Esas No
E. 2022/6343
Karar No
K. 2023/3213
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2022/6343 E.  ,  2023/3213 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DAVA TARİHİ: 01.11.2016
KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/113 E., 2022/4 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma günü olarak saptanan 06.06.2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davacılar ... vd. vekili gelmedi. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, ... karara bırakıldı. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili müvekkillerinin miras bırakanı tarafından zilyet olarak kullanılan dava dışı 123 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile umumi yol arasında kalan 123 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacılar murisi tarafından kadimden beri bağ ve kayısı bahçesi olarak kullanıldığını, kadastro çalışmaları sırasında 123 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıt ve tescil edildiğini, tespit bilirkişileri tarafından dava konusu taşınmazın müvekkillerinin miras bırakanından intikal ettiğinin komisyona bildirildiğini, bu hususun dikkate alınmadığını, taşınmaza aidiyetini iddia ettikleri müşterek murise ait tescil ilamıyla oluşan tapu kaydının da bulunduğunu iddia ederek, çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin miras bırakanı kök muris ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kadastrodan önce satın aldığını, taşınmazın satışından yaklaşık 4 yıl sonra kadastro çalışmalarının başladığını, taşınmazın iktisaba müsait zilyetlik nedeniyle müvekkili adına kaydının yapıldığını, satış bedelinin ödenmesi suretiyle zilyetliğin önceki bayinden teslim alındığı, davacılar murisi ...'ın 20 sene önce köyde yer alan tüm taşınmazlarını satarak zilyetliği terk ettiği, davacıların irsen intikal iddiasında bulundukları bu nedenle tek başlarına dava açma ehliyetlerinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2020 tarih, 2016/201 Esas 2020/11 Karar sayılı kararıyla davacıların tutunduğu eski tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı gibi zilyetlikle birleşmeyen eski kayıtların hukuken anlam ifade etmediği ve davacılar yahut murisleri tarafından taşınmazın davasız, aralıksız yirmi yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik altında bulundurulduğu hususu da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Kaldırma Kararı ...

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2020 tarih, 2020/371 Esas 2020/403 Karar sayılı ilamı ile; "Davacının dayandığı tapu kaydının oluşum tarihi olan 1966 yılına en yakın tarihli çift bindirmeli hava fotoğrafları ile memleket haritası bulunduğu yerden getirildikten sonra oluşturulacak üç kişilik jeodezi ve fotogrametri bilirkişi kurulundan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop cihazı ile üç boyutlu inceleme yapılmak sureti ile çekişmeli taşınmazın kuzeyde ark, güneyde ırmak, doğusunda mezarlık olup olmadığı, 1966 yılı itibariyle taşınmazın doğu ve batısının tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı ve dosyada bulunan uzman görüşü ile hükme dayanak raporu irdeler ve kadastro paftası ile hava fotoğrafları yine kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri eşitlenip çakıştırmak suretiyle çekişmeli taşınmazı komşu parsellerle birlikte harita ve hava fotoğrafları üzerinde gösterir rapor alınıp sonrasında iddia ve savunma doğrultusunda tüm deliller değerlendirilip soncuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2022 tarih, 2020/ 113 Esas, 2022/4 Karar sayılı kararıyla;

Davacıların tutunduğu tapu kaydının taşınmaza ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 123 ada 5 numaralı parsel içerisinde kalan 25/10/2021 tarihli teknik rapor ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 856,04 metrekarelik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, bu kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle muris ... oğlu ...'ın ...

1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/632 Esas, 2000/566 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Ç. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
D. İstinaf Nedenleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve karar vermeye uygun olmadığı, daha önce yapılan keşif ve hazırlanan raporlar ile açıkça çeliştiğini, yerel mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, taşınmazın kuzey hududunda zeminde hiç bir zaman bir ark mevcut olmadığını, dosya kapsamında mevcut jeodezi raporlarında açıkça belirtildiği üzere, davalıya ait taşınmazın kuzeyinde ark yer almadığı ancak görülen yükseltilerin patika yol olduğunun belirtildiği, yine diğer hudutlarında zeminde yer almadığı bu hususun hava fotoğrafları ile doğrulandığı, davacının taşınmaza aidiyetini iddia ettiği tapu kaydının sınırlarının çekişmeli taşınmazın sınırlarına zeminde uymadığının açıkça belirlendiği, tüm bunlardan ayrı olarak davacıların dava açma ehliyetleri olmadığını, taşınmazın daha önceki malikinin ... Bayrak olduğunu, davacıların ... Bayrak mirasçıları olmadığını, davacıların tutundukları tapu kaydının mevki itibariyle dahi çekişmeli taşınmaza uymadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir.

E. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2022/651 E., 2022/867 K.

sayılı kararıyla;

Somut olayda; davacıların dayandıkları ve tescil ilamıyla oluşan Temmuz 1966 tarih, 7 sıra numaralı ... köyü, köyönü mevkii, 3.603 metrekare yüzölölçümlü doğusu ve batısı Haydar Bayrak kuzeyi ark güneyi ırmak olan tapu kaydının hudutları yönünden çekişmeli taşınmazın bir bölümünü kapsadığı yönünde 01.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda kanaat belirtilmiş ise de; dayanak tapu kaydının doğusu ve batısında Haydar Bayrak'a ait taşınmazlar olduğunun belirtildiği, ne var ki zeminde dava konusu taşınmazın batısında 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli, doğusunda 123 ada 4 parsel sayılı mezarlık vasıflı köy tüzel kişiliğine ait taşınmaz bulunduğu ve her iki taşınmazda kullanım olmadığının anlaşıldığı, hal böyle iken tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğunun ispat edilemediği; bu itibarla mahkemece davacı dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü dair hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek kararın kaldırılması suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, eldeki davanın açıkça tapu kaydına dayalı olarak açıldığı bu nedenle uyuşmazlığın dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığı noktasında toplandığı, dosya arasında yer alan kök ve ek bilirkişi raporu ile kaldırma kararından evvel dosyaya alınan bilirkişi raporlarında tapu kaydının taşınmaza ait olduğu hususunun açıkça belirlendiği buna rağmen bilirkişi raporlarına kendince anlam yükleyen istinaf mahkemesi tarafından yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 33/3. maddesindeki yollama nedeniyle genel hüküm niteliğini alan ve genel hükümlere göre açılan davalarda da uygulanması gereken 20. maddesinde kayıt ve belgelerin kapsamının ne şekilde tayin edileceği düzenlemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesine göre tapu kayıtlarının kapsadığı yer tayin edilirken, tapu kayıtları ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacağı hüküm altına alınmıştır. 3402 sayılı Kanun'un 20/B maddesinde harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ise bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise sınır yerlerine itibar edilerek kapsamının belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun “kayıt ve belgelerin kapsamını tayin” başlığını taşıyan 20/C maddesi hükmüne göre; “harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlardan gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır” şeklindedir. Gerçekten de belgenin birbiri ile bağlantısız, değişmeye ve genişletilmeye elverişli sınırları göstermesi halinde kayıtların kapsamının miktarına göre belirlenmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle; tapu kaydı sabit sınırlı değilse kayıt üzerinde yazılı olan miktar kadar geçerlidir ve kapsamı da bu miktara eşit şekilde tayin edilmelidir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 123 ada 5 parsel sayılı 1.194,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş, tespit 11.09.2007 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir.

3.Davacılar, miras bırakanları adına kayıtlı Temmuz 1966 tarih, 7 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza aidiyetini iddia ederek tapu iptali ve tescilini talep etmiş, davalı ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak davanın reddini savunmuştur.

4.Toplanan delillerden; davacıların tutunduğu tapu kaydının mevki itibariyle çekişmeli taşınmaza uymadığı, öte yandan dayanak tapu kaydının doğu ve batı hududu itibariyle şahıs parsellerini yön gösterdiği, ne var ki zeminde çekişmeli taşınmazın batısında 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli, doğusunda 123 ada 4 parsel sayılı mezarlık vasıflı köy tüzel kişiliğine ait taşınmaz bulunduğu ve her iki taşınmazda kullanım olmadığının anlaşıldığı, şu halde davacıların tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmaza aidiyetinin ispat edilemediği anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

5.Hal böyle olunca, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Işıklı Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Aşağıda yazılı 99.20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog