Esas No
E. 2021/20457
Karar No
K. 2022/17877
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/20457 E.  ,  2022/17877 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı .... vekili Av.... tarafından, davalı ... aleyhine 01.08.2013 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 29.01.2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 gün 2015/14392 E. 2018/2313 K. sayılı ilamında; “…Davalı dosyaya ibraz ettiği süre tutum dilekçesinde; dava konusu haksız fiilin 22.04.2010 tarihinde meydana geldiğini, iş bu davanın ise 01.08.2013 tarihinde açıldığını beyan ederek davanın zamanaşımı sebebi ile reddini talep etmiştir. Mahkemece 31.01.2014 tarihi ön inceleme duruşmasında davalının zamanaşımına vaki itirazlarının deliller toplandıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda da zamanaşımı def'i yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Zamanaşımı defi hakkında inceleme yapılıp, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin işin esasına girerek yazılı olduğu şeklide hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece, zararın 22.04.2010 tarihinde meydana geldiği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.maddesi gereğince 1 yıllık sürenin 22.04.2010 tarihinden işlemeye başladığı, söz konusu süre dolduktan sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Üçüncü Şahıs ve Ürün Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kaynaklı rücuen tazminata yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Zamanaşımı; belli bir süre kullanılmaması hâlinde alacak hakkının, dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Borcun zamanaşımına uğraması hâlinde borç yahut alacak sona ermemekte, yalnızca dava edilebilme niteliğini kaybetmektedir. Hukuki açıdan zamanaşımı, kişisel savunma sebebi (def’i) niteliğindedir. Bu kapsamda borçlu, zamanaşımına uğramış borcunu ifadan kaçınmak için, zamanaşımı def’i aracılığıyla, borcun dava edilebilme niteliğini kaybettiğini ileri sürebilecektir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi "Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namıyla nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz” hükmünü haizdir. Rücu hakkı ise başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı, ödeme tarihi itibariyle fiil ve faili bildiği gibi zarar da tam anlamıyla gerçekleşmiştir. Davanın niteliğine göre zamanaşımının başlangıç tarihi zarara neden olan haksız fiil tarihi olmayıp haksız fiil sonucu doğan zararın zarar görene ödendiği tarihtir. Çünkü ortaya çıkan zararı ödeyen kişi ancak bu ödeme tarihinden sonra talep edebilme hakkına kavuşur. Dosya kapsamından, dava konusu olayın 21.04.2010 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından kendi sigortalısına 20.09.2012 tarihinde ödeme yapıldığı, eldeki davaya konu icra takibinin ise 10.05.2013 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin özel zamanaşımı düzenlemesi olmadığından uygulanması gereken, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde yer alan 1 yıllık süre ödeme tarihinden itibaren başlayacaktır. Ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde icra takibine başlanılmış olmakla takip ve davanın süresinde açıldığı ve zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından; mahkemece işin esasa incelenerek karar verilmesi gerekirken, genel zamanaşımı bakımından değerlendirilmesi gereken olay tarihinden itibaren zamanaşımının işlemeye başlayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 818 sayılı Borçlar Kanunu K818 md.60
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.