4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10262
- Karar No
- 2022/13526
- Karar Tarihi
- 01.11.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/10262 E. , 2022/13526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, ... tarafından verilen 27/12/2020 tarih 2020/İHK-29261 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracının karıştığı kazadan dolayı hasara uğradığını belirterek uğradığı zararın giderilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
... tarafından; davanın kısmen kabulü ile 60.001,00 TL’nin 16/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ekspertiz raporunda belirtildiği üzere aracın riziko tarihindeki rayici olan 200.000,00 TL’den hasarlı değer olan 139.999,00 TL’nin düşülerek bakiye 60.001,00 TL’nin tahsiline karar verildiği, hakem heyetince alınan 12.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise aracın sol tarafında meydana gelen hasarın kaza ile oluşmasının mümkün olmadığının ifade edildiği anlaşılmaktadır. Davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, kaza ile illiyet bağı kurulan hasar bedellerinin bilirkişi raporundaki kabule göre belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmadan, kazanın oluşumunda illiyet kurulamayan kısımların da dahil edilerek tüm hasarlı aksam değerlendirilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.