Esas No
E. 2021/16164
Karar No
K. 2023/3445
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/16164 E.  ,  2023/3445 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Cinsel taciz, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, ceza tertibine yer olmadığına

Hakaret suçundan kurulan yönünden; katılan sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan verilen 1740 TL adli para cezasının miktar itibarıyla kesin olduğu belirlenmiştir.

Cinsel taciz ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2015 tarihli iddianamesi ile katılan sanığın cinsel taciz ve hakaret suçlarından, sanıkların kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/617 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararıyla sanıklar haklarında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına, katılan sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 1740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca neticeten 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 tarihli ve 14-2016/221034 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hakaret suçunun işlendiğine dair delil bulunmadığına, kararda çelişkiye düşüldüğüne, kararın hiçbir kanuni dayanağı olmadığına, cinsel taciz suçunun işlendiğine dair de dosya kapsamında delil olmadığına, hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, ses kaydının hukuka aykırı olduğuna, içeriğini de kabul etmediklerine, bir kısmının mahkemeye sunulduğuna, delil niteliği taşımadığına ve kabul anlamına gelmemekle birlikte atılı suçun unsurlarını da barındırmadığına, sanığın cinsel taciz amacının olmadığının açık olduğuna, soyut ve eksik gerekçelendirmeye dayalı olarak hüküm kurulduğuna, tanık ...'in beyanlarının sanığı destekler mahiyette olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, mağdurenin psikiyatrik tedavi gördüğü hususu ile ilgili rapor aldırılmadan beyanlarının hükme esas alındığına, atılı suçun işlediğine dair taraflardan bağımsız tanık anlatımı yahut başkaca delil bulunmadığına, kasten yaralama suçundan kurulan ceza tertibine yer olmadığına kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun işlendiğinin sabit olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin Kapsamına Göre; Mahkemenin kabulü;

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2015 tarihli iddianamesi ile, katılan sanık ...'in (...) valilik binasında polis memuru olarak çalıştığı, suç tarihinde sanık ...'nin evden kaçan kızı mağdure ...'i valilik binası yakınlarında bulduğu ve kızıyla tartışmaya başladığı, tartışmayı gören katılan sanık ...'in olaya müdahale ettiği, tarafları sakinleştirmek istediği, mağdureyi valilik binası önünde bulunan polis kulübesine götürüp konuştuğu, burada mağdureye 10 TL para vererek "Benim senin gibi sevgililerim oldu gel beklerim" dediği ve mağdureye kaçmasını söylediği, mağdurenin de olay yerinden kaçtığı, bir gün sonra sanık ...'nin kızı mağdure ...'i ... Mahallesinde tekrar bulduğu, mağdurenin sanık ...'ye "... bana para verdi ve kaçmamı söyledi, evime gel beklerim senin gibi sevgililerim oldu" dediğini söylemesi üzerine sanık ...' nin durumdan haberdar olduğu, mağdurenin katılan sanık ...'e telefon açarak ...'de buluşalım dediği, katılan sanık ...'in ... metro istasyonuna geldiğinde mağdurenin annesi ..., babası ... ve amcası ...'nın katılan sanık ...'e saldırdıkları, katılan sanık ...'in de mağdure ..., sanık ... ve sanık ...'ya saldırdığı, tarafların basit tıbbı müdahale (btm) ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, ayrıca katılan sanık ...'in sanık ...'a alenen "Orospu çocukları" diyerek hakarette bulunduğu, tarafların birbirlerinden şikâyetçi olup, uzlaşma tekliflerini kabul etmedikleri, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde katılan sanık ...'in evden kaçan mağdure ...'e 10 TL para vererek evine davet ederek cinsel taciz suçunu işlediği, ayrıca mağdure ..., sanık ... ve sanık ...'yı elleriyle basit şekilde yaraladığı, sanık ...'a alenen hakarette bulunduğu, sanıklar ..., ... ve ...'nin de katılan sanık ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddiaları ile sanıkların cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, dosya delillerinin değerlendirilmesi sonucu olayın bu şekilde sübut bulduğu anlaşılmakla, saınklar ..., ... ve ... haklarında her ne kadar katılan sanık ...'i basit yaralama suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, katılan sanık ...'in polis memuru olduğu, bir gün öncesinde evden kaçan ve annesi tarafından Bursa ili Çarşamba semtinde yakalanan mağdurenin kaçmasına sebebiyet verdiği, keza mağdureye evini gösterdiği ve istediği takdirde evine gelip gideceğini söyleyerek mağdureyi evine davet ettiği, aynı gün arkadaşının evine giden mağdurenin ailesi ile irtibat kurduğu, eve geldiği, annesi olan sanık ...'nin mağdurede 10 TL para görünce "parayı nerden aldın" diye sorduğunda mağdurenin olayı anlattığı ve katılan sanık tarafından verilen cep telefonunu mağdurenin aradığı ve ertesi gün için katılan sanık ile randevulaştıkları, öncelikle ... metro istasyonunda buluşmak üzere anlaştıkları ve mağdure ile yakınlarının ... metro istasyonuna gittikleri, katılan-sanığın burada mağdure yakınlarını fark ettiği ve mağdureye buluşma yeri olarak ... metro istasyonunu bildirdiği, mağdure ve yakınlarının bu kez ... metro istasyonuna gittikleri, burada katılan sanık ...'e hep birlikte saldırmak suretiyle darp ettikleri, iş bu halde olayın oluş ve gelişme süreci ve dosya delilleri kül halinde değerlendirildiğinde sanıkların suçu işlemiş oldukları kanaatine varılmakla birlikte polis memuru olan katılan sanık ...'in yaşı küçük mağdureyi baştan çıkarmaya yönelik davranışlarına binaen eylemlerini gerçekleştirdikleri, iş bu halde eylemlerinde haksızlık içeriğinin azlığı kanaatine varılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereğince takdiren ceza tertibine yer olmadığına, keza katılan sanık ... hakkında temyiz kapsamı dışında olan sanıklar ..., ... ve ...'ye karşı kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre eylemini sayı ve fiziki güç olarak kendisinden fazla olan sanıklar ..., ... ve ...'nin mevcut saldırılarından kendisini korumak amacıyla ve meşru müdafaa kastı ile eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılmakla, katılan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince beraatine, ancak ... istasyonunda karşılaştıklarında sanık ...'ın katılan sanık ...'e kızına neden bu şekilde davrandığını sorduğunda "adam olsaydın kızına sahip çıksaydın, o..çocuğu" diye hakaret ettiği, sanık ...'ın katılan sanık ...'den anlatıldığı üzere şikâyetçi olduğu, katılan sanık ...'in suçlamayı kabul etmediği, olayın tarafsız görgü tanığının bulunmadığı, ancak olayın oluş ve gelişme süreci ve dosya delilleri kül halinde değerlendirildiğinde, katılan sanık ...'in üzerine atılı hakaret suçunun sübut bulduğu kanaatine varılmakla, suç ve suçun işlenmesindeki özelliklere binaen takdiren asgari hadden ceza tertibi yoluna gidilmesi suretiyle adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının mahiyeti gereği 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına, keza katılan sanık ...'in mağdure ... ile annesi sanık ...'nin Çarşamba Semtinde tartıştıkları yerin hemen yakınında polis noktasında görevli olduğu ve polis memuru sıfatıyla olaya müdahale ettiği, mağdureyi polis noktasına aldığı ve ailesi ile eve gitmesi hususunda ikna etmeye çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu, aileyi bu şekilde mağdureden uzaklaştırdığı, konuşma esnasında mağdureye ... sevgililerinin olduğunu, zaman zaman evine gelip gittiklerini, istediği takdirde kendisinin de gelebileceğini, evinin Valilik binasının hemen yakınında olduğunu beyan ettiği, mağdure ile katılan sanık ...'in önceye dayalı olarak tanışıklığının bulunmadığı, internet üzerinden sanığın ikamet adresinin konumu belirlendiğinde Valilik binasının hemen yakınında olduğu, mağdurenin sanığın söylemediği takdirde evinin konum ve adresini bilmesinin mümkün olmadığı, keza mağdurenin ailesi tarafından yönlendirilmesi ile katılan sanık ...'i aradığı, arkadaşının evinde olduğunu ve gidecek yerinin olmadığını ve kendisinde kalıp kalamayacağını sorduğu ve buna yönelik konuşmalar yaptığında konuşmalarının ses kaydına alındığı ve burada katılan sanık ...'in mağdureye sahip çıkacağını, kendisini gelip alacağını, ancak araması olduğunu ve yaşının küçük olduğunu, bir sorun çıkmaması için kimseye bilgi vermemesi gerektiğini, ayrıca mevcut aramaları da silmesini telkin ettiği ve buluşma adresi olarak ... metro istasyonunu gösterdiği, ertesi gün mağdure ve ailesinin metro istasyonuna gittiğinde katılan sanığın aileyi görünce mağdureyi ... metro istasyonuna çağırdığı, her ne kadar kendisinin polis memuru olarak mağdureye sahip çıkmaya çalıştığını savunmuş ise de, tüm bu süreçte herhangi bir polis birimine haber vermediği, çocuk şubenin durumdan haberdar edilmediği, olay yerine diğer polislerin çağrılmadığı ve bilgi verilmediği, bilakis olayın emniyet birimlerinden ve aileden gizlenmeye çalışıldığı, mağdureye bu şekilde telkinde bulunulduğu ve ... metro istasyonunda aile bireylerini gördüğünde onlarla iş birliği yapmak yerine mağdureyi ... metro istasyonuna çağırdığı, tüm bu hususlar kül halinde değerlendirildiğinde katılan sanığın üzerine atılı yaşı küçük mağdureye cinsel taciz suçunu işlemiş olduğu ve atılı suçun dosya delilleri ile sübut bulduğu kanaatine varılmakla, suç ve suçun işlenmesindeki özelliklere binaen takdiren asgari hadden ceza tertibi yoluna gidilmesi suretiyle cezalandırılmasına, sanığın eylemini görevden kaynaklı nüfuzunu kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, cezasından bundan dolayı artırım yapılmasına ve sanık için ön görülen kısa süreli hapis cezasının sanığın ekonomik ve sosyal durumu ve hapis cezasının psikolojik ve sosyal yapı üzerindeki olumsuz etkisine binaen takdiren adli para cezasına çevrilmesine ve adli para cezasının mahiyeti gereği 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına, keza polis memurunun özel olarak görevlendirilmese dahi her türlü suça müdahale yetki ve görevinin bulunduğu, buna rağmen ilk gün yaşı küçük mağdurenin ailesinden kaçmasına imkan sağladığı, görevini kötüye kullandığı kanatine varılmakla, iş bu eylemi dolayısıyla da Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, keza katılan sanık hakkında Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/67 Esas ve 2013/141 Karar sayılı hükmü ile mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının ertelenmesine dair karar verildiği, iş bu kararın 19.02.2013 tarihinde kesinleştiği ve sanığın bu tarihten itibaren beş yıllık deneme süresine tabi tutulduğu ancak deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlediği anlaşılmakla kanunun ruhuna aykırı düşeceğinden ve şartları sübut bulmadığından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlemesi yapılan hükmün açıklanmasının ertelenmesine dair lehe kanun hükmünün uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede

14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL'ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup bu kapsamda sanık hakkında kasten yaralama suçundan doğrudan tayin edilen 1740 TL para cezasının temyizi mümkün bulunmadığından, katılan sanık ... ve müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Cinsel Taciz Suçu ve Kasten Yaralama Suçundun Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;

1.Cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden; Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin beyanları arasında çelişki bulunması ve alınan ilk beyanında cinsel taciz eylemine yönelik herhangi bir anlatımının bulunmadığı, istikrarlı savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine dair hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde düzenlenen “fiilin haksızlık içeriğinin azlığı” gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilmesi için eylemin suç olarak tanımlandığı Kanun maddesinde bu konuda açık bir düzenlemeye yer verilmesinin zorunlu olması ve kasten yaralama suçunda bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği hususu ile Mahkemece sanıklar tarafından atılı suçun işlendiğinin kabul edilmesine karşın 5237 sayılı Kanun'daki hukuka uygunluk nedenleri (meşru müdafa veya haksız tahrik hükümleri) değerlendirilmeden uygulama imkanı bulunmayan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Bozma nedenlerine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR

A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan sanık ...

ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Cinsel Taciz Suçu ve Kasten Yaralama Suçundun Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/617 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.