4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2014/12179 E. , 2014/16377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2014
NUMARASI : 2013/347-2014/102
Davacı F.. T.. vekili Avukat F. E. tarafından, davalılar U.. Y.. vd aleyhine 06/03/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 07/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan istemin usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, sahibi olduğu şirketin ortağı olan U.. Y..'in vekaletnamede çek keşide etme yetkisi olmadığı halde şirket adına birçok çek düzenlediğini, çek bedellerinin ödenemediğini, bu nedenle şirket aleyhine icra takipleri başlatıldığını belirterek, uğranılan zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, şirket adına verilen vekaletname ve keşide edilen çeklerden dolayı dava dışı şirketin zarar gördüğü, bizzat davacının zarar görmediği, bu bakımdan davacının taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle istemin usulden reddine karar verilmiştir.
Taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin; dava ehliyeti ise, medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekillerdir. Taraf ve dava ehliyeti, usul hukukunda birer dava şartıdır ve bu yönden bir eksiklik bulunduğu taktirde dava usulden reddedilir. Buna karşın, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına (husumete) sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bu nedenle usul hukuku anlamında bir dava şartı değildir. Taraflardan birinin taraf sıfatına sahip olmaması halinde, dava usulden değil, esastan reddedilir ve bu karar o davadaki taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. (Ayrıntılı bilgi için bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2013, s.207-256)
Dosya incelendiğinde ve yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde, davacının taraf ve dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, ret kararına gerekçe yapılan hususlar davacının taraf sıfatına (aktif husumet ehliyetine) sahip olup olmadığıyla ilgilidir. Bu bakımdan mahkemenin ret gerekçesi yerinde değildir.
Diğer yandan, mahkemece tahkikat aşamasına geçilmeden karar verilmiştir.
Halbuki, ön incelemede öncelikle ve sadece dava şartları ile ilk itirazlar incelenir (HMK m.137). Ön inceleme duruşmasından sonra mahkemece hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’iler incelenerek karara bağlanır (HMK. m 142). Mahkeme ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir (HMK m.138-142). Ancak mahkemenin ön inceleme aşamasında verebileceği nihai karar sadece dava şartları, ilk itirazlar, hak düşürücü süre ve zamanaşımına ilişkin olabilir. Mahkemece bu nedenler dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse HMK’nun 143 ve devamı maddeleri uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeli ve özellikle HMK’nun 147. maddesi uyarınca tahkikat için duruşmaya davet edilmelidir.
Şu halde, davacının taraf sıfatına (aktif husumet ehliyetine) sahip olup olmadığı bir dava şartı olmadığından ancak tahkikat aşamasında delillerin değerlendirilmesi sonucu belirlenebilir. Mahkemece, husumet konusunda ön inceleme aşamasında karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/12/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 01/12/2014