9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/1137 E. , 2023/3227 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2014 tarihli ve 2013/137 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2014 tarihli ve 2013/137 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2014/5737 Esas, 2014/10905 Karar sayılı kararı ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 16.01.2014 tarihli raporunda mağdurenin travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, sanığın mağdureye yönelik olarak mağdure ilköğretim birinci ve beşinci sınıfta iken gerçekleştirdiği iki farklı eyleminin bulunmasına karşılık, bu eylemlerden hangisi sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmediğinden, öncelikle dosyanın talep edilmesi halinde de mağdurenin adı geçen üniversite hastanesine gönderilerek bu hususta ek rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği, mağdureye ait de nüfus kayıt örneği getirtilmeden ve sanık ile mağdure arasındaki akrabalık bağını gösteren nüfus kayıt örnekleri de celp edilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması, hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105 inci maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2018/6592 Esas, 2020/2598 Karar sayılı kararı ile Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurenin 19.03.2013 tarihli kolluk anlatımında maruz kaldığı eylemlerin ilkinin birinci sınıfa gittiği dönemde diğerinin ise üçüncü sınıfa giderken gerçekleştiğini belirtmesine rağmen kovuşturma evresindeki 24.07.2013 günlü ifadesinde eylemlerin birinci sınıftan beşinci sınıfa kadarki dönemde benzer şekilde devam ettiğini beyan etmesi karşısında, suçun zincirleme şekilde işlendiği gözetilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince mahkumiyeti gerekirken her bir eyleminden dolayı ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2020/156 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten sonraki 6763 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aynı Kanun'un 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2020/156 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/122 Esas, 2022/6684 Karar sayılı kararı ile Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mahkemece bozmaya uygun şekilde sanığın değişik tarihlerdeki eylemlerinin zincirleme şekilde gerçekleştiği kabul edilerek lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 6545 sayılı kanun değişikliğinden önceki halinden hüküm kurulması halinde temel cezanın teşditsiz belirlendiği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 ile 62’inci maddelerinin değerlendirilmediği hüküm kurulurken ise temel cezanın ve arttırım oranının teşdiden belirlenmesi sebebiyle sanığın aleyhine olacak şekilde hüküm kurulduğu gözetildiğinde lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
7.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2022/259 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları aynı Kanun'un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 14 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
8.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.01.2023 tarihli ve 9-2022/148731sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Kararın hukuka aykırı olarak verildiğine mahkemenin suç tasnifini ve lehe kanun uygulamasını yanlış yaptığına, temel cezanın teşdiden belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ve resen gözetilecek sebeplerle hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Sanığın suçlamayı kısmen ikrar ettiğine, lehe kanun değerlendirmesinin hatalı yapılarak sanığa eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz talebinde bulunulan hususların doğru olduğuna ve sanığa eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece'' Sanık ... ***'nin katılan mağdure olan yeğeni ... ***'nin ilkokul birinci sınıfa gittiği 2009 yılında ay ve günü tam olarak tespit edilemeyen bir zaman diliminde katılan mağdure ile evde yalnız kaldığı bir sıra katılan mağdurenin yanına yaklaşarak vücudunun çeşitli yerlerini ellediği, göğüslerini ellediği, dudağından öptüğü katılan mağdurenin yapmamasını söylemesine rağmen bu hareketlerine devam ettiği, bu elleme ve öpme dışında başkaca bir eyleminin bulunmadığı, katılan mağdurenin korktuğundan dolayı bu olayı ailesine veya başkasına anlatamadığı, olayın ortaya çıktığı 19.03.2013 tarihinden yaklaşık üç dört ay önce katılan mağdurenin beşinci sınıfa gittiği ancak ay ve günü tam olarak tespit edilemeyen bir zamanda katılan mağdurenin dedesinin evine gittiği ve evde amcasıyla yalnız kaldığı bir zaman diliminde sanığın katılan mağdurenin göğüslerini ellediği, dudağından öptüğü, yaklaşık beş dakika bu şekilde katılan mağdureye cinsel davranışlarda bulunduğu, bir süre sonra kapının çalmasıyla bu eylemlerini sonlandırdığı, bu şekliyle sanığın katılan mağdurenin ilkokul birinci sınıfta ve beşinci sınıfta olduğu iki ayrı tarihte onbeş yaşından küçük olan yeğenine karşı göğüslerini ve vücudunu ellemek ve dudaklarından öpmek suretiyle cinsel istismar eyleminde bulunduğu, sanığın katılan mağdurenin beşinci sınıfta olduğu son eyleme ilişkin yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen ifadelerinden de anlaşılacağı üzere soruşturma aşamasında ikrarda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise cezadan kurtulma amacıyla tüm bu ifadelerini inkar ettiği, polis zoruyla ifade verdiğini beyan ettiği ancak bu ifadelerini yalnızca Emniyet Müdürlüğünde değil, Cumhuriyet Savcılığında ve Sulh Ceza Mahkemesinin sorgusunda da verdiği ayrıca Emniyet Müdürlüğünde ifadesi sırasında yanında müdafi bulunduğu anlaşılmakla sanığın kovuşturma aşamasında suçlamayı kabul etmediğine ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir. '' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan deliller; Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanığın savunmaları, mağdur beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, emniyet evrakları ve olaya dair tüm tutanaklardan ibarettir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2022/259 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararında sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.