Esas No
E. 2022/119
Karar No
K. 2023/150
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/119 Esas
KARAR NO: 2023/150
DAVA: Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması
DAVA TARİHİ: 01/07/2022
KARAR TARİHİ: 05/10/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketinin , “..." logosu ile yayın yapan televizyon kanalı ve www.....com haber sitesinin sahibi olup, basın ve meslek ilkeleri çerçevesinde kamu yararını her daim en ön planda tutarak kamuoyunun doğru, dürüst ve objektif habercilik anlayışı ile bilgilendirilmesini temel amaç edinmiş ve ulusal yayın lisansını almasının üzerinden 2 sene gibi kısa bir süre geçmesine rağmen ana akım haber kanalları arasına girmeyi başarmış bir televizyon kanalı olduğunu, haber-gündem-siyaset temalı olan 20'ye yakın televizyon programına yer verildiğini, müvekkili şirket bünyesinde sorumlu müdür olarak görev yapan dava dışı ...'a ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyasından 17.03.2022 günü yapılan ön ödeme emri tebligatı ile davalı internet sitesinin varlığından haberdar olunduğunu, söz konusu ödeme emrinin dava dışı ... tarafından davalı internet sitesinde yapılan bir haber için alınan erişimin engellenmesi yasağına muhalefet nedeniyle şikayet üzerine taraflarına yollandığını, her ne kadar www.....com haber sitesi davacıya ait olsa da, davalı internet sitesin olan ... sahibi davacı olmadığından, davalı internet sitesinin varlığı, hem ortalama tüketici nezdinde hem de yargı yerleri nezdinde iltibasa/karışıklığa neden olduğunu, davalının, davacının tanınmışlığından yararlandığını ve logolarının benzer olduğunu belirttiğini, öncelikle davalı ... internet sitesinin sahibinin belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine ve gelecek rapor doğrultusunda taraf teşkilinin sağlanmasını, ... internet sitesinin davacıya devrine ve devir için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını, 2 nolu talebinin yerine getirilmesi mümkün olmazsa davalı ... internet sitesinin erişime kapatılmasını, davalı ... internet sitesindeki "..." ibareli marka kullanımlarının davacıya ait ..., ..., ... sayılı markalara tecavüz ettiğinin tespiti ile durdurulmasını ve önlenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalı yana tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; SMK'nın 149. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile "..." alan adlı internet sitesinin davacıya devri istemine ilişkindir. Davacıya ait ..., ...,... sayılı markaların TPMK tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.

Mahkememizce tensip ara kararı ile taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacı ile görevlendirilen bilişim uzmanı bilirkişi tarafından ibraz edilen 05/08/2022 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; davacının https://www.....com/ adresli internet sayfası üstünden yapılan incelemelerde; davacının logosunda “...” ibaresinin kullanıldığı, davacının internet sitesinin habercilik üstüne olduğu, davalının ... adresli internet sayfası üstünden yapılan incelemelerde; davalının logosunda ...” ibaresinin kullanıldığı, davalının internet sitesinin habercilik üstüne olduğu, incelenen internet sitesinin iletişim sayfasında sadece “...” bilgisinin belirtildiği, künye sayfasında da sadece “...” bilgisinin belirtildiği, İnternet sitesinin yazarlar sayfasında herhangi bir bilgi bulunmadığı, internet sitesinin firma rehberi sayfasında internet sitesini yapan firma bilgisi olan ... bilgisinin yer aldığı, ... sayfasına gidildiğinde internet sitesinin referanslar sayfasında davalının internet sitesi olan ... yer aldığı, davalının internet sitesini yapan firma olan ... un iletişim sayfasında “...” bilgisinin yer aldığı, ... alan adı kaydını yapan kişi ve yönetici bilgisinin gizli olduğu, gizliliği sağlayan firmanın alan adı kayıt firması olduğu, alan adı kaydının yapıldığı bölge bilgisinin gizlenmemiş olduğu ve “...” bilgisinin yer aldığı, alan adının 01.10.2020 tarihinde kayıt ettirildiği ve 01.10.2022 tarihine kadar kayıtlı olduğu, internet sitesinin alan adı kaydının ... kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) cloudflare.com olduğu, davalının Alan Adı Kimliğin Tespiti; İnternet üstünden yapılan incelemede davalının adresinin 2 şekilde tespit edilebileceği, ilk olarak, davalının IP gizleme servisi olan ... kullandığı, davalının IP'sini gizlemek için kullandığı firma olan ..., Inc. firmasından, Sayın Mahkeme ya da davacı vekili gerekli belgeleri temin ederek (marka bilgisi, sektör bilgisi, vb.) ... adresinden e-posta yoluyla, davalı firmanın adresine ve internet sitesinin gerçek sahibinin bilgilerini sorgulayabileceği, ikinci olarak, davalının internet sitesini yapan firmanın “...” adresinde yer alan haberpanelim.com adlı firma olduğu, mahkemenin talebi ile haberpanelim.com adlı firma üstünden davalı firmanın bilgilerine ulaşılabileceğini bildirmiştir.

Anılı bilirkişi raporundaki tespitler kapsamında ... Firmasına yazı yazılarak davaya konu "..." alan adlı internet sitesinin sahip/yetkililerinin T.C. kimlik numarası ve varsa tebligata yarar açık adreslerinin, tüzel kişilik ise ünvanlarının ve faaliyet adreslerini gösterir kayıtların celbi sağlanmış ve bu suretle tespit edilen davalı şirkete tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.

Mahkememizce duruşma ara kararı kapsamında görevlendirilen marka vekili bilirkişi tarafından ibraz edilen 12/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle: Davalı yanın tespit edilen markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini bildirmiştir.

Huzurdaki dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, alan adının devri talebine ilişkin olup dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesine bakıldığında; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. (2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.

SMK'nın 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.

Anılı Kanunun 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; öncelikle tespiti gereken hususun, davalı eyleminin davacının tescilli markalarından doğan haklarını ihlal eder mahiyette olup olmadığı, bu nedenle davacı yanın marka tescilinden doğan haklarının ihlal edilip edilmediğinin saptanması noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İşbu iddiaların tetkikinde ise markaları oluşturan ibarelerin esas unsurları arasındaki benzerliğin, ilgili tüketici kitlesi algısında iltibasa sebebiyet verebilecek yahut taraf markaları arasında en azından iktisadi veya idari bir bağ kurulmasına yeter neden olacak düzeyde olması gerektiği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında, davalı şirketin "..." adlı internet sitesindeki alan adı ve içeriğinde davacının tescilli markasına ait "..." ibaresini kullanması nedeniyle davacıya ait..., ..., ... sayılı markalar yönünden SMK'nın 7/3-d maddesi kapsamında işareti kullanan davalı eyleminin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması ve işaretin aynısını internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı olarak kullanılması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği sonucuna varılması gerekmiştir. Bu gerekçeler ışığında SMK'nın 149. maddesi gereğince davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Anılı istemlerin yanında alan adının davacıya devri talep edilmiş ise de mevzuatta alan adlarının haksız olarak tescili halinde gerçek hak sahibine devrine ve icrasına olanak veren herhangi bir düzenlemeye rastlanılmadığından alan adının devrine ilişkin talebin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,

Davalı şirketin "..." adlı internet sitesindeki alan adı ve içeriğinde "..." ibaresini kullanması nedeniyle davacıya ait ..., ...,... sayılı markalar yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile " ..." isimli internet sitesine erişiminin engellenmesi suretiyle davacının marka hakkına yönelik vâki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, alan adı devir talebinin REDDİNE,

2.Mahkememizin 25/09/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK'nın 397/2 maddesi gereğince hüküm kesinleşinceye kadar devamına,

3.Alınması gereken 269,85 TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile eksik 189,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafın yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 peşin harç, 258 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.758,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen reddi nedeniyle 1.379,00 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda,

HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/10/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.