Esas No
E. 2021/10698
Karar No
K. 2023/3161
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2021/10698 E.  ,  2023/3161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarih 2012/528 Esas 2014/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarih 2012/528 Esas 2014/20 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.04.2015 tarih 2014/18597 Esas 2015/66021 Karar sayılı kararı ile; "... sanığın tali kusurlu olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini, diğer katılan ...'nın vekilinin bulunmaması karşısında vekalet ücretinin hangi katılan lehine takdir edildiği belirtilmeden, karışıklığa yol açacak şekilde

katılan vekiline vekalet ücreti yönünden ''sanıktan alınarak katılanlara verilmesine'' şeklindeki ibare ile yetinilmesi, TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi," gerekçeleri nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine verilen Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarih 2015/206 Esas 2015/393 Karar sayılı kararı ile sanığın taksirinin derecesi göz önünde bulundurularak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, itiraz edilmeden 22.12.2015 tarihinde karar kesinleşmiştir.

4.Denetim süresi içerisinde ihbara konu Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarih 2017/760 Esas 2018/734 Karar sayılı dosyada sanık hakkında 11.06.2017 suç tarihli suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 51 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilerek 20.03.2019 tarihinde kesinleşmiştir.

5.İhbara konu suç üzerine açıklanan ve temyize konu Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarih 2019/224 Esas 2019/416 Karar sayılı karar ile sanık hakkında kurulan hükmün aynen açıklanmasına, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.12.2021 tarihli ve 2021/150800 sayılı, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebebi denetim süresi içerisinde hükmün açıklanmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay günü 20.10.2012 günü gece vakti meskun mahalde, orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü 7,50 metre genişliğindeki düz, aydınlatmasız yolda, kuru asfalt , açık havada, maktulün idaresindeki motosiklet ile, sol şeritte seyir halinde olan sanığın, idaresindeki aracın ön kısmıyla, önünde aynı yönde hafif sağ tarafta seyir halinde olan maktulün idaresindeki motosikletin sol arka yan kısmına sol şerit üzerinde çarpması neticesinde bir kişinin ölümü ve bir kişinin hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

2.Maktulün meydana gelen trafik kazasında aldığı künt kafa travmasına bağlı olarak kaldırıldığı hastanede ex olduğu, ölenin sürdüğü motosiklette yolcu konumunda olan katılanın hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı dosya kapsamında rapor ve otopsi raporlarında tespit edilmiştir.

3.Meydana gelen trafik kazası neticesinde keşif yapılmış, trafik bilirkişisi ve adli tıp kurumunda sanığın ve ölenin kusur durumuna ilişkin raporların dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

4.Sanığın tüm aşamalarda alınan savunmalarının kendisi sol şeritte ilerken motosikleti durduramayarak ve kaçamayarak sol şeritteki maktulün motosikletinin sol arka tarafına çarptığını, yine gerçekleşen olaydan sonra katılan tarafın gösterdiği tanık ...'in, ölenin, olayın gerçekleştiği yerin az ilerisinden sola döneceğini ve sola sinyal verdiğini belirtmesi, ölenin, olay yerinin sol tarafındaki mahallede ikamet etmesi ve sanığın çarptığı aracın sol yan arka kısmının hasar gördüğü hususları da dikkate alınarak takip mesafesini korumayarak ve olay mahalli T kavşak mahalline yaklaşırken hızını azaltmayarak sağ ön tarafında seyir halindeyken sola kontrolsüz şekilde doğrultu değiştiren motosiklete çarparak bir kişinin ölümüne bir kişinin de basit tıbbi müdehale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanığın tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.

5.Sanık hakkında Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarih 2015/206 Esas 2015/393 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 22.12.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarih 2017/760 Esas 2018/734 Karar sayılı kararı ile 11.06.2017 suç tarihinde kasıltı suç işlediği anlaşılmakla, mahkemenin hükmün açıklanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE

1.Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarih 2015/206 Esas 2015/393 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanmasına esas alınan Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli 2017/760 Esas 2018/734 Karar sayılı karar sayılı mahkumiyetin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 165 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç eşyasının satıl alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olduğu, anılan hükümden sonra 17.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, sanık hakkında Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli 2017/760 Esas 2018/734 Karar sayılı hükmüne ilişkin uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunup, yapılacak yargılama ve verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli 2019/224 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.