11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/10 E. , 2023/2892 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davada davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; takibe konu bonoyu müvekkili adına tanzim eden dava dışı ...'in aynı dönemde davalı şirket ortağı olduğunu, aynı zamanda davacı şirket müdürü olarak görev yaptığını, faturaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek söz konusu takip ve bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
2.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; faturaya dayalı başlatılan icra takibi sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun nedeni olarak gösterilen faturaların gerçek bir alışverişi yansıttığını, malın davacıya teslim edildiğini gösterir sevk irsaliyelerinin bulunduğunu, faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; faturanın müvekkilinin ve davacının defterlerinde kayıtlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davalarda, dayanak faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bunun malın teslim alındığına karine oluşturduğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olması ve borcun inkarı sebebiyle ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalının alacağını ispatlayacak hiçbir delil sunmadığını, dinlenen tanık beyanlarına gerekçede yer verilmediğini, faturaların gerçeği yansıtmadığını, sevk irsaliyesinin usulüne uygun düzenlenmediğinin bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, malların teslimine ilişkin hiçbir nakliye faturasını, yine malların başkalarına satışına ilişkin fatura ve para girişinin bulunmadığını, malların müvekkili şirkette bulunmadığının haciz tutanakları ile sabit olduğunu, hem faturanın düzenlendiği tarihte hem de bu faturalar karşılığı düzenlenen bononun düzenlenme tarihinde hem davacı şirketin hem de davalı şirketin yetkili temsilcisinin dava dışı ... olduğu ileri sürerek arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusu bononun dayanağı olduğu kabul edilen her iki faturanın da davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olması itibariyle içeriğinin teslimine karine teşkil ettiği, davacının bu karinenin aksine fatura içeriğini teslim almadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, dolayısıyla davanın sübuta ermediği; birleşen davada ise, davacının ticari defterinde faturanın kayıtlı olmasının fatura içeriğinin teslimine karine teşkil ettiği, birleşen davacının defterlerinin aksine malları teslim almadığını karineyi çürütür şekilde ispatlayamadığı, kaldı ki asıl davada bu kaydın asıl davacının temsilcisi ve asıl davalının ortağı ... tarafından yapıldığı ileri sürülmekle birlikte, birleşen davada ...'in davacı şirkette ortak olmadığı gibi davacı şirketin ticari defterlerine ne suretle müdahale ettiğinin inandırıcı bir şekilde açıklanamadığı, davanın ispatlanamadığı, ayrıca savcılık soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava bonoya ve bu bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine dayalı menfi tespit; birleşen dava ise faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,