Esas No
E. 2022/7586
Karar No
K. 2023/4654
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2022/7586 E.  ,  2023/4654 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1527 E., 2022/969 K.
KARAR: İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2021/50 E., 2021/602 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 194 ada 10 parsel sayılı 4.564,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde mülga 2613 sayılı Kanun ile 5602, 509 ve 766 sayılı Kanunlara göre yapılan kadastro / tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan yerden olduğu belirtilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.

2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 194 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, Hazine'ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken yapılan çalışma sonucunda taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. Maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalı açısından oluşması gerektiğini, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın babasından intikal ettiğini, taşınmaza her yıl buğday ekilerek hasat edildiğini ve taşınmaz üzerinde zilyetliğinin 48 yıldır devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın davalının babası Tahsin ve davalı tarafından ekin ekilerek kullanıldığını, taşınmazın kuzeyinde bulunan ve bilirkişi heyet raporunda (B) harfi ile gösterilen çalıların eskiden beri taşınmazda var olduğunu, davalının bu kısımdaki çalıların arasını sürüp ekerek kullandığını beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın çalılık olan (B) bölümünün imar ihya edilmediği, (A) bölümünün ise 1957 - 1971 - 1980 tarihli hava fotoğraflarında çalılık ve tarımsal açıdan kullanımsız bir halde iken 1992 yılı hava fotoğrafında çalılardan temizlenerek tarım yapılmaya başlandığı ve 2010 yılı ve sonraki yıllara ait uydu görüntülerinde de (B) ile belirtilen kısımda tarımsal faaliyetin devamlılık arz ettiği, keşif tarihine kadar tarımsal üretim yapılarak kullanımın devam ettiği, imar ihyasının 1992 yılında tamamlanarak tarım toprağı sıfatının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği; (A) harfi ile gösterilen kısımda keşif günü dahi çalılık unsurun davam ettiği, bu kısmın imar ihyasının tamamlanmadığı, bu haliyle taşınmazın (B) bölümü üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, (A) bölümü üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 194 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. Madde gereğince yapılan kadastro çalışmasında 10.08.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.567,47 metrekare yüzölçümündeki kısmı yönünden kadastro tespitinin iptaline, iptal edilen (B) harfi ile gösterilen 1.567,47 kısmın 194 ada son parsel numarasında tarla vasfı ile Hazine adına, ifraz sonrası geriye kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.996,78 metrekarelik kısmın 194 ada 10 parsel sayısında tarla niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmı yönünden, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 194 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, 1956 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında tapulama harici bırakıldığı; 1956 da yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu parselin bulunduğu alanın tapulama harici bırakıldığı; eğiminin % 5-6 olup 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılarak 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları sonucunda orman sayılmayan alanda kaldığı; 4999 sayılı Kanun çalışmalarında bu durumunun değişmediği; parselin güneydoğusundaki (B) harfli kısmın ağırlıkla kermes meşesi ve pırnal meşesi çalılarıyla kaplı olduğu, kırmızı alıç ağacının da münferit olarak bu bitki örtüsüne katıldığının gözlemlendiği; batı kısmı olan A kısmının tamamı ve güneydoğusundaki B ile gösterilen çalılık alanın ara boşluklarının sürüldüğü; hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve toprak yapısına göre 1957-1971-1980 yılı hava fotoğraflarında üzerinde ocaklar halinde yapraklı çalılar bulunduğu, imar ihya edilmediği ve üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı; 1992 tarihli hava fotoğrafında önceki görüntülerdeki ağaççıkların temizlendiği ve çevresindeki diğer taşınmaz alanlar gibi toprak işleme yapıldığı, çevre araziler ile arasında sınırlarının belirgin olduğu, imar ihyasının 1992 tarihinde tamamlandığı ve tarımsal alan olarak kullanımda olduğu; (B) ile gösterilen alanın ise eski tarihli hava fotoğraflarında görülen ocaklar halindeki yapraklı çalıların bulunduğu ve imar ihyasının yapılmadığı; 1962 ve 1983 tarihli memleket haritalarında tamamının yeşil renkli üzerinde geniş ve iğne yapraklı orman ağaççıkları simgeleri bulunan alanda kaldığı; 2000 tarihli memleket haritasında ise (A) bölümünün beyaz renkle gösterilen açıklık ve üzerinde geniş ve iğne yapraklı orman ağaççıkları simgeleri bulunan alanda kaldığı; bu haritanın 1992 tarihli hava fotoğrafıyla uyumlu olduğu; (B) kısmının ise yeşil renkli üzerinde geniş ve iğne yapraklı orman ağaççıkları simgeleri bulunan alanda kaldığı; 1983 tarihli memleket haritasında tamamının yeşil renkli üzerinde geniş ve iğne yapraklı orman ağaççıkları simgeleri bulunan alanda kaldığı; 2000 tarihli memleket haritasında ise (A) bölümünün beyaz renkle gösterilen açıklık, üzerinde geniş ve iğne yapraklı orman ağaççıkları simgeleri bulunan alanda kaldığı, bu haritanın 1992 tarihli hava fotoğrafıyla uyumlu olduğu, (B) kısmının ise yeşil renkli üzerinde geniş ve iğne yapraklı orman ağaççıkları simgeleri bulunan alanda kaldığı; 2010-2013-2016-2021 tarihli uydu görüntülerinde A kısmı üzerinde toprak işleme yapıldığı, 2010 yılından dava tarihi ve keşif tarihine kadar aralıksız toprak işleme yapılarak kuru tarım alanı olarak kullanımda olduğu, B ile gösterilen alanın ise 2010 yılından keşif tarihine kadar görüldüğü gibi üzerinde yapraklı çalıların bulunduğu, imar ihya edilerek tarımsal alan olarak kullanımda olmadığı; orman sayılmayan yerlerden olup (A) ile gösterilen 2.996,78 metrekarelik kısmı üzerinde imar ihyanın dava tarihine göre en az 30 yıl öncesinden tamamlandığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluştuğu ve dolayısıyla bu kısım yönünden davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluştuğu; (B) harfli 1.567,47 m2 lik kısmı üzerinde imar ihyanın tamamlanmadığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluşmadığı ve dolayısıyla parselin bu kısmı yönünden oluşmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ...

vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri Davacı ...

vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın (A) bölümü üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.