9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/3793 E. , 2023/4193 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekilinin temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2013/168 Esas, 2014/230 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, sanıklar ..., ... ve ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, beraat kararı verilmiştir.
2.Dava soyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği; sanıkların cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ... hakkında olay tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdure ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde olay tarihinde mağdureyle birlikte sanık ...'ın evine giden ...'nin aşamalarda mağdurenin ablası ... ve mağdureyle birlikte ayrı bir odada uyuduklarını, sanık ...'in ise ayrı bir odada ... ile birlikte uyuduğunu, bağırma sesi duymadığını, iddia edilen olayın gerçekleşmediğini beyan etmesi, mağdurenin ablası sanık ...'in tüm aşamalardaki beyanlarında tanık ... ile aynı yönde beyanda bulunması, sanık ...'in istikrarlı şekilde suçlamayı kabul etmediğini savunması ve diğer sanık savunmaları karşısında sanık ...'in mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığından sanık ...'in beraatine karar verildiği, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun oluşması için on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun kendi isteğiyle, kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk etmiş olması, failin yanına gitmiş olması, failin yetkili makamları veya çocuğun ailesini durumdan haberdar etmeyerek çocuğu yanında tutması gerektiği,"terk" olgusunun,"çocuğun ailesiyle birlikte yaşadığı evden tamamen veya en azından bir kaç günlüğüne ayrılması" olarak tanımlandığı, olayda mağdurenin evi terk etmesinin sözkonusu olmadığını, zira mağdurenin ertesi gün evine döndüğü, durum karşısında yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığından sanıkların bu suçtan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Çocuğun Kaçırılması Ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda on sekiz yaşını bitirmeyen çocuğun annesi ile babasının çocuk üzerinde sahip oldukları velayet haklarının koruma altına alınması nedeniyle atılı suçun mağdurenin çocuğun kanuni temsilcisi olup, çocuğun annesi olan şikayetçi Münevver'in yokluğunda verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü temyiz etmemesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin kararı temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Tebliğname Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnameye kısmen iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
A. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükümlere yönelik vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2013/168 Esas, 2014/230 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.