Esas No
E. 2022/16
Karar No
K. 2023/3745
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2022/16 E.  ,  2023/3745 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1442 Esas, 2021/1149 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/164 E., 2019/211 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "FOLİODE" ibareli marka başvurusuna, müvekkili adına tescilli "FOLİO" ibareli markasına dayanılarak yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek dava konusu başvuru kapsamında müvekkili markasının da tescilli bulunduğu 5. sınıf emtianın çıkarıldığını, kısmen red kararına karşı yaptıkları itirazlarının ise nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetler ile marka kapsamlarında yer alan 5. sınıfın benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olup, iltibas riski taşıdığını davalı şirketin, müvekkilinin eski iş ortağı olup müvekkilinin markasından haberdar olması nedeniyle kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin "folio" ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2018-M-1036 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlük talebi bakımından müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markası kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden davacının "Folio" ibareli tescilli markası arasında hedef tüketici kitlesi açısından idari, ekonomik veya işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ve markaları karıştırma ihtimali olduğu diğer yönden başvuru kapsamında yer alan " İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;" emtiaları açısından bu tür ürünler reçete ile satıldığından hedef tüketici kitlesi doktor-eczacı-veteriner açısından iltibas oluşmayacağı ileri sürülse de günümüzde bu tür ürünlerin sadece reçeteyi yazanlar veya ürünleri satanlar tarafından değil ihtiyaç sahipleri yani hasta veya yakınları tarafından bu tür ürün tüketiminde yanılgı yaşayabilecekleri, bu tür ürünlerin satıldığı yerde kalfa tabir edilen kişilerin reçeteleri yanlış da yorumlayıp içerdiği etken maddeler aynı diye görsel benzerlerini yanlışlıkla da olsa verebilecekleri ihtimali de bulunduğu, aksi öndeki bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece bilirkişi raporunun yeterince değerlendirilmediğini, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, içeriğinde folik asit ihtiva eden tıbbi bir ürünün isminde "FOLI" ibaresinin yer almasının iltabasa neden olmayacağını, dava konusu markadaki "ODE" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığını, markaları taşıyan ürünlerin eczaneden alınacak olması karşısında karıştırılma ihtimali olmadığı gibi ortalama zekaya ve ayırt etme gücüne sahip nihai tüketici tarafından da karıştırılmayacağını, Mahkemece eczacı kalfalarının ürünleri karıştırılma ihtimali yönündeki gerekçesinin de yerinde bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, Mahkemece bilirkişi raporunun benimsenmeme gerekçesinin açıklanmadığını, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını belirterek davanın tümden reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hem marka işlem dosyasındaki marka yayına itiraza karşı sunduğu dilekçelerinde hem de yargılama sırasında sunduğu beyan ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde taraf markalarında yer alan "FOLİ" ibaresinin folik asit içeren tıbbı ürünlerde, ürün içeriğinde folik asit bulunduğuna işaret eder şekilde, yaygın olarak kullanıldığını, bu nedenle taraf markalarında anılan ibarenin ortak olarak yer almasının iltibas oluşturmayacağı savunulmuş olup Mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan tarafların marka işaretleri benzer kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiği, bu nedenle "FOLİ" ibaresinin folik asit etken maddesi olarak yaygın ve sektörel kullanımının bulunup bulunmadığı, buna göre uyuşmazlık konusu 35. sınıfta, 5. sınıfta yer alan emtianın satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alındığı, ek raporda folik asit ibaresinin terimsel bir kısaltması bulunmasa da "fol" ve "foli" ibarelerinin folik asiti çağrıştırması nedeniyle folik asitin kısaltması olarak sektörde yaygın olarak kullanıldığı, bu itibarla anılan ibarenin taraf markalarında ortak olarak kullanılmasının bilinçli tüketici kitlesi de nazara alındığında uyuşmazlık konusu mallar bakımından iltibasa neden olmayacağının bildirildiği, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'un (556 sayılı Kanun) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibasa neden olmayacağı, diğer deyişle taraf markalarında yer alan diğer unsurların yarattığı farklılığın, bilinç düzeyi yüksek tüketici tarafından rahatlıkla algılanacağı kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmamışsa da kötü niyet iddiasının res'en incelenmesi gerektiğinden davacı tarafça kötü niyet iddiasını ispatlar bir delil sunulmadığı gibi davacı markası ile benzerlik taşımayan dava konusu marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin ve davalı TPMK'nın istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; folik asitin kısaltmasının olmadığının bilirkişi heyetince tespit edilmiş olduğunu, dava konusu ibare de "fol" ya da "foli" değil "folio" ibaresi olduğunu, folio ibaresinin yaygın kullanımının bulunmadığını, başvuru markası ile müvekkili markasının fonetik, görsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyde benzer olduğunu, aynı zamanda hizmet sınıfının da benzer olduğunu, tüketiciler içinde iltibas yaratacağını, marka kapsamında yer alan ürünlerin sadece eczanalerde değil diğer tüketim kanallarında da satıldığını, mahkemenin iltibas değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin eski iş ortağı olduğunu ve kötüniyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin marka başvurusuna davacının itirazının kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.