4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2014/12951 E. , 2014/16718 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/06/2014
NUMARASI : 2012/191-2014/264
Davacılar S.. A.. vd vekili Avukat Ü. A. tarafından, davalı-karşı davacı F.. Y.. aleyhine 18/06/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 30/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, pasif husumet yokluğundan istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, tahkikat aşamasında duruşma açılmadan, kamu görevlisi olan davalıya Anayasa m.129/5 uyarınca husumet düşmeyeceğinden bahisle istemin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak her davada duruşma yapılması zorunludur (HMK m.147). Yani hakim duruşma yapmadan, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya çağırmadan hüküm veremez (HMK m.27). İstisnai olarak kanunda açıkça düzenlenen bazı hallerde ise duruşma yapılması zorunlu değildir. Hakim dosya üzerinden de karar verebilir. Örneğin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında duruşma açılmadan karar verilmesi mümkündür (HMK m.138). Diğer yandan, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına (husumete) sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bu nedenle husumet, usul hukuku anlamında bir dava şartı değildir. Şu halde, duruşma açılması ve tarafların açıklamaları dinlendikten sonra husumet konusunda bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.