4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9346
- Karar No
- 2022/16011
- Karar Tarihi
- 01.12.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/9346 E. , 2022/16011 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda ... ... tarafından verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili; 12/03/2016 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada yaralandığını, davalı tarafça, 07/06/2017 tarihinde 81.796,85 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, 40.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta limiti aşılmamak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, gerçekleşen kaza nedeniyle davacıya aktüer tarafından belirlenen 81.796,85 TL tazminat tutarının 01/08/2017 tarihinde ödendiğini, başvurunun haksız olduğunu, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun dikkate alınması gerektiğini, maluliyet raporunun, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kabulüne, 212.578,35 TL'nin 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı tarafın tazminatın hesaplanma yöntemine ilişkin itirazının kısmen kabulüne, diğer itirazlarının reddine, ... kararının kaldırılmasına, başvuranın 212.578,35 TL tutarındaki tazminat talebinin 173.243,86 TL'lik kısmının kabulüne, kabul edilen kısmın 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine, talebin geriye kalan 39.334,49 TL'lik kısmının reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2018 tarih, 2018/4010 D.İş Esas - 2018/4272 D.İş Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararından sonra İtiraz Hakem Heyetince; davalı tarafın tazminatın hesaplanma yöntemine ilişkin itirazının kısmen kabulüne, diğer itirazlarının reddine, ... kararının kaldırılmasına, başvuranın 212.578,35 TL tutarındaki tazminat talebinin 173.243,86 TL'lik kısmının kabulüne, kabul edilen kısmın 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine, talebin geriye kalan 39.334,49 TL'lik kısmının reddine karar verilmiş; ... kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. a- Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK md. 52'de düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dairenin geri çevirme ilamı ile temin edilen ceza soruşturma evrakının incelenmesinde; davacının araç sürücüsü ile arkadaş olduğu, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde bu araca kendi isteğiyle bindiği, bu vesileyle kendi yaralanması ile neticelenen kazada etkenliğinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; belirlenen zarardan Dairemiz yerleşmiş içtihatları göz önüne alındığında yukarıda açıklaması yapılan TBK'nın 52. maddesinde belirtilen uygun ölçülere göre %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. b-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, ceza soruşturma evrakının incelenmesinde, davacı ile sürücünün arkadaş olduğu beraber çorba içmeye giderken meydana gelen olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken hatır taşımasının davalı tarafın ispat edilemediği gerekçesiyle hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmaması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.