. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Davacı taraf vekilinin davalı taraflar aleyhine açtığı işbu dava üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/07/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı ve HMK nun 20. maddesindeki iki haftalık yasal süresi içinde başvuruda bulunulması üzerine dava dosyası kararda görevli gösterilen mahkememize gönderilmekle, dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen işin yüklenicisi olduğunu, üç ihale işi kapsamında müvekkilinin iki adet su ve bir adet duş deposu ihtiyacı doğması üzerine davalılardan ... ... şirketi ile anlaşarak bu depoları imal ettirdiğini, ancak imal edilen depoların ayıplı olması ve ihale işine uygun olmaması nedeni ile sorunların düzeltilmesi amacı ile depoların yeniden imalatı ve tamirat tadilat işlerinin giderilerek müvekkiline teslimi hususunda anlaştıklarını, anlaşma gereği müvekkilinin tüm malzeme ve ekipmanları satın alarak davalı ... Modüler şirketine teslim edeceği zaman davalı şirket yetkilisinin malzemeleri muhafaza edebilecekleri bir yerleri olmadığını, diğer davalı ... Asansör şirketinin deposunda yedi emin olarak muhafazasının sağlanmasını beyan etmesi üzerine, müvekkilinin de işlerin gecikmemesi adına bu durumu kabul ettiğini, müvekkili şirketin sorumlusu ile davalı ... Asansör şirketi ile protokol imzalandığını, ancak protokoldeki tarih dolmasına rağmen davalı ... Modüler şirketinin müvekkili tarafından malzemesi temin edilen ve buna ilişkin ödemeleri yapılmış olan su depolarının teslim edilmediğini, depoları muhafaza eden ... Asansör şirketinin de su depolarını bulundukları yerden kaldırarak kayıplara karıştığını, bu konuda Konya C.Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, müvekkili şirketin hem depolarının yapımı için para ödediğini, hem de depolarının ayıplı olarak imal edilmesinden kaynaklı olarak şimdilerde değeri 250.000,00 TL'yi aşan bedellerle davalı ... Modüler şirketine paslanmaz çelik ham maddesini satın alarak teslim ettiğini ancak davalı tarafından sözleşme ile kararlaştırılan tüm bedellerin kendisine ödenmesine rağmen taahhüt ettiği edimleri yerine getirmeyerek müvekkili şirketin zararına olacak şekilde hareket ettiğini, diğer davalı ... Asansör şirketinin de davalı ile birlikte hareket ederek müvekkilinin zararının artmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu ihale işlerinde gecikmeler yaşadığını, bu aksaklıklardan ötürü ceza ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin fazla bedel ödeyerek ... Tic. A.Ş. şirketine 109.200,01 TL bedel ile yaptırdığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların eylemleri nedeniyle ihale işinde yaşanan gecikmelerden kaynaklı olarak müvekkili tarafından işin üçüncü bir kişiye gördürülmesi nedeni ile uğranılan maddi zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ... ... şirketine depo yapım bedeli olarak ödenen bedelin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK YARGI KARARLARI
1.Konya BAM . HD'nin ... E., ...
K. Sayılı ve 12/10/2022 tarihli ilamı ve Konya BAM .
HD'nin ... E., ...
K. Sayılı ve 26/05/2022 tarihli ilamında;
"Taraflar tacir olup, davanın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle TTK.'nun 4/1 maddesine göre nisbi ticari dava niteliği taşıdığı tartışmasız olduğu halde, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği, başka bir anlatımla arabulucuya başvurulmadığı, görevsiz mahkemeye dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu ve her davanın açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği hususları göz önüne alındığında, ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılması kanuna aykırı olduğundan ve ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk 6100 sayılı HMK'nin 115/son maddesi kapsamında sonradan tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığından dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." denilmektedir.
2.Konya BAM . HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı 24.05.2023 tarihli ilamında; "01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Bu durum karşısında, ticari dava kavramının da açıklığa kavuşturulması gerekir. Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nın 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel kanunlarda da ticari dava kavramına yer verilmiştir.
TTK'nın 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak,
TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, uyuşmazlık konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olup, davanın ticari dava olduğu ve 24/10/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A, 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde, davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açıldığı anlaşılmaktadır." denilmekle istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği görülmektedir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurda açılan dava, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin davadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalılar tarafından su ve duş depolarının imal edilmesi ve ayıplı olanların düzeltilmesi işlerinin yapılmaması ve davacıya teslim edilmemesinden kaynaklı olarak ihale işinde yaşanan gecikmelerden kaynaklı olarak davalı tarafından işin üçüncü bir kişiye yaptırılması nedeniyle uğranılan maddi zararını davalılardan tahsil edip edemeyeceği ve davalı ... ... Metal San. Tic. Ltd. Şti'ye depo yapım bedeli olarak ödenen bedelin iadesini isteyip isteyemeyeceği hususlarında olduğu görülmektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...." hükmü getirilmiştir. 01/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari davalarda arabuluculuğa başvurunun dava şartı haline geldiği, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre de, zorunlu arabuluculuğa tabi ticari davalarda, arabulucuya başvurulduğuna dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmasının dava şartı olduğu, bu tutanak sunulmadan açılan davalarda, mahkemece, tutanağın sunulması için davacı tarafa 1 haftalık kesin mehil verileceği, süreye rağmen tutanağın sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamından davacı vekili tarafından açılan davada dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan eldeki davanın 18.07.2022 tarihinde tarihinde açıldığı, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/07/2022 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mahkememizde 09/11/2022 tarihinde esas aldığı, davacı vekili tarafından sunulan 16.08.2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan arabuluculuk anlaşmama tutanağında arabuluculuğa başvuru tarihinin 31.07.2022 olduğunun görüldüğü, dolayısıyla dava açılmadan önce Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla arabuluculuk dava şartının bu aşamadan sonra tamamlanması mümkün olmadığından eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.)6345 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi uyarınca, davadan önce arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın USULDEN REDDİNE,
2.)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan dava açılırken alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 19/10/2023
Katip Hakim