Esas No
E. 2021/16059
Karar No
K. 2023/4327
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/16059 E.  ,  2023/4327 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2020/27 E., 2020/36 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kadastro sırasında kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle Trabzon ili Of İlçesi Esentepe Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 233 ada 6, 7, 8, 9, 247 ada 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26 parsel sayılı sırasıyla 906,30; 1,099,48; 259,54; 1.014,98; 662,78; 638,9; 1.315,19; 689,17; 953,88; 185,51 ve 260,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 233 ada 6 ve 247 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar ..., 233 ada 7 ve 247 ada 19 parsel sayılı taşınmazlar ..., 233 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ..., 233 ada 9 ve 247 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar ..., 247 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ..., 247 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ..., 247 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ... ve 247 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar ise ... adına tespit edilmiştir.

2.Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, taksim ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tescilini istemiştir.

3.Yargılama sırasında davacının ölümü üzerine davaya mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından devam edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; çekişmeli 233 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2006/25 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazların davacının dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında olup, kaydın hukuki kıymetini koruduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 233 ada 6, 7, 8, 9, 247 ada 19, 20, 21, 22, 23, 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 233 ada 6, 7, 8, 9, 247 ada 19, 20, 21, 22, 23 ve 25 parsel sayılı taşınmazların 15/320’şer payının, 247 ada 26 parsel sayılı taşınmazın ise 60/1280’er payının davacı ... ve müşterekleri, 247 ada 26 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan payının miras payları oranında tespit malikinin mirasçıları adına, diğer taşınmazların geriye kalan paylarının ise tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... mirasçıları ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16 ıncı Hukuk Dairesinin 08.05.2019 tarihli ve 2016/12630 Esas, 2019/3521 Karar sayılı kararıyla davacının dayandığı tapu kaydının, şarken "hendek", garben "ırmak", şimalen "... oğlu ......" ve cenuben tarikiam" hudutlarını içermekte olup, İlk Derece Mahkemesince yapılan ilk keşifte yerel bilirkişilerden sorularak uygulanmaya çalışıldığı ancak yerel bilirkişilerce gösterilen hudutlar itibariyle, tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığının belirlendiği, daha sonra davacı tanıklarının katılımı ile yeniden yapılan keşifte, fen bilirkişisi tarafından, tanıkların gösterdiği hudutlar itibariyle dava konusu taşınmazların tapu kaydının kapsamında kaldığı belirtilmekle beraber, davacı tanıklarının tapu kaydının hudutlarını yerel bilirkişilerden farklı şekilde gösterdikleri, ancak tanıkların gösterimine göre de tapu kaydı hudutlarının yön itibariyle taşınmazları kapsamadığının anlaşıldığı, şu haliyle, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine dava konusu taşınmazlara uyduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı gibi davacı tarafın dava konusu taşınmazlarda zilyetliği bulunduğunu da kanıtlayamadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabul kararı verilmiş olmasının isabetsizliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı gibi davacı yanın taşınmazlarda iktisaba elverişli zilyetlikleri de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli 233 ada 6, 7, 8, 9, 247 ada 19, 20, 21, 22, 23, 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararları gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ...Rıza Kumaş ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz başvuru dilekçesinde, hükmün haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çelişkili keşif beyanları ile bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verildiğini, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının kapsamında olup, kayıt maliklerinin adına tescili gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve taşınmazların tapu kaydının kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 20 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.