8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/6812 E. , 2023/4311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sonucunda; Sakarya ili Karasu ilçesi Yuvalıdere Mahallesi çalışma alanında bulunan 133 ada 5, 8, 11,12 parsel sayılı 2651.47, 1019.33, 3257.76, 3851.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle ve beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 133 ada 5 ve 12 parseller üzerindeki fındık ağaçlarının ...'ün kullanımında olup halen kendisine ait olduğu, 133 ada 8 ve 11 parseller üzerindeki fındık ağaçlarının ... ...'ün kullanımında olup halen kendisine ait olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve 05.08.2010 tarihinde tescil edilmiş, kullanıcılardan ... ...'ün verdiği muvafakatname ile birlikte taşınmazların tamamı 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca satın almaya nedeniyle Necat ... adına tescil edilmiş, adı geçenin ölümü nedeniyle 12.04.2018 tarihinde mirasçıları olan davalılar adına intikal nedeniyle tescil edilmiştir.
2.Davacılar vekili 13.11.2020 tarihli dava dilekçesinde; taşınmazların davacılar ile davalıların ortak murisi olan ... ...'e ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını, ancak kadastro sırasında davacıların kardeşi (davalıların da murisi olan) murisi ... tarafından kendi adına tescil ettirildiğini öne sürerek dava konusu taşınmazların tapusunun iptal edilerek ortak muris ... ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların Hazineden satın alınan yerler olduğunu, davacıların davaya devam edebilme imkanlarının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiği gibi taşınmazların bizzat davalıların kendi murisi Necat tarafından imar ihya edilip zilyet edilen ve kullanılan yer olduğunu, tespitin de bu nedenle doğru olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi yapıldığından, davacıların mülkiyete karşı tapu iptal istemiyle dava açmaları mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, tüm davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ve davaya konu yerlerin miras yolu ile kendilerine geçtiğini, muris muvazasından kaynaklı olması sebebiyle müvekkillerinin haksız surette ellerinden alınan mirasçılık haklarına kavuşmak amaçlı söz konusu davayı açtıklarını, her ne kadar Hazineden satın alınan yerlerle ilgili İstinaf Mahkemelerinin son kararları esas alınsa da, somut davanın onlarla bir ilgisinin olmadığını, müvekkillerinin yasal mirasçı olmaları sebebiyle huzurdaki davayı açmalarında hukuki yararın var olduğunu, bu nedenle Hazineden satın alındı diye davanın ret edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazlarda mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin dava tarihinden önce 26.08.2013 ve 22.06.2015 tarihlerinde taşınmazları, 6292 Sayılı Kanun hükümlerine istinaden davalı ...'e satıldığı, taşınmazların davalı adına tescil edildiği, davacıların kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 Sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı göz önünde bulundurularak İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın 6292 sayılı Kanun'a dayalı olarak satılmasından sonra önceki kullanıma dayalı olarak tapu iptali ve tescil davasının dinlenip dinlenemeyeceği hususuna ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.