Esas No
E. 2021/16296
Karar No
K. 2023/5700
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/16296 E.  ,  2023/5700 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/466 E., 2019/145 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2011 tarihli ve 2011/596 Esas, 2011/787 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan katılanlar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 28.09.2015 tarihli ve 2015/3204 Esas, 2015/4356 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/928 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan katılanlar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Anılan kararın katılan ... vekili tarafından vekâlet ücreti ile sınırlı ve Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.04.2017 tarihli ve 2017/3855 Esas, 2017/8786 Karar sayılı kararı ile; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2017/466 Esas, 2019/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan katılanlar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık, verilen kararın lehine olan sebeplerle incelenmesi talebi ile kararı temyiz etmiş, sanık müdafii, resen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebiyle süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren başka dilekçe sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, suç tarihlerinde bir sebepten yol kenarında vasıta bekleyen katılanlara kullandığı aracı ile yaklaşıp yol sorma ve benzeri yöntemlerle iletişim kurduktan sonra toplumda otostop tabir edilen şekilde arabasına binmelerine ikna ettiği, sadaka ve hayır yapmak istediğini, ancak vakti olmadığını beyan ettiği ve bu esnada çeşitli kişilerle bu durum hakkında telefon konuşmaları yaparak katılanlar nezdinde güven yarattığı, yanında yabancı para bulunduğunu ve Türk parası olmadığını ifade ederek katılanlara Euro cinsinden para verdiğini söyleyip kur değeri bulunmayan döviz verip aldatmak suretiyle Türk lirası aldığı ve bu suretle katılanları dolandırdığı iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.

2.Sanık, katılanları tanımadığını, olaylarla alakasının olmadığını, yapılan teşhisleri kabul etmediğini beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Katılan ..., sanığın yanında Türk parası olmadığını, 1000 Euro olduğunu, 2.570 TL tuttuğunu söylemesi üzerine 2.570,00 TL'yi sanığa verdiğini, bu para içinden 500 TL yi hayır yapması için kendisine iade ettiğini, karşılığında Euro diye gerçek olup ancak değeri düşük olan 2 tane 500 lük Endonezya parasını vererek dolandırdığını, zararının giderilmediğini beyanla sanıktan şikayetçi olmuş, sanığı soruşturma ve kovuşturma aşamasında teşhis ettiği görülmüştür.

4.Katılan ..., sanığın yanında yabancı para olduğunu, bu paranın 1250 TL tuttuğunu, kendisine 500 TL para vereceğini söylemesi üzerine katılanın yanında para olmadığını söylediğinden birlikte bankamatikten 750,00 TL çekip sanığa verdiğini, sanığın da 500 Endonezya parası vererek dolandırdığını, zararının giderilmediğini beyanla sanıktan şikayetçi olmuş, sanığı soruşturma ve kovuşturma aşamasında teşhis ettiği görülmüştür.

5.Tanık C.Y. katılan ...’i dolandırmadığını beyan etmiş katılan ...’te kendisini dolandıran kişinin tanık olmadığını söylemiştir.

6.21.09.2011 tarihli tutanağa göre, sanığın yakalandığında üzerinde dört adet farklı seri numaralı BANCO CENTRAL DE RESERVA DEL ERU 1000 yazılı ve P harfi boyanma sureti ile silinmiş yabancı ülke parası ele geçirildiği anlaşılmıştır.

7.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

8.Mahkemece, dosyadaki tüm deliller ile sübut bulan suçtan sanığın mâhkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2017/466 Esas, 2019/145 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog