8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/7752 E. , 2023/4300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sonucunda, ... ili Demre ilçesi .../... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 923 parsel sayılı 28.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 316 ada 11 parsel numarasıyla ve 30.680,90 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 924 parsel sayılı 20.920,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 316 ada 10 parsel numarasıyla ve 27.441,32 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda müvekkillerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataların giderilerek taşınmazların gerçek yüzölçümlerinin belirlendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2019/3854 Esas, 2019/6496 Karar sayılı kararı ile; "eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek; öncelikle, eksik belge, harita ve fotoğraflar dosya arasına getirtildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların doğal ya da yapay sınırlarının bulunup bulunmadığı, taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, göstermeleri halinde söz konusu sınırların teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmesi, harita mühendisi bilirkişi kuruluna denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlettirilmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "hava fotoğrafları ile zemin pafta uyumunun bulunmadığı, zeminde bulunan ve mahalli bilirkişiler tarafından gösterilen doğal sınır olduğu söylenen taş duvarın hava fotoğrafları ile yapılan ölçüm ile uyumlu olduğunun bilirkişi raporu ile belirtildiği ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırın hatalı olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 316 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2.903.82 metrekarelik bölümünün bu parselden iptali ile 316 ada 11 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, 316 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 24.537.50 metrekare yüzölümlü olarak; 316 ada 11 parsel parsel sayılı taşınmazın ise 33.584.72 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile keşif yapıldığını, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda hukuka uygun olmayacak şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkillerinin beyanlarına göre davacılardan bir çoğunun yargılama sırasında taşınmazdaki paylarını 3 üncü kişilere tapuda devir etmeleri nedeniyle davada taraf sıfatlarının kalmadığını ve taşınmazı satın alan yeni maliklerin davaya dahil edilmediklerini, davalılardan ...'in yargılama sırasında vefat etmesine rağmen mirasçılarının davaya dahil edilmemesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.