Esas No
E. 2021/21418
Karar No
K. 2023/5842
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/21418 E.  ,  2023/5842 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/51 E., 2015/259 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2015 tarihli ve 2015/151 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b)Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, mahkumiyet hükümlerini hak etmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, gerçek bir çekten tamamen sahte olarak üretilmiş, keşidecisi ... olan, 5.250,00 TL tutarlı, yasal unsurları haiz çeki önceden doğmuş borcuna karşılık mağdur ...'e 16.09.2011 tarihinden iki hafta önce verdiği, mağdur ...'nın çeki piyasada kırdırdığı, son hamil tarafından çekin bankaya ibrazında sahte olduğu anlaşılmıştır.

2.Ekspertiz raporlarına göre, çekin ön yüzündeki yazılar ile ilk ciranta Yalçın Bozdağ'a atfen atılan cironun sanığın eli ürünü olduğu belirlenmiştir.

3.Çek Mahkemece de gözlemlenmiş ve özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.

4.Hem mağdur anlatımına göre hem de sanık savunmasına göre suça konu çekin önceden doğmuş borca karşılık verildiği, zira mağdurun 2008 yılında sanıkla noterlikte gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, sanığın gayrimenkul satışının olmaması sebebiyle verdiği kaporaya karşılık önceden doğan borç nedeniyle suça konu çeki verdiğini belirttiği, sanık savunmasının da bu doğrultuda olduğu belirlenmiş, mağdur bu sözleşme kapsamında sanığa 5.000,00 TL kapora verdiğini belirterek bu satış vaadi sözleşmesini de ibraz etmiştir.

5.Sanığın savunmasında ayrıca suça konu çeki birinci ciranta olarak gözüken ve demir sattığı Yalçın Bozdağ'dan aldığını belirtmesine rağmen suça konu çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile çeki aldığını söylediği birinci ciranta Yalçın Bozdağ'a atfen atılan imzanın sanığın eli ürünü olduğu, sanığın bu ticari ilişkiye dair herhangi bir fatura ve belge sunamadığı ve Yalçın Bozdağ'ın açık kimlik ve adres bilgilerini de gösteremediği anlaşılmıştır.

6.Mahkemece sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları, ekspertiz raporları, Mahkeme gözlemi, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında suça konu çekin mağdura verildiği 02.09.2011 tarihi olarak gösterilmesi gerekirken 16.09.2011 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen adli emanetin 2011/26753 sırasına kayıtlı suça konu çek hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Hem mağdur anlatımına göre hem de sanık savunmasına göre suça konu çekin önceden doğmuş borca karşılık verildiği, zira mağdurun 2008 yılında sanıkla noterlikte gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, sanığın gayrimenkul satışının olmaması sebebiyle verdiği kaporaya karşılık önceden doğan borç nedeniyle suça konu çeki verdiğini belirttiği, sanık savunmasınında bu doğrultuda olduğu, ayrıca mağdurun bu sözleşme kapsamında sanığa 5.000,00 TL kapora verdiğini belirterek bu satış vaadi sözleşmesini de ibraz ettiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; dosya kapsamından somut olayda önceden doğan borç nedeniyle suça konu çekin mağdura verildiğinin anlaşılması karşısında nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "adli emanetin 2011/26753 sırasına kayıtlı suça konu çekin dosyada delil olarak saklanılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog