelip geçmiş olsun dahi dememişlerdir. Herhangi bir zararımı gidermemişlerdir. Bu nedenle Sanıklardan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
10.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...'nin Mahkûmiyetine İlişkin Hükme Yönelik Sanık ve Katılanın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, ölenler hakkında tanzim olunan ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, olayın aydınlatılmasına yeter nitelikte kapsamlı olarak inceleme yapıldığı ve delil toplandığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... ve katılanın eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Kusur Durumu Yönünden
23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan Keleş Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu ... ve ...'nın öldüğü, yapılan ölü muayene işlemi sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğünün tespit edildiği, inşaatın fenni mesulünün de sanık ... olduğu olayda; birinci derece deprem bölgesi olan ...’de yıkılan Keleş Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, ayrıca yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregaların bulunduğu ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun belirlendiği; 3194 sayılı İmar Kanunun 28 inci maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, 09/03/1999 tarihli, ... Noterliği tarafından verilmiş olan 1952 sayılı taahhütname ile yapının teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporu ile 18.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, binanın bulunduğu bölgenin 1. dereceden deprem kuşağında olmasına rağmen 1997- Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davranmak suretiyle, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı tespit edilen beton kullanılarak bina inşa edildiği, sanık ...'nin üzerine düşen asgari denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği, fenni mesul olarak işin bitimine kadar gerek malzeme, gerek işçilik yönünden TSE’ye uygun hareket etmekle yükümlü olduğu, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde asli kusurlu şekilde etkili olduğu anlaşılmakla, sanık ...'nin kusura ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 inci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizlikleri konusunda gerekli özeni göstermeyen bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan Keleş Apartmanının tamamen çökmesine ve iki kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması sebebiyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılanın temel cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.
4.Bilinçli Taksir Hükümleri Yönünden
Birinci derece deprem bölgesi olan ...’de, yıkılan Keleş Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, bilirkişilerce tespit edilen yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanığın yıkılan binanın her aşamasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılanın temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü Maddesinin Altıncı Fıkrasının Uygulanması Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanık ...'nin temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
B. Sanık ...'in Mahkûmiyetine İlişkin Hükme Yönelik Sanık ve Katılanın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, ölenler hakkında tanzim olunan ölü muayene tutanakları,
Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, olayın aydınlatılmasına yeter nitelikte kapsamlı olarak inceleme yapıldığı ve delil toplandığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... ve katılanın eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Kusur Durumu Yönünden
23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan Keleş Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu ... ve ...'nın öldüğü, yapılan ölü muayene işlemi sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldükleri, inşaatın yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ... olduğu olayda; birinci derece deprem bölgesi olan ...’de yıkılan Keleş Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, ayrıca yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregaların bulunduğu ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun belirlendiği söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak sanık ...'in, yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ...'in kusura ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizlikleri konusunda gerekli özeni göstermeyen bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan Keleş Apartmanının tamamen çökmesine ve iki kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması sebebiyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılanın temel cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.
4.Bilinçli Taksir Hükümleri Yönünden
Birinci derece deprem bölgesi olan ...’de, yıkılan Keleş Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, bilirkişilerce tespit edilen yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanığın yıkılan binanın her aşamasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılanın temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
C. Yargılama Giderleri Yönünden
Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin mahkûmiyetine karar verilen her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanıkların ve katılanın temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A-3), (A-4), (A-5) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/4 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ile katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-3), (B-4) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/4 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.