Aramaya Dön

2.Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas No
E. 2020/463
Karar No
K. 2020/463
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/463 Esas - 2021/406

T.C.

SAMSUN

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2020/463
KARAR NO: 2021/406
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/07/2020
KARAR TARİHİ: 30/06/2021
KAR. YAZIM TARİHİ: 05/07/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İddia ve savunmaların özeti;

Davacı vekili Mahkememize sunduğu 14.07.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı ... San. Tic. A.Ş’den buğday alımı, davalı ... San. Tic. A.Ş’ye un satımı yine davalı ... San. Tic. A.Ş hesabından Exim sigortalı ihracat ticareti yapıldığını, toplam 1.656.006,45 TL lik un'un davalıya satıldığını ve satılan bu ürünlerin irsaliyelerle davalıya teslim edildiğini, davacının satmış olduğu ürünlerin bedellerinin davalı borçlu tarafından ödenmediğini, bunun üzerine Çorum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/45 d.iş, 2020/14 d.iş karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı tarafından ihtiyati haciz kararına yapılan itirazının reddedildiğini, Çorum İcra Müdürlüğünün 2020/6317 E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurularak Samsun İcra Müdürlüğüne 2020/24224 dosya numarası ile gönderildiğini, borçluya ödeme emrinin tebliğ emrinin tebliğ edildiğini, davalı borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile Samsun İcra Müdürlüğü’nün 2020/24224 E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 18.08.2020 tarihli cevap dilekçesine özetle, arabuluculuk dava şartı gereği yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan öncelikle usulden reddini, davalının davacıya hiçbir borcunun olmadığını aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, Tekkeköy 2.Noterliğinin 04461 yevmiye numaralı 06.03.2020 tarihinde toplam 2.910.269,73 TL alacağını talep eden ihtarname çektiğini, ihtarda konu edilen 2 adet senet de bu borcun senet bedeli kadar kısmını ödemek için borcun yapılandırma, itfa vs. amacı gütmeden sadece ödeme aracı olarak müvekkiline verildiğini, bu senetlerin ödenmemesi üzerine 24.02.2020 tarihinde Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/228 d.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, icra dosyasına konu senet bedellerinin tahsil edildiğini, davacı tarafından davaya konu edilen fatura, ihtarname vb. belge ve içeriklerinin taraflarınca kabul edilmediğini, müvekkillerine herhangi bir mal tesliminin söz konusu olmadığını, haksız ve dayanaksız olarak alınan ihtiyati haciz kararlarına taraflarınca itiraz edildiğini ve taleplerinin İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edildiğini, Çorum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen değişik iş kararına karşı istinaf yoluna başvurduklarını, istinaf başvurularının kabulüne kesin olmak üzere karar verildiğini, davacı tarafın haksız ve hukuksuz olarak aldığı ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığını, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/477 E. sayılı dosyası ile de müvekkili aleyhine menfi tespit davası açıldığını, davacıya Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/18114 E. Sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararlarının uygulanması için hacze gidildiğini, davacı şirket yetkililerinin tamamının borcu kabul ettiklerini, davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı olarak açılan iş bu davanın öncelikle süresinde açılmadığından aksi kanaatte ise esastan reddolunmasını talep etmiştir.

Davacı vekili 24.08.2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle, davacının davalıya icra takip konusu ürünü sattığını ve belirtilen irsaliyelerle teslim edildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın cevap dilekçesini kabul etmediklerini, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 24.09.2020 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle, davacının hiçbir iddiasına katılmadıklarını, müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını, aksinde karşı yandan alacaklı olduğunu, böyle bir mal tesliminin olmadığını, cevap dilekçesi ile tüm delillerini bildirdiklerini, haksız ve hukuka aykırı açılmış davanın reddini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan deliller;

Arabuluculuk son tutanağı, 26.01.2018 tarih 101.808 TL bedelli, 25.05.2018 tarih 1.558.935 TL bedelli e-fatura suretleri ve sevk irsaliyeleri, Çorum İcra Müdürlüğünün 2020/6317 E. ve Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/24224 E. Sayılı dosyaları, Samsun 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/167 E. 2020/161 K. sayılı ilamı, Çorum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/45 d.iş sayılı dosyası, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/3488 soruşturma sayılı dosyası (Çorum 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 E. kayıtlı), Çorum 4.Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin öğretim görevlisi bilirkişi Harun Kısacık tarafından düzenlenen 01.02.2021 tarihli bilirkişi raporu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ilişkin S.M Mali Müşavir-Sorumlu Bağımsız Denetçi Cemalettin Kola, yeminli mali müşavir Veysel Kayar ve Hukukçu Bilirkişi Refik Moral tarafından düzenlenen 13.04.2021 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizin taraflar arasındaki 2020/477 E. 2021/274 K. sayılı ilamı, Çorum 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/148 E. 2021/193 K. sayılı dosyası, davalı tarafın yemin delilline dayanmadığına ilişkin yazılı, sözlü beyanları ve tüm dosya kapsamı. Delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe;

Dava, faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız takibe karşı itirazın iptaline ilişkindir.

Tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı şirketin davalı şirkete 26.01.2018 tarih 101.800 TL ve 25.05.2018 tarih 1.558.935 TL bedelli faturalar kestiği, fatura konusu malları sevk irsaliyeleri ile teslim etmesine karşılık bedellerinin ödenmediği gerekçesi ile Çorum İcra Müdürlüğünün 2020/6317 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın yetkisizlik kararı ile Samsun İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve 2020/24224 E. sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edildiği, takibin durduğu, davacı tarafın da itirazın iptalini sağlamak için süresi içinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından takibin dayanağının 26.01.2018 tarih 101.800 TL ve 25.05.2018 tarih 1.558.935 TL bedelli faturalar olduğu, davacı tarafın fatura konusu malın sevk irsaliyeleri ile davalı tarafa teslim edildiğini ancak bedelinin ödenmediğini iddia ettiği görülmektedir.

Davalı taraf ise cevap dilekçesi ile davaya konu edilen fatura, ihtarname, cari hesap vb. belge ve içerikleri kabul etmemekle birlikte belgelere konu herhangi bir mal tesliminin söz konusu olmadığını ileri sürmektedir. Bu halde davacının fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini yazılı/kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir.

Davacı taraf fatura konusu malların davalıya teslimi zımmında bir kısım sevk irsaliyeleri sunmuş ise de sevk irsaliyelerinin teslim alan kısmında araç plakalarının yazılı olduğu, davalı şirket çalışanlarına teslim edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı bu nedenle sevk irsaliyelerinin teslimi ispata yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. İncelenen davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, takip ve dava konusu faturaların kayıtlı olduğu 01.02.2021 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır; keza davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu takip ve dava konusu yapılan faturaların davalının yasal defterlerinin 26.01.2018 tarih ve 1923 numaralı yevmiye maddesi ile 25.05.2018 tarih 12001 nolu yevmiye numarasında kayıtlı olduğu, 13.04.2021 havale tarihli bilirkişi raporundan tespit edilmiştir.

Böylece dava ve takip konusu fatura dayanağı malı davalı tarafın ticari defterlerine kayıt etmiş olması sebebi ile teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Bundan sonra ispat yükü yer değiştirmekte olup davalı taraf teslim aldığı kabul edilen mal bedelini ödediğini yazılı/yasal delillerle ispatlaması gerekmektedir.

İncelenen tarafların ticari defter kayıtlarından takip konusu iki adet fatura karşılığı yapılan ödeme gözükmemektedir. Ancak taraflar arasında ticari ilişkinin bulunması ve açık cari hesap ilişkisinin olduğunun belirlenmesi karşısında tüm ticari ilişkinin incelenerek fatura bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.

Alınan bilirkişi raporlarından faturaların her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu ancak davacı defterine göre kendisinin, davalı defterine göre davalının alacaklı gözüktüğü bu şekilde defter kayıtlarının birbirini teyit etmediği görülmektedir.

Davalı tarafın ödemeyi ancak HMK 222/3 maddesi şartlarına uygun tutulan defter kayıtları ile ispatlaması mümkündür. Buna göre her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması, açılış-kapanış kaydının bulunması halinde her biri kendi lehine delil olacağından bir tarafın defter kayıtlarının diğerinin defterinde bulunmadığı sürece değer kazanması mümkün değildir. Bu durumda defterine dayanan taraf iddiasını başkaca delillerle ispatlamalıdır.

Davalı tarafın defterindeki ödeme kayıtları davacı tarafın defterlerinde yer almadıkça hüküm ifade etmez. (Hüseyin Tuztaş Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması)

Tarafların ticari defterinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporları nazara alındığında defterler usulüne uygun tutulmuş olmakla birlikte kayıtların birbirini teyit etmediği, davalı tarafın muavin defterlerinde 2019 yılı sonu itibari ile davacıdan 3.074.634,76 TL alacaklı olduğu, bu alacağın kaynağının ise davalının 31.12.2019 tarihli "Kur farkı gelir Thk" açıklamalı 2.987.269,43 TL bedelli kayıt olduğu ancak davalının usulsüz olarak fatura düzenlemeden tahakkuk yoluyla davacıyı borçlandırdığı ve davacının ticari defterlerinde böyle bir kaydın bulunmadığı dolayısıyla davalının davacı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olmadığı sürece ödemeyi dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması mümkün değildir.

Mahkememizce hatırlatılan yemin deliline de davalı taraf dayanmamıştır. Böylece davacı taraf takip konusu fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğini davalının ticari defter kayıtları ile ispatlamış, davalı ise hem fatura karşılığı mal bedellerini ödediğini hemde cari ilişkide borçlu olmadığını yasal/kesin delillerle ispatlayamadığından fatura konusu asıl alacak toplamı 1.656.006,45 TL yönünden itirazın iptaline, takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Takip talebinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı dolayısıyla işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu kısım yönünden talebin reddi gerekmiştir. Asıl alacak faturaya dayalı olup hesap edilebilir yani likit kabul edilmekle %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, red edilen kısım yönünden davacının kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminat talebi yerinde görülmemiştir.

İş bu davanın konusu takip dayanağı iki adet fatura olup, itirazın iptali davalarının takip ile sıkı sıkıya bağlılığı kuralı gereği öncelikle takip konusu faturalar yönünden inceleme yapılmıştır. Ancak taraflar arasında açık cari hesap ilişkisinin bulunduğu görülmekle tüm ticari ilişki yönünden de bilirkişi incelemeleri yapılarak değerlendirmeler yapılmıştır.

Bu kapsamda davacı tarafından açılan menfi tespit talepli dava mahkememizin 2020/477 E. 2021/274 K. Sayılı ilam ile reddedilmiştir. Her iki dosya da taraflar aynı ise de ispat kurallarının farklı olması sebebi ile birleştirilme cihetine gidilmemiş ancak birlikte yürütülmüş ve yukarıda izah edildiği üzere iş bu dosyada da tüm cari ilişki değerlendirilmiştir.

Son celse öncesi Çorum 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/148 E. 2021/193 K. Sayılı ilamı mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirilerek mahkememize gönderilmiştir. Ancak dosya incelendiğinde; dava dilekçesindeki talep üzerine doğrudan birleştirme kararı verildiği, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği gibi kararın da taraf vekillerine tebliğ edilmediği görülmektedir. HMK 166/2 maddesine göre davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebi ile birleştirme ikinci davanın açıladığı mahkemeden talep edilebilir.

1.davanın açıldığı mahkemenin talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. Görüldüğü üzere mahkememizin birleştirme kararı ile bağlı olabilmesi ancak kesinleşmesinden sonra mümkündür oysa karar taraf vekillerine tebliğ edilmemiş, usulüne uygun kesinleştirme yapılmamıştır. Öte yandan HMK 168. maddesi kanun yollarını düzenlemekte olup, buradaki düzenleme aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemeleri yönündendir. Maddedeki düzenlemenin mefhumu muhalifinden anlaşılacağı üzere ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında ve 2.davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararı nihai bir karar olup yalnız başına kanun yoluna başvurulabilir. (Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı Prof. Dr.Baki Kuru, Prof.Dr.Ramazan Arslan, Prof. Dr.Ejder Yılmaz 22. Baskı Sayfa:512) Bu nedenle birleştirme kararı usulsüz olmakla ara kararla tefrik edilerek mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüş ise de davanın konusunun arabuluculuk son tutanağında bulunduğu, davalı tarafın ileri sürdüğü hususların bu dosyanın dolayısıyla arabuluculuk tutanağının konusunu oluşturmadığı görülmekle itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür. Takip dayanaklarından ihtiyati haciz kararı 02.03.2020 tarihli olup aynı gün Çorum İcra Müdürlüğünün 2020/6317 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiği dolayısıyla İİK 264. Maddesine göre takibin süresinde olduğu, itiraz üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve 22.06.2020 tarihli son tutanak üzerine davanın açıldığı, arabuluculuk süresi içerisinde sürelerin durduğu gibi 7226 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi ile 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve İİK ile Takip Hukukuna İlişkin Diğer Kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra/iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler 22/03/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar durmuştur, duran sürelerin eklenmesi ile davanın da yasal süreler içerisinde açıldığı tespit edilmiş, diğer itirazlarda yerinde görülmemiştir. 6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davacı banka tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmış davalının vekili aracılığı ile arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşılmış olmakla tespit edilen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile

-Samsun İcra Dairesinin 2020/24224 E. Sayılı dosyasındaki itirazın 1.656.006,45 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin devamına, fazlaya dair talebin ve işlemiş faiz talebinin reddine, -Asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 yasal faiz uygulanmasına, -Asıl alacak likit kabul edilmekle %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 113.121,80 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 32.856,28 TL nin mahsubu ile bakiye 80.265,52 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 90.760,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince reddedilen kısım yönünden hesaplanan 27.206,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafça başlangıçta ödenen 54,40 TL başvuru harcı, 32.856,28 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 32.918,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

7.Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti 2.500 TL, posta ve tebligat gideri 133,50 TL olmak üzere toplam 2.633,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 2.266,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8.7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi gereğince 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına

9.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,

10.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2021

Başkan

✍ e-imzalıdır

Üye

✍ e-imzalıdır

Üye

✍ e-imzalıdır

Katip

✍ e-imzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog